Bobo yapacağını yaptı...

Başbakan RTE, Uşak'ta sesleniyor hatun kişilere; "Eğer nüfusumuzun azalmamasını istiyorsanız bir ailenin üç tane çocuğu olmalı. Sevgili vatandaşlarım çocuk berekettir..."

Başbakan RTE, Uşak'ta sesleniyor hatun kişilere; "Eğer nüfusumuzun azalmamasını istiyorsanız bir ailenin üç tane çocuğu olmalı. Sevgili vatandaşlarım çocuk berekettir..."
Ben de buradan sesleniyorum; "Sevgili futbolcu kardeşlerim, yandaşlarınızın tribünden kaçmasını engellemek istiyorsanız gol atın.
En az üç tane atın. Gol, futbolun bereketidir..." Dinleyen kim? Atmazsanız, atmayın! Biz de son derece 'sıradan' maçlar izler dururuz...
Başkent deplasmanları zor olmuştur Beşiktaş için genelde, üstelik bu kez lider de geldi Siyah-Beyazlı ekip Ankara'ya. Kalede Rüştü, geride Ali Tandoğan, Gökhan Zan, Baki Mercimek ve İbrahim Üzülmez. Önlerinde İbrahim Toraman... Ortada; Serdar Özkan, Delgado ve Tello, ileride de artık kanıksadığımız Nobre-Holosko ikilisi. Sahadaki isimler de, dizilişleri de sorunsuz gibi. Gerisi futbolcu topluluğuna kalmış. Serdar Özkan'ın kendisini geliştirdiği artık sadece 'futboluna' baktığının altını çizmeli! 'Beşiktaş iyi oynadı' oynamasına da ev sahibi Gençlerbirliği de rakibinden aşağı kalmadı. Özellikle Isaac, gecenin sivrilen ismi olup çıkıverdi elbette ki, Mehmet Çakır ve Okan Öztürk'ün desteği ile. İki takım da yengiye şartlanınca futbol keyif veriyor. Durum böyle olunca, her iki kalede de bol enstantane izleyebiliyorsunuz, dün gece olduğu gibi. Mesut Bakkal 'katı savunma' yaptırmadığı gibi hücuma yönelik oynattı takımını. İkinci yarının başında Delgado'nun kale direğinden dönen topu Beşiktaş'ın liderliğini sürdürme istemini perçinledi ki, Siyah-Beyazlılar rakip ceza alanı içinde varlıklarını fazlası ile hissettirdiler. Zaten çok geçmeden de, kaleci Recep'in hatalı çıkışını iyi değerlendiren İbrahim Toraman topa, kafası ile dokunup Beşiktaş'ı öne geçirdi. Bu golün ardından da Gençlerbirliği, oyunda baskı kurmaya çabaladı ve aradığı golü de Kerem ile buluverdi. İlginçtir, Kerem'in Baki'nin kafası ile uzaklaştırmaya çabaladığı topa vuruşunda ve golün oluşumunda bu kez Beşiktaş savunmasını yermek olanaksız. Zira, Kerem Şeras, 'mükemmel' şeklinde tanımlayabileceğimiz bir gol attı ve skoru eşitleyiverdi. Ertuğrul Sağlam'ın hücuma ağırlık vermek için yaptığı Serdar Özkan Bobo değişimi akılcı gözüktü. 'Haşema'nın moda olduğu dönemde 'tanga' ile oynama istemini saklamayan Traore'nin Delgado'ya yaptığı gereksiz sertlik, durduk yerde atmosferi geriverdi. Ancak daha ciddi gerginlik, yardımcı hakem Serkan Akarca'nın orta hakem Yunus Yıldırım'ı Tuna'nın Bobo'ya yaptığı hareket sonrası ikaz etmesi ve Yıldırım'ın da yardımcısının uyarısını dikkate almadığı anda yaşandı. Uzatmanın son dakikasında Bobo'nun attığı gol ise Beşiktaş'a belki de şampiyonluğu getirdi. Şaka maka üç gol oldu. RTE'ye mi bana mı kulak verdiler acaba?