Bir diyet kola bağımlısının itirafları

O Lagerfeld'den Gaultier'ye tüm tasarımcıları peşinden koşturacak kadar stil sahibi, bir kalori bile almamaya dikkat edecek kadar 'form' düşkünü. Efsane içecek diet kola bu ay 30'uncu yaşını doldurdu
Bir diyet kola bağımlısının itirafları

İşte benim için tipik bir sabah: Kalkıp hazırlandıktan sonra, afyonumu patlatmak için ‘sihirli kutu’ma yönelirim. Bir kapak sesi, ardından boğazımdan akan ferahlatıcı bir sel... Ne yazık ki daha ilk yudumum mideme gitmeden de şu cümleler yankılanmaya başlar: “Yine mi sabah sabah diyet kola! Mideni deleceksin! Bari bugün o kadar içme! Söyleyeceğim bakkala, sana satmasınlar!” Annem, ortaokul servis şoförü ya da iş arkadaşım Bahar, vokaller farklı olsa da bu cümleleri yaklaşık 23 yıldır duymaktayım.

İtiraf ediyorum: Ben bir diyet kola bağımlısıyım. Diyet kola sevgisiyle ilgili bir dernek olsa, kuvvetli ihtimal yönetim kurulunda yer alır, hatta başkanlığa oynarım. Bu itirafları yapmamın nedeni, bağımlılık derecesinde sevdiğim içeceğin, bu yıl 30’uncu yaşını kutlaması. 1982’de üretilmeye başlanan diyet kola, artık yetişkin bir ‘kadın’. Onu kadın olarak görmemin birinci nedeni, şüphesiz formuna dikkat etmesi. Ne de olsa kalori hesabındaki erkekler ABD’de 2005’te, Türkiye’de 2008’de piyasaya sürülen Coca Cola Zero’yu kendilerine daha yakın görüyor. İkinci neden ise stil sahibi olması: Jean Paul Gaultier’den Karl Lagerfeld’e ‘ağır top’ modacıların çoğu, kendi diyet kola tasarımlarını piyasaya sürdü.

Aşkımız nasıl başladı?
Yine de diyet kola aşkımın çıkış noktası ikisi de değil; tanışmamız, onun doğumundan yedi yıl sonra... Henüz dokuz yaşında olduğum için haliyle amacım kalori saymak falan değildi. Ailenin eşi dostu ve onların çocuklarıyla çıkılan tatillerden birindeydik. Sıcağın hararetini dindirmek için hep içtiğim kolaya uzanmışken, yanındaki açık renkli ambalajlı şişe dikkatimi çekti, içmeye başladım. Tadı hafif değişik, hatta biraz acımtıraktı ama olsun. Şişe elimde, herkesin toplandığı alana gitmiştim ki ‘fırçayla’ karışık bir uyarı aldım annemden: “Küçükler diyet kola içemez.” Haydi buyurun! Tam benden küçük arkadaşlarıma ‘ablalık’ taslayabileceğim bir keşfim olmuştu ki, haddim bildirilmişti. ‘Hâlâ’ çocuktum. Yeterince ‘cool’ değildim çünkü diyet kola içemezdim. Layıkım ‘sıradan’ kırmızı logolu şişeydi... Kalori sayımının peşinde olan büyükler, büyük bir ihtimalle kendi stokları erimesin diye bana bu cezayı layık bulmuşlardı ama karizmam sıfırlanmıştı bir kere. Altta kalmadım, hareket planına geçtim. Yedi, sekiz yaş grubunu bana diyet kola aşırmaları için görevlendirdim. ‘Cool’luk sembolü kutsal içeceğimle birlikteliğim gizli saklı da olsa başlamış oldu.

İlişkimize ikinci darbe 1998’de geldi. Coca Cola yönetimi, diyet kolayı Türkiye pazarından çekme, yerine ‘Coca Cola Light’ı sürme kararı aldı. Coca Cola Light, diyet kolanın lezzet ikizi olmasına rağmen, tadında hafif bir değişiklik vardı. Muhtelif büfelerden tükenmeden kalan diyet kola kolilerini stokladım, hatta Amerika’ya gidenlere sipariş verdim. Bir, iki kez başardım da. Ama zamanla millet yıldı, ben de Coca Cola Light’a alıştım. O günden bugüne ilişkimiz devam etti. Hakkında çıkan dedikodulara kulak tıkadım; yok midemi delermişim, yok obez yaparmış, yok içinde aspatram varmış, kanserojenmiş, neler neler... Hakkındaki iddialar her zaman asılsız çıktı ve o sağlığıma hiç ihanet etmedi.

Diyet ya da light, nasıl adlandırılırsa adlandırılsın, o dünyanın Coca Cola’dan sonra en çok tüketilen asitli içeceği. Tadı, yerine hiçbir şey konamayacak kadar benzersiz. Doğum günün kutlu olsun diyet kola, nice mutlu yıllara.

Coca Cola’nın uzun ömrü
1886
8 Mayıs 1886’da eczacı Pemberton, Atlanta’da karbonatlı suyla karıştırdığı şurubu dostlarına ikram etti. Beğenilince, şurubu bardağı 5 sentten satışa sundu.
1950
Coca-Cola, ünlü Time dergisine kapak olan ilk ürün oldu.
1965
Coca-Cola, Türkiye’ye resmen ayak bastı.
1982
9 Ağustos’ta ABD’de diyet kola doğdu.
2004
Diyet kola çeşitlenmeye başladı. Bkz: Limonlu kola..
2005
Kalorisiz, Coca-Cola Zero üretilmeye başlandı.
2011
Coca-Cola 125’inci yılını kutladı.