Anne yarısı mühimdir

Anne tarafımdan geçmiş bir erkek düşmanlığım vardır. Fakat ilahi adalet gereği sülaledeki bütün kadınların oğlu oldu, dolayısıyla anne tarafında kaç kadın varsa hepsinin erkek torunu olmuş oldu ve hepimiz...

Anne tarafımdan geçmiş bir erkek düşmanlığım vardır. Fakat ilahi adalet gereği sülaledeki bütün kadınların oğlu oldu, dolayısıyla anne tarafında kaç kadın varsa hepsinin erkek torunu olmuş oldu ve hepimiz... Fakat bir dakika ya, dışarıda bir trafik polisi diyafonunu açmış, taksiciye 'Sağ yapsana dedim ya lan' diye bas bas bağırıyor, diyeceklerimi unuttum.
Fena halde yağmur yağıyor ve bu sabah yağmurda yürüyerek Vivaldi klip çekimi yaptık okul yolunda; tabiyatıynan temamız 'Kış'tı, o ferahlık ve tazelenmişlikle oturup sonbahar sarısı bir yazı yazayım dedim ama bazı şımarık yapraklar da fosforlu sarıydı; tatlı bir his dolayısıyla.
Ne diyordum, her neyse, sonuç olarak Memo doğduktan sonra anladım ki çocuklu kadınların dostu kadınlar oluyor. Hani o erkek arkadaşlarınızla 'çelınc'a dayalı arkadaşlığa da gıcık oluyorsunuz. Dahası buna haliniz de olmuyor. Direkt sabahlıkla sabah kahvesi modunda takılmanın keyfine varıyorsunuz (Sizli yazdım ama tabii bu birinci bencil zaman aslında).
Hatırlıyorum, çocukluğumdan kalan en huzurlu görüntülerden biri annemin arkadaşlarının sabahlıkla bize gelip kahve içmeleriydi ya da bizim onlara. Geçenlerde, seneler sonra annemin 40 yılı geçmiş bir sabahlıklı arkadaşıyla buluştuk, yanlarında da annemin hamileyken ona benzememi istediği kızı Lize de var ve hayret şekilde çok benziyoruz, hatta ara ara birbirimize bakıp "Çok saçma yaa" diyoruz gülerek.
İpek babama dair hikâyeler anlatıyor ama hüzünlü bir hava yok ortamda. Bilakis, babamla annemin yine kavga ettikleri bir sabah manzarası: Babam oturmuş düğmesini dikiyor, kapıdan girince İpek "Hayırdır Necdet?" diyor, babam da "Görüyorsun İpek'ciğim, bir kukumuz eksik!"
Anne çok mühim mesele çocuk için ama annenin arkadaşları da çok çok mühim mesele. Güveni çocuk bu arkadaşlarda öğreniyor; insanları, samimiyeti, aklıma gelmeyen, bilinçaltımda olan ama anlatamadığım pek çok şeyi.
Annenin arkadaşı, anne yarıları. Fakat abicim, espri anlayışlarınızın tuttuğu, sizi içinden kınamayacak, dengesiz ve tutarsız konuşmalarınızla içinden dalga geçmeyecek insan bulmak çok zor. Hayatta bu tip vakalardan o kadar çok yaşadım ki... Yaptığınız vahşi espriyi, öfkesini dışa vuramadığı için içinde kin olarak biriktirip intikam için uygun zaman bekleyen kızlardan o kadar korkuyorum ki...
Onlardan çok korkuyorum!
Bu yüzden bana vahşi espriler yapanları, küfürlü konuşanları (eğer yakışıyorsa), yanımda osuranları çok seviyorum. Keza geyirenleri. Tabii ille bunları yapmak zorunda değil ama çocukluktan kalma bir gerzeklik, çocukluktan kalma bir samimiyet gibi geliyor. Mesela bize gelip kakası geldiği halde başka bir evde kaka yapamayanlara da güvenemem. Abicim geldiysen, eğer samimiysek, evimi evin gibi görüyorsan, tuvalete de gireceksin!
Çok saçmaladım, farkındayım değerli okur. Ancak, birazdan çıkıp en yakın arkadaşımla buluşmam gerek. Bekletirsem beni bütün samimiyetiyle mahveder. Mah-ve-der.