Beşiktaş'tan buraya kadar...

Valencia durduk yerde Mehmet Aurelio için 'mini' diyebileceğimiz serveti gözden çıkarmadı tabii ki! Elbette gecenin göze hoş gelen ama daha önemlisi sonuca giden oyununu Colin Kazım...

Valencia durduk yerde Mehmet Aurelio için 'mini' diyebileceğimiz serveti gözden çıkarmadı tabii ki! Elbette gecenin göze hoş gelen ama daha önemlisi sonuca giden oyununu Colin Kazım sergiledi, ne var ki, 'cevheri' keşfeden hiç tartışmasız Aurelio oluverdi. Maldonado'nun önünde, orta
üçlünün orta yerinde oynayan Aurelio, Kazım'a ilk pası verdiğinde Türk orijinli İngiliz futbolcunun karşısındaki İbrahim Üzülmez'i ne kadar rahat geçtiğini gördü ve Fenerbahçe'nin oyun sistemi de belirginleşiverdi ayaz gecede.
Zaten üçüncü denemede de Kazım'ın ortasına kafasını sokan Alex, Fenerbahçe'nin golünü kaydediverdi. İbrahim Üzülmez'in ne kadar 'çaresiz' kaldığını, kariyerinin 'utanç' gecesini yaşadığını yazmanın gereği var mı, bilemiyorum! Fenerbahçe'nin golü erken bulması Beşiktaş'ın oyun
disiplininden çok erken kopmasına neden oldu, bu yanında bir de 'panik' alametleri başlayınca top kayıpları ve de bireysel hatalar en üst seviyeye çıktı. Fenerbahçeli futbolcular, İbrahim Üzülmez ile Tello'nun görev yaptığı kanadı, deyim yerinde ise 'yol geçen hanı'na çevirip zaman
zaman Beşiktaş'ın yarı alanından çıkmasına olanak tanımadılar. Ki, Fenerbahçe'nin sol kanat oyuncuları Vederson ile Uğur Boral bu nedenle de tüm performanslarını kullanamadı ilk yarıda...
Ertuğrul Sağlam ile ilk kez fikir birliğine varmış olacağız ki, devre arasında İbrahim Üzülmez'in yerini Ali Tandoğan alıverdi. Beşiktaş savunma elemanları birer sıra kayınca sol kanatta Kazım'ı karşılayan isim Baki olup çıktı karşımıza. Beşiktaş biraz hareketlendi ve sonucunda da Serdar Özkan'ın eşitliği sağlayan golü, Alex'in sayısının ardından uyuyan Beşiktaş yandaşı da kendine geliverdi. Beşiktaş'ın 'kötü' oyununu sezon boyunca kanıksadık da, yandaş grubunun sessizliği daha garip geliverdi bizlere! Eskiden Beşiktaş gerideyken de bağırırlardı, şimdi neden suskunluğu yeğlediler bilinmez. Karşılaşmanın başındaki o 'gereksiz' bir o kadar da 'yersiz' ve de 'seviyesiz' anons yüzünden olsa gerek! Son çeyreğe eşitlikle girilmesi, yitirilen 'heyecanı' getirdi.
Çok sürmedi, Uğur'un yerini alan Semih'in pasında Alex'in vurduğu top Rüştü'nün bakışları altında direğe çarpıp Beşiktaş kalesine girerken, 'Mithatpaşa' bir kez daha sessizliğe gömüldü. Tribünden attıkları ile Alex'i iki kez yere düşürmeyi başaran 'kendini bilmezler' nedeni ile zaten önümüzdeki haftalarda sessizlik olacak, dün geceki gereksizdi gibi geldi! Fenerbahçe şampiyon olur mu bilemem, bildiğim Beşiktaş'ın bu 'mantalite' ile ilk ikide yer alamayacağı! Beşiktaş'tan buraya kadar...