Analar tek taş yesin!

Malumunuz yarın Anneler Günü. İş bu satırları siz okurken bendeniz Memo'nun yanında, Akçay'da olacağım. "Türkiye'ye dönmek istemiyorum" diyor Memo ısrarla.

Malumunuz yarın Anneler Günü. İş bu satırları siz okurken bendeniz Memo'nun yanında, Akçay'da olacağım. "Türkiye'ye dönmek istemiyorum" diyor Memo ısrarla. Ben de bütün yaz hafta sonları uçakla onun yanına giderim diye düşündüm, 15 gün de tatil yaparım, yazı şahane geçirir herif diye heves ettim. Neticede biz de çocukluğumuzda anneannelerimizle tatile giderdik, yazlık yerde anne hasreti pek koymuyor adama. Nasıl olsa uçak biletleri de 50-60 milyon değil mi kardeşim, biraz sıkar, yazı süper geçiririz diye heves ettim. Bunu düşünerek havayolu şirketlerinden birini aradım. Fakat o da nesi! Gidiş dönüş bilet 300 milyon! Nassı yani? "E hani 60 milyondu filan?" "Onlar erken rezervasyon yapanlar için hanımefendi. Önceden herkes yerlerini aldı, uçak doldukça fiyatlar artıyor." "Ve siz böyle bir üçkağıda izin veriyorsunuz, helal olsun size!"
Bizim gibilere bu tip ucuzlatılmış işler nasip olmayacak. Bu memlekette bir çeşit insan var ve her tür hafta sonu durumunu planlıyor, otelleri, uçakları kapatıyor, onlar mesela İstanbul'un da tadını çıkarıyor.
Yine organizasyon canavarları iş başında. Bütün yazımızı karaborsaya düşürmüşler. Bu aynı şey gibi; damping zamanlarında kimseye kalmayacağını bile bile bakkaldaki bütün sigara, makarna, bulgur, vs, her şeyi almak, 'diğerleri benim ta dötümü yesin' demek gibi bir şey. Nasıl bir mantıktır bu ya? (Tabii aslında hırslı bir bencillik yaptığımın farkındayım ama ana yüreği işte!)
Bu hafta iki taksitte ödemek üzere, Anneler Günü'nde Memo'nun yanında olmak amacıyla gidiş dönüş bileti aldım. Aslında Anneler Günü'nü yiyim, benim için değil ama çocuk televizyonda haftalardır Anneler Günü reklam kampanyalarını seyrediyor, pazar günü de boş duracak değiller ya, dükkanlar kapanana kadar boyunlarını gere gere horoz gibi 'Anneler Günü'nde paralarınızı bize sökülüüüüünn' diye çatlak çatlak bağıracaklardır. Memo da çenesi titreyerek annesizlik hissi yaşamasın elalem para kazanacak diye. Banka borçlarından dolayı iki senesi ipotek edilmiş görgüsüzlerden olduğum için annem "Çok para, gelme kızım, biz Anneler Günü lafı etmeyiz, çıt çıkmaz" dedi ama televizyonlara güvenim yok. Telefonlar filan da susmaz, gereksiz yere hüzünlendirmeyelim Memo'yu diye kalkıp gidiyorum. Ve Memo'yu da alıp kesin dönüş yapacağım, her ne kadar Memo Türkiye'ye dönmek istemese de!
Anneler Günü'nü, karşı olacak kadar bile adam yerine koymuyorum. Bir de şu 'Yılın annesi' durumu var tabiiÖ Mek Danılds'lardaki 'Ayın elemanı' gibi bir durum. Bütün memleket fest fuud vaziyeti almış. Herkes aç kalma korkusundan hızla karnını burnunu doyuruyor, nevrotik ve majör depresyonda bir iştahla çenelerine bulaştırarak elleriyle pasta yerken bir yandan da zırıl zırıl ağlayan büyük mutsuzluk yaşayan kadınlar gibi uçak biletleri alıyor, 'şu kadarcık bir şey' dedikleri tek taşlar yüzünden aileler tarumar oluyor, millet birbirine 'barnah'larını göstererek 'kocam almış' diyerek eve düşman 'arkadaşlar' yolluyor, artık görgüsüzlük had safhada, ulan daha dün acından ölüyordun, taksit çıktı, kredi borcun oldu aslanlar gibi, sokakta millet acından birbirinin kolunu bacağını ısırıyor, sen hangi kesimsen, anlayamadım harbiden, n'oluyonuz olum? Anneler Günü'ymüş! Hahhahhhaaaaayyyt! Kadın mı kaldı, erkek mi kaldı? Kimin göbek bağı kime bağlı? Annesi ölmüş çocuklara çok üzülüyorum. 'Anne' demeye aç kalan çocuk üzülsün ama aman bilmem ne fabrikalarının sahiplerinin karıları kocaman kukularını büyütsün. Tööbe tööbe!
Yine de insan kıyamıyor tabii, Anneler Günü'nüz kutlu olsun ama hediye aldıysa birisi size, aman çok ayıp, sakın ses etmeyin, bakın bir arkadaşımın evinde bir kadın çalışıyor, üç çocuğu var, 500 milyon ev kirası veriyor, çocuklardan en büyüğü 10 yaşında, kocası ölmüş ve aldığı para da 600 milyon. Hakikaten analar taş yiyor. Ama hepsi tek taş yemiyor anasını satıyım analar gününde! Hayır, Anneler Günü'ne değil gıcığım, Anneler Günü'nde alışveriş merkezlerine gıcığım. İşin kötüsü bu da oldu mu sana klişeÖ (Allah'ın salağı, bu kadar artizlik yapıyorsun madem, o zaman 300 milyonu uçağa döşeyeceğine git de kadına yardımcı ol, değil mi, ama yok; vi layk şiş kebap.)