Bu yengiye dokuz puan!

Elde değil, ?karın ağrısı? ile geldi Beşiktaş yandaşı dün gece Dolmabahçe?ye, önce takipçiler ardından da tepedeki yitirince... Öylesine önemliydi ki Beşiktaş için yengi gecenin...

Elde değil, ‘karın ağrısı’ ile geldi Beşiktaş yandaşı dün gece Dolmabahçe’ye, önce takipçiler ardından da tepedeki yitirince... Öylesine önemliydi ki Beşiktaş için yengi gecenin ayazında, ne yapmalı, ne etmeli; sahadan üç puanla ayrılmalıydı, bu da ister istemez midede şişkinliğe neden oluyordu! Rüştü’nün önünde İbrahim Üzülmez, Tomas Zapotocny, İbrahim Toraman ve Ekrem Dağ, onların önünde de Cisse ile Sivok... Ortanın sağında Filip Holosko ortada Matias Delgado, solda Tello Rodrigo... İleride de Mert Nobre ama Holosko sağ kanat oyuncusundan çok forvete dönük görünümde. Şahin’den bozma Doğan gibi de diyebiliriz! Beşiktaş ile Eskişehirspor sahada ‘kardeş, kardeş’ oynarlarken, Doğa Kaya ortamı geriverdi!
Hemen ardından da karşılaşmanın yan hakemi Murat Şahin, Tello’nun kullandığı köşe atışında topun kale çizgisini geçtiğini algılayamadı, yardımcısından ‘yardım’ alamayan orta hakem Hüseyin Göçek de Beşiktaş’ın ‘nizami’ golünü vermedi ve sinirler iyice gerildi. Eskişehirsporlu futbolcuların hırçınlaşmaya başladığı dakikalarda Tello’nun kullandığı serbest atışta son dokunan Sivok oldu ve ‘beklenen gol’ geliverdi. Dere arasında ısındık, sonra yine üşümeye başladık neyse ki, bu kez stadın atmosferi farklıydı...
Karşı karşıya kaldığı Mert Nobre’yi oldukça net şekilde ceza alanı içinde yere indiren iki metrelik ‘Örümcek Adam’ Vanja Ivesa’nın yaptığını bu kez göremeyen orta hakem Hüseyin Göçek oldu! Kısa süre sonra Holosko, Mert Nobre’ye ‘al da at’ dedi ve skor iki farka taşındı. Beşiktaş kendi seyircisi önünde Eskişehirspor ile oynuyor ama futbolcunun geri beslemesinde, tribündeki yandaşın söyleminde hafta sonu oynanacak Fenerbahçe maçı var! Sahada neler oldu? Matias Delgado bir kez daha ‘silik’ ama
daha önemlisi ‘yapmacık’ oynadı. Mustafa Denizli döneminin başlamasının ardından Beşiktaş’ı çoğu maçta sırtlayan, gol atmaktan öte pozisyon yaratan adam dün gece de
dahil Tello olup çıkıverdi. Mert Nobre ancak ‘markaj’ psikozundan sıyrıldığı anlarda gol atabiliyor. Sivok’un ileriye yönelik oynaması ise Beşiktaş’taki en akılcı işlem! Holosko’nun ‘yırtıcı’ oynayamayacağı anlaşıldı. Önünde boş alan bulduğunda ‘mükemmel’ ancak
çoğu kez rakip defanslara takılıyor.
Dün gecenin bir önemli anekdotu da, ilk gol gelmeden Tello, Cisse, Holosko’nun yaptıkları ‘pres’ oldu. Ali Gültiken’li günleri anımsattılar bizlere! Beşiktaş dün gece sadece galip gelip ‘karın ağrısı’ndan kurtulmadı, ayrıca iyi oynadı. Sanırım, yok eminim; Mustafa Denizli ile her
geçen gün daha da iyi olacaklar. Gecenin özeti, bir yengiyle dokuz puan.