Ana yasağı mahkemesi

Hafta sonu İzmir'e Memo'yu görmeye gittim. Belki geçen haftalardan takip edenler Memo'nun anneannesiyle İzmir'e gittiğini biliyordur. Bahar tatili yapıyorlar hesapta ama anladığım kadarıyla yaza bağlanacak bu bahar tatili, zira "Hadi hep birlikte dönelim" deyince hışımla "Türkiye'ye dönmek istemiyorum" dedi Memo (İzmir'i yurtdışı sanıyor keriz).

Hafta sonu İzmir'e Memo'yu görmeye gittim. Belki geçen haftalardan takip edenler Memo'nun anneannesiyle İzmir'e gittiğini biliyordur. Bahar tatili yapıyorlar hesapta ama anladığım kadarıyla yaza bağlanacak bu bahar tatili, zira "Hadi hep birlikte dönelim" deyince hışımla "Türkiye'ye dönmek istemiyorum" dedi Memo (İzmir'i yurtdışı sanıyor keriz). Annemle teyzem de gülerek "Çocuk haklı, Türkiye'nin durumu karışık" diyor.
İzmir'e hazır gelmişken bir Foça yaparız, bir Çeşme olayına gireriz diye beklerken annemler katiyen evden çıkmadılar. Televizyonun sesi gece yarılarına kadar bas bas bağırarak cumhurbaşkanlığı meselelerini anlatıyordu. (Çocuk milleti ne kadar cahil oluyor; Memo ve yaşıtı kuzeni Ayşenur bir kez dönüp de sormadı 'Nedir cumhurbaşkanı, neler oluyor?' diye. Hayatımda bu kadar duyarsızlık görmedim. Hayır, ben bile merak edip de sordum 'Neler oluyor?' diye, hatta birkaç kez televizyona bile baktım ama çocuklar hiiiç umursamadı. Ya bir merak etsinler, ya bir 'Neden bu insanlar böyle toplanmış bağırıyor?' desinler, yok!)
Memo beni görür görmez süper kapris dünyasına girdi. Resmen iki haftadır görüşmüyor olmamızın cezasını çektirdi. Eğer hesaplamalarımda bir hata yoksa hafta sonu tatili sadece iki gün ve iki günde yapabileceği bütün kaprisleri yaptı. Hatta olayı biberonla süt içmeye kadar götürdü, ki bu kardeşimiz tam altı yaşında.
Çok küçüklüğümü, neyi ne niyetle yaptığımı hatırlıyorum. Mesela annem ve kocasıyla (üvey baba oluyor) bir yerlere oturmaya, yemek yemeğe gittiğimizde büyük trip yapardım. Bir kere muhakkak ağlayarak konuşurdum. Gelen bütün içeceklerin başka markalarını isterdim ve eğer yoksa oturur ağlardım. Bunu annemi ağlatana kadar yapardım ve annem ağlamaya başladıktan sonra içimi bir sevinç kaplardı. Ama bu sevinci takiben bir de suçluluk duyardım (Bu yaptığımı bu yaşımda farklı biçimlerde geliştirmiş durumdayım ama o meseleye bu yazıda girmeyi düşünmüyorum).
Kendi çocukluğumdan biliyorum ki, Memo bana bu kaprisi yaparken aslında beni sevdiği ve özlediği için yapıyor. Çocuklukta sevgiyi göstermek her zaman kolay olmuyor. Çok utanırdım anneme 'Seni çok özledim' demeye. Ama mesela mektupla her hissimi anlatabilirdim. Şimdi Memo yazmayı öğrenene kadar ona "Birbirimize resimli mektup yazalım" diyorum. İlle uzakta olmaya gerek yok, bütün bir günü de birlikte geçirsek bunu yapabiliyoruz. İzmir'de Memo bana bir 'şehir' resmi çizdi. Kıpkırmızı bir gökyüzü, içi siyahla boyanmış el yazısı benzeri binalar. Bunu henüz yorumlayamadım. Psikolojide kırmızı 'tez haber' midir rüya yorumundaki gibi acaba...
Memo bana kapris yaparken en sinirlendiğim şey, annemin "Sen yokken biz çok iyiyiz" lafı. Bir değil, beş değil. Memo ne zaman arıza çıkarsa "Vallahi sen yokken bu çocuk melek gibi. Yemeklerinin hepsini yiyor, sekizde de uyuyor" deyip duruyor. Sinirlerimin bozuk olduğu dönemler (üç sene önce epey bir depteydim) kötü ve çalışmayan erkek evlatlar gibi gür sesli bir bağırtıyla "Tamam o zaman gebereyim de kurtulun, hayret bir şey, ben yokken her şey harika" diye deliriyordum. Ama sonradan anladım ki kötü niyeti yokmuş anneciğimin; şaşkınlıktan diyormuş. Anneden intikam bitmiyor. Çocukken çok sıkıştığında bana beddua ederdi "Evladım çocuğun da inşallah sana bunları yapar" diye. Buna da çok kızardım. Neyse ki Memo benim kadar kötü çıkmadı da sadece ufak tefek şeylerde kapris yapıyor.
Acaba babalara da annelere davranıldığı gibi haşin davranılıyor mu; baba kültürüm pek yoktur da bilemiyorum. Şu aile olayının bir hapı yok mu ya, senelerimiz heba olup gidiyor, gereksiz yerlerde sinir ve öfke olarak karşımıza çıkıp duruyor. Bir an önce affetsek ki affedilsek de, biz de rahat etsek, onlar da ve bizlerin de, onların da kemikleri.
Seçimler meselesiyle ilgilenip kafayı mı bulsak ya da, o da bir çeşit sarhoşluk ve uyku hali çünkü...