Ertuğrul futbol dâhisi ama!..

Ertuğrul hocanın kafasındaki sistemde yer olmamasına karşın beni neden transfer ettiğini anlayamadım. Bırakın ilk 11'de oynatmayı, son bir aydır takımla antrenmana bile çıkarmıyordu.

Ertuğrul hocanın kafasındaki sistemde yer olmamasına karşın beni neden transfer ettiğini anlayamadım. Bırakın ilk 11'de oynatmayı, son bir aydır takımla antrenmana bile çıkarmıyordu. Bir oyuncu takımdan dışlanarak kazanılmaz..." Beşiktaş'ın Meksika'nın America ekibine kiraladığı Arjantinli futbolcusu Federico Higuain bu cümleyi kuruyor.
Beşiktaş'ın başarısızlığının ardındaki en büyük etkenin Ertuğrul Sağlam olduğunu açıkça dile getiren Higuain, geldiği günden bu yana Sağlam'dan üvey evlat muamelesi gördüğünü de saklamaya gerek duymuyor. Son olarak da; "Ertuğrul Sağlam, Beşiktaş'ın başında olduğu sürece o takımda forma giymeyeceğim" diyor... Oldukça ilginç değil mi? Ne var ki, ilginçlikler bununla sınırlı değil. Kimi zaman 'üzeri kapalı' çoğu zaman net ve de açık şekilde yerdiğim eski yönetici Celal Kolot da, Higuain paralelinde bir açıklama yapıyor.
Ne diyor 'purolu' Celal Kolot? " Benim çalıştığım dönemde transfer edilen oyuncular Cisse ve Tello takımın vazgeçilmezleri. Sağlam'ın aldırdığı Higuain ile Diatta ise geri gönderildiler. Alacağımız iki önemli oyuncuyla çok daha güçlü bir kadromuz olacaktı, ancak olmadı. Yapılanlara inanmadığım için görevi bıraktım. Ertuğrul'la da anlaşmaya çalıştım, ama yetersiz olduğunu gördüm..." Bitmedi ilginç anekdotların aktarımı! Zaman Gazetesi'nin yılın sporcusunu seçtiği ödül töreni gecesinde sahneye Bobo çıkıyor ve öncelikle Jean Tigana'ya, ardından da Ertuğrul Sağlam'a teşekkür ediyor ama öncelik, Fransız teknik adamın!
Denilebilir ki, Higuain istemi dışında Meksika'ya gönderildi bu nedenle Ertuğrul Sağlam'a 'verip veriştirmesi' doğal. Celal Kolot, Ertuğrul Sağlam ile uzlaşamadı ve istifaya zorlandı Ertuğrul Sağlam'ı yerden 'yere vurması' sıradan karşılanabilir. Bu da bakış açışı, belki de gerçekçisi. Ancak Deivson Rogerio Da Silva ya da kanıksadığımız adıyla Bobo için ne diyeceğiz? O, performansı alt basamaklardayken dahi takımın vazgeçilmezi. Yedek de olsa kariyerinde ilk kez Brezilya Ulusal Takımı'nın formasını giydiği için neden kendisini sürekli sahaya süren Sağlam'a öncelik tanımıyor da, eski teknik direktörü Jean Tigana'ya iltifatlar yağdırıyor? Bir yerde terslik var, burası aşikar! Giden, Ertuğrul Sağlam'ı 'suçluyor' acep niye? Altı çizilmesi gereken bir başka gerçek de, Bobo ile Delgado'nun sezon sonunda gitmek için şimdiden stratejik çalışmalarını tamamlaması.
'Şiş kebap, rakı, Sultan Ahmet' üçlemi için gelmiyor ki buraya ecnebi futbolcu. Türkiye yabancı futbolcu ve teknik adam için, kelimenin tam anlamı ile 'vergi cenneti...' Bu durumda, Bobo ile Delgado neden gitmek istiyorlar? Tek sorun Ertuğrul Sağlam mı? Biraz geriye gitmeli ve Carew'in Beşiktaş'tan ayrılma nedenini anımsamalı, hoş bu ayrıldığın ardındaki 'doğru' birkaç kişi dışında hiç kimse ile paylaşılmadı ama! Norveçli John Carew, Rıza Çalımbay'ın göreve gelmesinin hemen ardından Beşiktaş'ı gözden çıkarmış, bunu da yakın çevresi ile paylaşmıştı. Ecnebi futbolcular renklere değil, öncelikle gelecekleri takımda kiminle çalışacaklarına bakıyorlar ki, son derece haklılar.
Çoğu şöhrete ve beraberinde getirdiği mini 'servet'e giden basamakları tırmanırken Türkiye 'riskini' göze alıyor ama hemen hepsi, uluslararası platforma adı-sanı duyulmamış teknik direktörle çalışmak istemiyor. Bunun içindir ki, Galatasaray'ın başında yaşı 70'i aşkın ancak 'şöhret sahibi' bir teknik adam var! Futbolda 4-4-2'den, 4-1-3-2'den, sahadaki 'baklava diliminden' önemlisi insan ilişkileri, tıpkı yaşamımızda olduğu gibi. Belki de Ertuğrul Sağlam bir futbol dahisi ama!..