Modada blog devrimi

Trendleri belirleyen blog yazarları, kendi içlerinde ve farklı gruplarla rekabet yaşıyorlar. İnternetin moda dünyasını değiştirdiğini söyleyen blogger'lar, işlerine saygı gösterilmediğinden şikayetçi

Son dönemin en gözde dört blog yazarlarıyla bir araya gelirken aklımda sezonun en revaçtaki moda akımlarını konuşmak vardı. Ama karşımda yazdığı sayfa için marka stratejisi kuran iş adamı ve kadınlarını buldum. Son dönemin en çok takip edilen isimleriyle blogosferin geleceğini konuştuk. 

Blog yazarlığından para kazanabiliyor musunuz?
Styleboom: Kazanmaya başladım, ama buna para derseniz. Proje geliştiriyorum, uyabilecek markaları belirliyor, gidip onlara teklif götürüyorum. Asla kullanmadığım ya da beğenmediğim bir marka olmuyor tabii, çünkü bu ihanet olur bir şekilde. Zaten çoğunlukla para vermeye de sıcak bakmıyorlar, daha ziyade ‘hediye verelim’ yaklaşımı içindeler. Ama bu doğru bir yaklaşım değil, çünkü dijital medyada verilen reklam aslında geleneksel metodlardan daha etkili; Hedef kitlen hazır. İkincisi kalıcı, internete bir şey yazdığında silinmiyor. Ama o pazarlama bilinci ne yazık ki henüz burada oluşmuş durumda değil. Blog yazarlığının profesyonel bir iş; sayfamızın hem yazarı, hem editörü, hem fotoğrafçısı hem de teknik destek ekibiyiz. Ve buna ciddi bir mesai harcıyoruz.
Koray Caner: Bazen projelerin yüzü oluyoruz, özel çekimler yapıyoruz. Bir markanın yüzü oluyoruz,yorumlarımızı yazıyoruz. İnsanların takip ettiği kişileriz “Burada yemek yiyorum şu an “ dediğim zaman, oraya müşteriler yağıyor. Hayatımızdan kesitleri sunuyoruz aslında. Bir yeri önerdiğim zaman sayfama giren herkes samimiyetime inanıyor. Bir yayın kuruluna bağlı olmadığım için daha özgürüm çünkü.
theMagger: Aslında yaptığımız iş bir nevi köşe yazarlığı gibi. Nasıl bir yazar köşesinde tavsiyeler verince, okuyucuları gidip o mekanları ziyaret ediyor, bizim takipçilerimiz de düşüncelerimize önem veriyorlar. 

Blog yaratmaktaki çıkış noktası nedir?
Styleboom: Yorumlar gelince beğenildiğini anlıyor, daha da şevkleniyorsun ve zamanını daha çok ayırmaya başlıyorsun. Buradan para kazanma fikrini bana tamamen markalar verdi. Lansmanlara çağırmaya başladılar, marka değerim olduğunu anladım.
Koray Caner: Bir hobiydi ama gittikçe gelişti, en sonunda mesleğimin bile önüne geçti. İşimden ayrılıp kendimi tamamen bloga verdim. Profesyonel olarak bundan ne kadar para kazanabilirim henüz kestiremiyorum. Şu an herkesin en iyi arkadaşı, sevgilisiyim. Evde hediye paketi koyacak yer kalmadı, ama bu paraya dönüyor mu, hayır! 

Bloguma saygı gösterilsin!
Moda gurusu Anna Dello Russo, blog yazarlığının endüstrinin geleceği olduğunu düşünüyor. Burada nasıl karşılanıyorsunuz?
Styleboom: Çöplüğün yenisi biz olmamıza rağmen, havalara girmedik. Dergiciler tarafından bir taraf yaratıldı. Karşı taraftan saçma sapan tepkiler alıyoruz. Bloguma saygı gösterilsin istiyorum.
iconjane: Çeşitli etkinliklere katılıyoruz, resimler çekip yayınlıyoruz. Kimi zaman çeşitli mecralardan daha kaliteli işler çıkıyor. Bu işler de bazılarının canını sıkıyor. Aslında birbirini besleyen şeyler bunlar, bir bütünün parçası.
Styleboom: Yaptığımız iş anında olduğu için önemli. Mesela İstanbul Fashion Week zamanında defileleri takip edip, yazılar yazıyoruz. Bu işin önemini gösterecek bir proje yapıp İFW komitesine sundum. Tek muhalefet eden dergi grupları oldu, “Gelseler bile yerleri belirlensin” dendi. Yurt dışında birlikte ilerliyor bu durum. Mesela blogger Tommy Ton, Vogue için çekim yapabiliyor. Burada henüz o anlayış yok.
iconjane: Bazı gruplar işi o kadar ileriye götürdü ki, markalar tanıtım yaparken dergi gruplarına ayrı, blog yazarlarına ayrı davet vermeye başladı. Bunun nedeni “Blogger’lar gelirse, biz katılmayız” yaklaşımı ne yazık ki. Son bir yıldır durum böyle.
theMagger: Beni hem blogger hem de yayıncı olarak görüyorlar, onun için iki tarafa da yakınım. Bence işin kritik yanı, blog yazarı olmanın ‘bedava’ olması. Sitelerden beğendiği resimleri çalıp, kendi sitesine yapıştırıp, kırık dökük bir Türkçe’ye iki satır yazıp kendisine ‘blogger’ diyen var. Tabii dergide yazanlar da böyle insanlarla eşdeğer görünmek istemiyor. Şu an 150 bin blog var, dünya çapında da dört milyon gibi bir rakamdan bahsediyoruz. 

Yeni tasarımcılar keşfediyoruz
Aranızda rekabet var mı?
iconjane: Birbirimizle de paslaşıyoruz. Burada herkese yer var, bir rol kapmak için rekabet eden oyuncular değiliz ki… Benim yapmayı sevdiğim şeyler, herkesle aynı olamaz. Bir konu ilgi alanımıza girmezse, markayı diğer uzman arkadaşlara yöneltebiliyoruz.
Koray Caner: Mesela bana gelinlik firmaları gelince, bu işten anlamadığımı söyleyerek, arkadaşlarıma yönlendiriyorum. Ama tabii ki rekabet var. Ben daha değişik bir konumdayım. Erkek blogger 5-6 tane; onların arasında da sivrilmek çok zor olmuyor. Olay hızlı davranmak. İnternet herşeyi değiştirdi bu anlamda; moda haftalarına gidiyoruz, defilelerden kareleri yayımlıyoruz, yorumlarını yapıyoruz. Birkaç saat sonra eskiyor.
Styleboom: Tasarımcıları da keşfediyoruz artık. Ece Gözen, Burcu Kuru bizim bloglarımızda yer aldıktan sonra ünlendi mesela. 

Her aklımıza geleni yazmıyoruz
Kendinizi ‘ünlü’ hissediyor musunuz? Ya da ‘Takip ediliyorum’ diye hareketlerinize daha özen gösteriyor musunuz?
Koray Caner: Tanımadığım bir insan gelip, “Seni takip ediyorum” dediği zaman hoşuma gidiyor. Ama ünlü sayılır mıyım bilmiyorum. Yine de çok çıplağız nihayetinde. Bazen ölçüsüz yorumlar oluyor.
iconjane: Ben Türkçe’yi doğru kullanmak konusunda çok dikkatliyim. Sonuçta takipçilerimize karşı sorumluluklarımız var. Konuştuğumuz dil Türkçe, hem cümlelerime, hem de anlatımıma dikkat ediyorum. Gazetede ya da dergide yazmayı blogdan daha üstün görmüyorum, aynı özenle yaklaşmaya çalışıyorum.
theMagger: Sonuçta orası bizim özel alanımız diye her şeyi yazmıyoruz, ya da yayımlamıyoruz. “Ne var ben böyle düşünüyorum” demiyoruz. Sonuçta bizi okuyan bir kitle var….

Takip edilmesi gerekenler

Urban Confessions:
Sitenin yaratıcısı Hazal Yılmaz, sadece Türkiye’den değil, tüm dünyadan stil önerileri sunuyor. Blogger, gurme ve sanat alanında da seçimlerine yer veriyor. hazalyilmaz.com/anlamarama

Alışveriş Cini:
Kendisini “alışverişi, modayı, indirimi ve ayakkabıları çok seven bir cin” olarak tanımlayan blogger, 2009’dan beri indirim takibi, en yeni trendler, sokak modası fotoğrafları, ünlüler dünyası, saç, makyaj güzellik ipuçları veriyor. Alışveriş cini 2010 moda blogu ödüllerinin birincisi. www.alisveris-cini.com

Moda Cadısı:
2007”den beri blogu yazarlığı yapan moda cadısı, özellikle aksesuvar konusunda uzman. İsminii, yaşını açıklamıyor, yüzünü de göstermiyor. Ancak sayfasında giysilerini ve stil tercihlerini paylaşıyor. modacadisi.blogspot.com

Off ne giysem:
Sabah kalkınca ne giyeceğine karar veremeyenler için tavsiyeler sunan Billur Saatçi, 2010 blog ödülleri (BÖ)’nde üçüncülük sahibi. www.offnegiysem.com

Giyin gidelim:
İzmir’de yaşayan blog yazarı Başak Gürgan, kendi stilini yansıtan çekimler yapıyor. giyingidelim.com

(soldan sağa)
Styleboom:
Blogun yaratıcısı Burçin, soyadının açıklanmasını istemiyor. ODTÜ Üniversitesi’nde akademisyenlik yaptıktan sonra, İstanbul’a yerleşen 32 yaşındaki blogger, Styleboom’u iki yıl önce yarattı. Twitter’da 4 bin 267 takipçisi olan Styleboom, 2010 yılının blog ödüllerinde ikinci seçildi.
style-boom.blogspot.com

theMagger:
23 yaşındaki Lisya Kalma, sitesinde çevrimiçi olarak 4 dergi yayımlıyor. Bloggerların yazılarını yayımlayan Kalma,internette yayımlanan moda ve stil dergilerine özel çekim ve röportajlar da yapıyor.Kalma,işletme mezunu. www.themagger.com

iconjane:
32 yaşındaki Ferhan Talib, blog dünyasında ‘iconjane’ adıyla tanınıyor. Mimar Sinan Üniversitesi Sosyoloji mezunu Talib, iki yıl önce blogunu yarattı. iconjane, kendisini stil ve moda neferi olarak tanımlıyor. www.iconjane.com

Koray Caner:
Endüstri mühendisi olan Koray Caner Öztürk, 24 yaşında. “Kurumsal şirketlerde kendimi kapana kısılmış gibi hissettim” diyen blogger, kendisini dijital kahraman olarak adlandırıyor.
www.koraycaner.com

.