Üzülmez, üzüverir...

Önce İbrahim Üzülmez?e, sonra Mehmet Yıldız?a, daha sonra Edouard Cisse?ye en sonunda da ?kapalı müdavimlerine? yok, bir de ?greko-romen? stilden muhteşem örnekler sergileyen İbrahim Toraman?a takılı kaldım...

Önce İbrahim Üzülmez’e, sonra Mehmet Yıldız’a, daha sonra Edouard Cisse’ye en sonunda da ‘kapalı müdavimlerine’ yok, bir de ‘greko-romen’ stilden muhteşem örnekler sergileyen İbrahim Toraman’a takılı kaldım... “Kimler geldi kimler geçti?” Ama hiçbirisi, ‘Deli İbrahim’ kadar sevilmedi! Şayet Beşiktaş bunca değişime karşın hâlâ İbrahim Üzülmez’in olmayan bireysel becerisinden medet umuyorsa ki, öyle gibi o zaman, ‘vay haline!..’ İlginç olanı, gelenin de gidenin de İbrahim Üzülmez’den vazgeçememesi. Akıllarda bulunsun yine de; Üzülmez üzüverir.. Sırayla gidelim! Mehmet Yıldız’ın ‘gürbüzlüğü’ anlatılabilecek cinsten değil! ‘Tosuncuk’ olarak mı gelmiş yeryüzüne yoksa sonradan mı böyle olmuş, bence araştırmalı. Çok uzun süredir yeşil sahalarda böylesine güçlü oyuncu görmedim. Cisse mi? Bence iki maçtır sadece saha içinde geziniyor, yaptığı hiçbir şey yok.
Kapalı müdavimlerine gelince: Sizler değil miydiniz, “Adam gibi adam Ertuğrul Sağlam” bağırışları ile teknik direktörünüze sahip çıkan. Neden dün gece Mustafa Denizli’yi onore edecek bir tek cümle kurup bağırmadınız? Mustafa Denizli, Atatürk ilkelerine bağlı, Atatürk Devrimleri’ne sahip çıkan kişiliğe sahip olduğu için mi? ‘Kapalı’ ile hiç bağdaşmadı, ayrıca hiç de yakışık almadı... Susmanızı rica edenler mi oldu yoksa? Bir anekdot da İbrahim Üzülmez ile ilgili. İbrahim, Mehmet Yıldız ile başa çıkamadığın anlarda ki, son derece doğal, niye adama el ense çekmeye başladın. Seni izlerken gülme krizi tuttu Uğur’u Bağış’ı ve beni!...
Beş gün önce Ankara deplasmanında erken kaydedilen golü bu kez aynı dakikada kendi kalelerinde gören Beşiktaşlı futbolcular ‘afalladılar’ ama fazla da belli etmediler. Mehmet Yıldız’ı durdurmak güç elbette ancak sol kanattaki gediğin ardından kim olsa o golü kaydederdi. Sivok ile Zapotocny ikilisi, fazlaca güven veriyor ama diğerleri aynı performansı göstermekten uzakta, özellikle de Cisse... Delgado dün gece sadece eşitliği sağlayan golü kaydetmedi. Oyunu hareketlendirdi attığından çok daha fazla kaçırmasın karşın. Oyun ilerledikçe de dikkatimi bir başka şey daha çekti! Beşiktaşlı futbolcular nedendir bilinmez bir süredir çabuk yorulmaya başladılar. Tello’da bu çok daha belirginleşmeye başladı. Bu nedenle yerini Serdar Özkan’a bıraktı, hemen ardından da bir diğer yorgun Bobo’nun yerini Holosko aldı. Ama gol gelmek bilmedi tabii ki Beşiktaş adına. Oysa, İnönü’yü tıka basa dolduran Beşiktaş yandaşı ‘başlangıç’ istiyordu. “Denizli Miladi Takvimi’nin ikinci sayfasından eşitlik çıktı, bakalım bir sonraki sayfada ne var?