'Çarşı' neye karşı?

Vincente del Bosque ile yardımcılarına ve de avukatlar ile mahkeme harçlarına 18 milyon Yeni Türk Lirası tutarında tazminat ödenmesine karşı mı?

Vincente del Bosque ile yardımcılarına ve de avukatlar ile mahkeme harçlarına 18 milyon Yeni Türk Lirası tutarında tazminat ödenmesine karşı mı? Tribünden atılan pet şişe ile konuk takımın oyuncusunun 'iki doksan' yere serilmesine karşı mı? Servet ödenen 'ecnebi' futbolcuların bire birer, ellerini kollarını sallayarak gitmelerine zemin hazırlanmasına karşı mı? Siyah-beyazlı formayı giyen oyuncuların kırmızı kart görmeyi 'alışkanlık' haline getirmelerine karşı mı? En önemlisi, Beşiktaş'ın 'bu hale!' gelmesine karşı mı, 'Çarşı'?
'O' oyunla olası değildi elbette ancak Beşiktaş, Fenerbahçe'yi 'kaza' ile yenseydi 'sünger çekilecekti' çok şeyin üzerine! Fenerbahçe yenilgisi Beşiktaşlıların başlarını ellerinin arasına alıp düşünmesine bir anlamda olanak tanıdı. 'Doluya koyuyorlar almıyor, boşa koyuyorlar dolmuyor' Beşiktaşlılar! Bir hafta önce 'şampiyonluk' çığırtkanlığı yapanlar bir hafta sonra ama bu kez, hiç bir şey olmamışçasına yeni sezonun kadrosunu oluşturmaktan söz ediyorlar. Beşiktaş'ın kanıksadığı mantalite ve mevcut kadrosu ile yarışı buraya kadar getirebilmesi, zaten 'şans' faktörünün yardımı ile gerçekleşti, bunu farklı sunmaya kalkmanın anlamı ne? Son dakika golleri ile, 'gözler boyandı', 'mutluluğun resmi' sanal da olsa çiziliverdi. Ancak şu andaki durum, 'miş-li' geçmişten oldukça farklı şeyler ihtiva ediyor! Alacaklılar, 'para, para' diye tutturmasalar da borcun boyutu ve içeriği giderek genişleyip, farklılık içermeye başlıyor. Sportif alandaki olası başarı, Beşiktaşlıları bir süre meşgul edecek, 'zafer sarhoşluğu' ile 'olup-biten' geriye itelenecekti. Olmadı, olamadı... Ve gerçekler ile bir kez daha yüz yüze kalındı.
Sabah Gazetesi'nin haberine göre, Del Bosgue ile yardımcılarına ödenen tazminat, İstanbul ilinin vergi sıralamasında ilk 100'de yer alan Yıldırım Demirören'in verdiği şahsi verginin tam 11.5 katı ve 3 bin 450 asgari ücretli (435 YTL) işçinin de bir yıllık maaşına denk gelmekte. Ricardinho ve Bobo'nun ardından Cisse de gitmeye hazırlanıyor. Daha geleli ne kadar oldu ki?
Yönetim; 'iş bilmeyen' , 'arsız çocuklar' gibi olur olmadık her şeye saldırıp, 'baba parası' saçan 'şımarıklar' portresi ile örtüşen çizgide ilerliyor.
Futbolcular; Disiplinlerini yitirmiş, sorumluluktan özenle kaçan 'ununu eleyip eleğini asmış', 'sorumsuzlar' topluluğu görünümünde yol alıyor.
Yandaş grubu; Centilmenliği elden bırakmış, bulduğunu sahaya fırlatan, federasyona ile hakemlere küfürler savuran 'bilinçsizler' topluluğu gibi davranmakta... Peki, Beşiktaş yitirdiği kimliğine nasıl kavuşacak? Yoksa, yozlaşmadan Beşiktaş'ın da fazlası ile payını aldığını düşünüp, 'eski camlar bardak oldu' mu diyeceğiz! Bunları düşünürken, aklıma 'Çarşı' geliverdi her neden ise. Hani, 'her şeye karşı' olan Çarşı! Belirginleşti ki, Yıldırım Demirören bu sistem içinde ne zaman sandığa gitse kazanacak, Beşiktaş da yitirmeye devam edecek! 'Duyarlı Çarşı'nın artık harekete geçme zamanı geldi sanki! Nerede ise sivil toplum örgütlerinden daha aktif çalışan 'Çarşı' acaba bu konuda düşünüyor, ne yapmayı tasarlıyor?
Benimki sadece merak!