Kararı siz verin!

Park ve Bahçeler Müdürlüğü, Fen İşleri Daire Başkanlığı, Sular İdaresi, Temizlik İşleri Müdürlüğü, İdari İşler Amirliği çalışanlarından birkaç kişinin desteklediği İstanbul Büyükşehir Belediyespor ile 'milyonların...

Park ve Bahçeler Müdürlüğü, Fen İşleri Daire Başkanlığı, Sular İdaresi, Temizlik İşleri Müdürlüğü, İdari İşler Amirliği çalışanlarından birkaç kişinin desteklediği İstanbul Büyükşehir Belediyespor ile 'milyonların sevgilisi' Fenerbahçe'nin arasındaki karşılaşma fazlası ile ilginçti! Bir yanda her çocuğun doğduğunda tuttuğu takım, diğer yanda erişkinlerin dahi tanımadığı bir ekip. Üstüne üstlük belediye çalışanlarından bazıları başkanlarına 'ayıp' olmasın diyerek nezaket çerçevesinde, kimisi de 'koltuk' korkusuna destekliyor İstanbul Büyükşehir Belediyespor'u, yoksa şecereleri gayet biliniyor!
Abdullah Avcı; sevdiğim insan, saygı duyduğum teknik adam. Oyuncularını motive edebilmesinin nedeni tabii ki, futbolcularının ona olan inancı. Ancak takımdaki tek futbolcu, belki onu değil de beni fazlası ile sinirlendirdi! Erman Kılıç, eskiden 'egoizm', şimdilerde 'bireysellik' olarak tanımladığımız 'ben' psikolojisini öylesine benimsemiş ki, futbolun takım oyunu olduğunu dahi unutuvermiş. Buna karşın Tjikuzu takım arkadaşlarının açıklarını kapadığı gibi 'mükemmel'e yakın oynadı. Ayrıca Cesario da ondan aşağı kalmadı. Gökhan Kaba ileride tek başına çabaladı durdu 4-2-3-1'in içinde, 90 dakika boyunca.
Kalesinde güven veren Hasagiç ise şaşırttı, gereksiz çıkışları ve anlamsız hataları ile. Fenerbahçe dün gece ilgincin de ötesindeydi! Salt Alex'in yokluğu mu futbol oynama istemlerini aldı götürdü bu adamların? Aylar, yok yıllar sonra oynama şansı bulan Kemal Aslan'a ne demeli? Uğur Boral'ın ondan aşağı kalır yanı mı vardı? Ali Bilgin'i de eklemezsem haksızlık etmiş olurum. İlk yarı sona ererken, yan tribündeki Fenerbahçeliler takımlarını ıslıklamaya, 'birilerini' de protesto etmeye başladılar ki, haklıydılar. Ortada ne futbol, ne de rakibi zorlayacak oyuncular ile istem vardı. Ancak altını çizmekte yarar var, bunun sorumlusu teknik direktör Zico değil, sahadaki 'sıkkınlar' ile 'bıkkınlardı'...
İkinci yarının ortasında köşe vuruşundan gelen topa kafasını sokan İlyas Kahraman takımını öne geçirdi ve şaşkınlık başladı.
Bu da yetmezmiş gibi tek başına çabalayan Gökhan Kaba skoru iki farkı taşıdı. Geriye kalan 10 dakika içinde skorun değişmesi ben de dahil kimsenin aklına gelmedi ama genelde akla gelmeyen başa gelir!
Önce Edu farkı bire indirdi, ardından da Deivid skoru eşitledi. Futbolun azizliği mi, Abdullah Avcı'nın şanssızlığı mı, Fenerbahçe'nin iş bilirliği mi? Onun kararını da siz verin! Fenerbahçe'nin tek puana sevinmesi ise en acısı kanımca...