Beşiktaşlı olmanın bedeli...

Affan Keçeci çalan telefonunu açıyor, gece evinde aile bireyleri </br>ile yemek yerken. Karşıdaki ses kendisine &quot;İstanbul Emniyet Müdürü oldun. Kadronu kur, hayırlı olsun&quot; müjdesini veriyor.

Affan Keçeci çalan telefonunu açıyor, gece evinde aile bireyleri
ile yemek yerken. Karşıdaki ses kendisine "İstanbul Emniyet Müdürü oldun. Kadronu kur, hayırlı olsun" müjdesini veriyor. Doğal olarak evde 'bayram havası...' Çok geçmiyor telefon yeniden çalıyor. Karşıdaki ses bu kez, ezile büzüle İstanbul Emniyet Müdürlüğü için bir başka isim üzerinde mutabakata varıldığını söyleyip, Affan Keçeci'ye İzmir Emniyet Müdürlüğü teklifini sunuyor. Affan Keçeci özür dileyip, teklifi nazikçe geri çeviriyor. Sonradan anlaşılıyor ki, zamanın Emniyet Genel Müdürü Mehmet Ağar, Affan Keçeci'yi İstanbul için uygun görmeyip, kendi ekibinden bir isim üzerinde diretiyor ve zamane başbakanı Tansu Çiller'e de kararnameye imza atmak kalıyor. Hayal kırıklığı yaşayan Affan Keçeci, Kocaeli Emniyet Müdürü oluyor. Yeni görevine başladıktan sonra Kocaeli'nde 'birilerinin!' dönen çarkına çomak sokunca da kendisini 'kızak' olarak tanımlanan 'bir' görevde buluveriyor. Affan Keçeci artık Emniyet Genel Müdürlüğü Başmüfettişi... Keçeci'nin çıkarsız Beşiktaş sevgisini ve tutkusunu sanırım bilmeyen yoktur. İstanbul'dan uzakta olduğu dönemlerde dahi Siyah-Beyazlı kulüpten uzak kalamadığına herkes tanıklık etti kuşkusuz.
***
Ali Kulaksızoğlu ile Hakan Çetinel içki masasında Beşiktaş'ın durumundan dem vurup, arkadaşlarını aramaya başlıyorlar, gecenin bir saatinde. İkisinin de kulakları telefonlarına yapışmış halde, aradıklarına "Ne olacak Beşiktaş'ın hali?" serzenişinde bulunmayı ihmal etmiyorlar haliyle! Çok geçmeden tümü Beşiktaşlı 15 kişi oluveriyorlar. İçki masası, buna bağlı olarak da alınan alkolün oranı enlemesine değişkenlik gösteriyor. Ceplerinde kaç liraları var hiç bakmadan, Beşiktaş'a başkan aday adayı yapıyorlar Ali Kulaksızoğlu'nu ve bunu da ertesi gün açıklıyorlar! Sonrası mı? Hakan Çetinel
öyle trajikomik şeyler yaşıyor ki, ardından Beşiktaşlılığını sorgulamaya başlıyor, bulduğu her fırsatta. Yıldırım Demirören ve ekibi, Ali Kulaksızoğlu'nun seçime girme sevdasından vazgeçmesi için Hakan Çetinel'e ulaşıp, uzlaşma yolu arıyor.
İçki masasında 'espriyle' başlayan hikâye, öylesine ilginç boyutlara taşınıyor ki, inanması güç!.. Otel odalarında orta yol bulma çabalarında, Beşiktaş yönetiminin panikte olduğu iyice belirginleşiyor. Ali
ile Hakan'ın bu sevdadan vazgeçmesi için yönetim kurulunda 'sandalye' bile öneriliyor, 'gayriciddi grubun' iki önemli elemanına! Neyse ki vazgeçtiler de 'sevdalarından' herkes rahat nefes alıverdi!
Affan Keçeci çıktı, Ali Kulaksızoğlu çıkmadı Yıldırım Demirören'in karşısına başkan adayı olarak. Affan Keçeci kongreye girdi, Ali Kulaksızoğlu vazgeçti. Affan Keçeci, Futbol Federasyonu Başkanvekili oldu, Ali Kulaksızoğlu işlerine yoğunlaşıp maçlara gitmekten vazgeçti. Hiç kimse onların 'Ne kadar Beşiktaşlı' olduklarını sorgulayamaz, zira böyle ne bir ölçü ne de tartı var. En az Yıldırım Demirören kadar oldukları ise su götürmez gerçek. 'Devletçilik' anlayışından, kişiliğinden ödün vermeyen, üstüne üstlük eğilip, bükülmeyen Affan Keçeci'ye geride kalan hafta sonu Beşiktaş tribünleri bağırdı; 'Affan dışarı, Affan dışarı...' şeklinde. Affan Keçeci ne yaptı? Beşiktaş yönetimi bir şey rica etti
de, 'Olmaz' yanıtını mı verdi? Elbette ki, 'Hayır' bu sadece 'rövanş!' ve Yıldırım Demirören'in karşısına aday olarak çıkmanın bedeli. Beşiktaşlı olmanın bedeli gibi!