Sessiz değil, rezil gece!

'Hata', öncelikle bizler için elbette!.. Ok yaydan çıkmıştır bir kere. Sezon başında Yıldırım Demirören'in başkanlık, Ertuğrul Sağlam'ın teknik direktörlük, Sinan Engin'in de menajerlik yaptığı Beşiktaş'ı izlemek için 'kombine' kart satın almışsınızdır.

'Hata', öncelikle bizler için elbette!.. Ok yaydan çıkmıştır bir kere. Sezon başında Yıldırım Demirören'in başkanlık, Ertuğrul Sağlam'ın teknik direktörlük, Sinan Engin'in de menajerlik yaptığı Beşiktaş'ı izlemek için 'kombine' kart satın almışsınızdır. Olan olmuştur ve de ne yazık ki, geriye dönüş yoktur artık! Gelin görün ki, sayısını unuttuğunuz maçı, yaptığınız onca ödemeye karşın çaresiz televizyon ekranından izlemek zorunda kalmışsınızdır. Ne demeli, ne etmeli? Ben olsam soluğu, 'tüketici haklarını' koruyan mahkemede alır, sonuna kadar hakkımı arardım!
Savunmanın önündeki üçlünün sağında Mehmet Yozgatlı, ortasında Serdar Özkan, solunda Aydın Karabulut... Ertuğrul Sağlam dün gece İnönü Stadı'nda tarihe geçti. Tabii ki, özgür iradesi ile oluşturduğu kadroyla! Tahtadan tüfek de yaptı, keçi şeyinden fişek de! Sanmıyorum ki, İtalya'ya giderek tek kuruş ödeme yapmadığı basketbol takımını 'öksüz' bırakmayan Yıldırım Demirören'in Ertuğrul Sağlam'a 'Bunu oynat, bunu oynatma' dediğini ama insan hali, belli mi olur! Bir ilk yarı, yazacak tek satır kayda değir bir şey yok, inanılır gibi değil.
İkinci yarı değişen ne oldu? Gençlerbirliği Oftaş'tan Kadir'in golü geliverdi. Gordon'u ilk kez izlediğimde 'Güven veriyor' demiştim, hata bizler için değil mi? Sizler 'kombine' kart satın alırsınız bende yazarken yanılgıya düşerim, insan hali! Kadir'in attığı gole 'ofsayt' diye itiraz edeceklerine, sahada oynaması gereken Beşiktaşlı futbolcuları 'yerden yere' vurmak da anlamsız gelmeye başladı artık. Golün bir dakika sonrasında ayağını, kaleye girmek üzere olan topa uzatamayan Mert Nobre için bile olumsuz tek kelime yazmayacağım. Zira, aklıma; tüm yandaş gruplarının üzerinde uzlaştığı slogan geliverdi: "Futbolcu sahtekar en büyük taraftar..." Bence, 'yaratıcı' Beşiktaş yandaşı başka bir şey buluversin artık; 'En büyük taraftar, yönetim sahtekar' türevinde... Perşembenin gelişi çarşambadan nasıl belirgin ise Beşiktaş'ın bu dönemi yaşayacağı da aşikardı. Çarşamba'yı sellerin aldığını anımsatmakta da yarar var! Ertuğrul Sağlam'ın Mehmet Yozgatlı'yı kenara alıp sahaya Delgado'yu sürmesine, ardından da Holosko-Batuhan değişimini yapmasına güldüm, üstelik!..
Uzunca süredir 'yırtınıyorum', Yıldırım Demirören - Ertuğrul Sağlam ikilisinin Beşiktaş'ı 'bilinmeze' sürüklediğinin altını, bulduğum her fırsatta çiziveriyorum.
Dün gece bir kez daha tanıklık ettik, sesiz değil rezil gecede. Bir şey değil bu ikili, kendilerini batırdıkları gibi değeri milyon dolar eden futbolcuları da çekiyorlar kör kuyunun içine. Sadece Beşiktaş yandaşına üzülüyorum başka bir şeye değil. Yıldırım Demirören ve Ertuğrul Sağlam'a karşın Beşiktaş sevgisini yitirmemlerine ise hayretle bakıp şapka çıkarıyorum...