Kartal 'şampiyon' olur mu?

Hüseyin Cimşir'in Matias Delgado'yu ceza alanına girmek üzereyken 'yere indirmesi', kazanılan serbest atışı da Delgado'nun ilk yarının tek uzatma dakikasında gole çevirip farkı ikiye çıkarması...

Hüseyin Cimşir'in Matias Delgado'yu ceza alanına girmek üzereyken 'yere indirmesi', kazanılan serbest atışı da Delgado'nun ilk yarının tek uzatma dakikasında gole çevirip farkı ikiye çıkarması, Beşiktaş adına 'şans', Trabzonspor içinse 'bahtsızlık' oluverdi. Karşılaşmanın hemen başında Erdinç'in tüm çabası ile karşı koymasına karşın onu geçip topu ceza alanı içine ortalayan Holosko'ya şapka çıkardı tribünler, ortayı gole çevirip takımını öne geçiren Mert Nobre'yi ise alkışlamakla yetindiler!
Altını özenle çizmeli; ne ilk golün sahibi Mert Nobre, ne de serbest atıştan 'mükemmel' denebilecek sayıyı kaydeden Matias Delgado 'başarılı' diyebileceğimiz futbol sergilemedi, bunun yanında içlerinden Arjantinli olanı nerede ise ayağına gelen tüm topları bir bir yitirdi ilk yarıda. Ancak Beşiktaş, devre arasında soyunma odasına iki farkla önde ve özgüveni yerinde gitti. Bunun için işbilirliğin yanı sıra 'şans' faktörü de Beşiktaş'tan yanaydı. Barış'ın yakın mesafeden çektiği şutu savuşturan Rüştü için 'şans' tanımlaması yapmamız olası değil çünkü, onunki tam anlamı ile 'beceri' ve de 'deneyim'...
Karşılaşma öncesi Gökdeniz Karadeniz'den yoksun Trabzonspor'un, daha doğrusu Trabzonsporlu futbolcuların kazanma isteminin daha üst düzeyde olacağını varsayıyordum. Zira son dönemlerde, Gökdeniz'in adı Trabzonspor'un önünde gider olmuştu! Ersun Yanal'ın umudu Umut Bulut
olup çıkıvermiş. Sağdan Yattara, soldan genç Barış, geriden de Ayman destek verecek Umut; 'gol olup yağacak!..'
Biraz 'suni tohumlama' gibi ama olsun! Beşiktaş'ın savunma oyuncusundan 'devşirme' ön liberosu İbrahim Toraman ikinci yarının hemen başında çift sarı karttan oyun dışında kalınca, konuk ekip için bir umut doğuverdi.
Ne var ki, Umut Bulut aradaki farkı bire indireceği en uygun pozisyonda topu 'ağabeyi' Rüştü'ye teslim ediverdi. Ama Trabzonspor, on kişi kalan Beşiktaş'ı 'abluka' altına aldı bir kere. Buna olanak tanıyan ise kısa süreyi de kapsasa oyunu kendi alanlarında kabul eden Beşiktaşlı futbolcular oldu haliyle, ta ki karşılaşmanın orta hakemi şaşırtana kadar. Rüştü için bir parantez daha açmalı ve 'o kısa zaman dilimi içinde tek başına Trabzonspor ataklarına karşı koydu' deyivermeli. Bülent Yıldırım,
iki takım arasında dengeyi bozmak istememiş olacak ki, bitime yarım
saat kala Barış'ı da ikinci sarı kartla oyun dışında bırakıverdi!
Sahada birer eksikle mücadele eden iki takım da oyun disiplinlerinden oldukça kolay şekilde kopuverdi bir ara! Tello-Aydın değişimi Beşiktaş'ı hareketlendirdi ve Aydın farkı üçe çıkaran golü ağlarla buluşturup, haklı alkışı aldı. Beşiktaş böyle yol almaya devam ederse şampiyon olur mu? Neden olmasın!...