Kezman nasıl kurtulur?

Hani vapurun kalkış saati yaklaştıkça 'sevilen' daha bi 'kıymete' biner, daha fazla 'özlenecek' önyargısı oluşur ya kişide, Fenerbahçelilerin tutumu da aynı paralelde!

Hani vapurun kalkış saati yaklaştıkça 'sevilen' daha bi 'kıymete' biner, daha fazla 'özlenecek' önyargısı oluşur ya kişide, Fenerbahçelilerin tutumu da aynı paralelde!
Karda, kışta görünmeyenler çıkagelmişler, baharın habercisi akşamüzeri Kadıköy'e... 'İğne atsan yere düşmez' örtüşmesinde. Haksız da değiller hani, Fenerbahçe şampiyonluğa yelken açmışken, 7 şiddetinde kuzeyden esen Kezman'a karşın!
Güvenç Kurtar'ı anlamak olası, elbette beraberinde Denizisporlu futbolcuları da tabii ki... Savunma bir dörtlü, bir beşli, bir altılı, yok ganyan değil, futbol ve savunma! Güvenç hocanın istemi ne? Kadıköy'den yengiyle mi ayrılmak, tek puanı mı kurtarmak mı? Belirgin, Denizli'nin 'çalkantılı' kısa geçmişini geride bırakmak için Fenerbahçe'ye 'kilitlendiği' ancak her zaman olanak yok ki, buna! Gomes, Kazım'ı tutmak için olağan üstü çaba harcadı, Alex'i iki savunma elemanı 'devre dışı' bırakmaya çabaladı ancak nafile.
Kezman, topu boş kaleye gönderemediği anda tribünler tepkisini gizleme gereksinimi duymadı. Kolundaki dövmesi, anlamsız çıkışları, buram buram 'egoizm' kokan futbolu ile giderek antipatikleşen Sırp oyuncu alınmış olacak ki, dört dakika sonra Kazım'ın yaptığı ortada gelen topa beklemeden vurdu ve takımını öne geçirdi. Buradan da Zico'ya yanlısının, yansızının, 'saygı' duyma zorunluluğu doğdu! Kaç teknik adam, cesaret edebilir? Ankara'da kaçırdığı penaltının ardından özgüven sorununu yaşayan bu futbolcuyu sahaya sürmeye?
Denizlispor golün ardından kelime anlamı ile 'dağılıverdi.' Zaten onlarda bunu bekliyorlardı da, 'belki' şeklinde bir umutları oluşmuştu, 'problemli' günlerinde. Rakamsal olarak bilemediğim, ne var ki, gözlemlerken yorulduğum 'pas hatası' sonlarını hazırladı. Yusuf gibi deneyimli futbolcu dahi ayağına aldığı tek topu arkadaşlarına 'pas' adı altında veremediği gibi hemen hemen hepsini Fenerbahçeli eski arkadaşlarına 'ikram' etti. İkinci yarının başında Uğur Boral'ın sol kanattan yılmadan getirdiği topa vuran ve farkı ikiye çıkaran Deivid oldu.
Fenerbahçeliler coşkuyu yaşarken, Zico da haklı gururun sahibi oldu. Kazım'ın yerini Semih'e bırakması kanımca, 'gönül alma' bâbında oluverdi. Yoksa Fenerbahçe'de aksayan ve de tıksayan yoktu! Hoş, 'çok çok' iyi oynamadılar ama Denizli öylesine kötüydü ki dün akşam, Beşiktaş'ın bile onları yenme şansı vardı! Murat Karakoç'un kendi kalesine attığı gol, neden Semih'in sayısı gibi anons edildi bunu anlayamadım! Skor ortada, üstüne üstlük Kezman da gol attı daha ne? Kezman nasıl mı kurtulur? İşte orası muamma!