MİT'i sıkıştırayım derken...

Kendi ülkesinin istihbarat örgütüne seri halde baskınlar düzenleyen bir yargı teşkilatının dünyada eşi yok...
MİT'i sıkıştırayım derken...

Tartışmanın konusu malum...TIR’lar ve MİT... Milli İstihbarat Teşkilatı...
Bir süre Türkiye’nin gündemini işgal eden kamyonlarda ne olduğu ya da ne olmadığı meselesi de herhalde pek sır değil...Resmi açıklama: Yardım malzemesi!.. Yani silah da olabilir, bebek maması da…

Bana göre, ilk çevirme gerçekleştiğinde yaşanan itiş kakıştan sonra, kendisine benzer nitelikte ihbar gelen her savcının durup soluklanması, bilginin kaynağını, ihbar ve yakalamayla neyin murad edildiğini ve muhtemel bir operasyonun yol açacağı tartışmaları düşünmesi gerekirdi .. Zira savcı kendisine gelen her ihbarla hemen ayağa fırlayan; polisi jandarmayı alıp baskına koşan kişi değil.. Aynı şekilde hiçbir savcı son iki haftada yaşanan onca hadiseyi işitmemişçesine “Vay canına.. Demek kaçak silah taşıdığı düşünülen bir kamyon geçecek benim sorumluluk bölgemden.... O halde durdurup bakalım, ne taşıyor öğrenelim...” de diyemez..

Türkiye’de istihbari nitelikte örtülü operasyon hizmetlerini yapma görevi MİT’in.. İlgili yasada bunun açık şekilde ifade edilmemiş olması eksiklik değil. Zira hiçbir ülkenin ulusal istihbarat örgütünün kuruluş yasasında buna cevaz veren bir hüküm yer almaz. Merak eden CIA’in Türkçe versiyonu da olan internet sitesinde yer alan Ulusal Güvenlik Yasası’nın çizdiği çerçeveyi açsın okusun.. MİT yasasında nasıl ‘ Milli Güvenlik Kurulu’nca verilen görevleri yapar..’ denmekteyse CIA’ın benzer düzeyde görevlendirmelerle hizmet verdiği ifade edilerek konu çerçevelenir.Dolayısıyla MİT şayet Suriye’deki iç savaş konusunda operasyon görevi yapıyorsa bunun MGK kararına dayanmadığını düşünmek akla ziyandır. Ankara’nın tıpkı Bosna savaşı sırasında direnişi ayakta tutmak için riski göze alışı gibi.. Keza Kosova ve Makedonya’da hükümetin izlediği siyaseti destekleyen yardım faaliyetleri gibi...Yani MİT ilk defa Suriye meselesi dolayısıyla aktif görev üstlenmiş değil.. Teşkilat kuruluşundan itibaren yurt içinde ve dışında çok sayıda operasyonu gerçekleştirdi.. Bunların silahsız, gürültüsüz sadece espiyonaj faaliyeti olduğu söylenemez... Her şeyi bir kenara PKK mücadelesi sürecinde MİT’in örgütün uluslararası destek ve kaynaklarını ortaya çıkarmak, etkisiz hale getirmek için gerek başbakanların yazılı/sözlü talimatlarını alarak; gerekse insiyatif kullanarak çok sayıda operasyon gerçekleştirdiğini biliyoruz..

‘Efendim onlar başkaydı, bu başka denemez... Yaşanan gelişmeler tabloya Suriye’nin ‘iç içleri’ diye bakmaya manidir... Suriye’de halihazırda CIA, MI-5, MOSSAD, körfez ülkeleri ve Suudi Arabistan başta olmak üzere akla hayale gelmeyecek ülkelerin istihbarat örgütleri cirit atıyor… Hepsinin desteklediği ve barış müzakereleri sırasında masaya oturtmaya çalıştığı bir örgüt var.. Cenevre-2 hazırlıkları vesilesiyle gerçekleşen İstanbul buluşmasında 90 örgüt sayıldı..

Netice: Türkiye’de sergilenen baskınlar türü savcı operasyonları hiçbir ülkede görülmedi... Yani kendi ülkesinin istihbarat örgütüne seri halde baskınlar düzenleyen bir yargı teşkilatının dünyada eşi yok.. CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu’nun başbakana yönelik eleştirilerine gelince: ‘Ya sen uyuşturucu kaçakçısıysan, ya TIR’larda uyuşturucu varsa, benden izin alınmalı demen doğru mu..’ sözleri ise olsa olsa en hafif tabirle şaka olarak değerlendirilebilir.