İnle nine inle...

Anlamak, ta ana karnında başlıyormuş; bebek daha annesinin karnındayken başlıyormuş sesleri ve sözleri tanımaya. Bir teoriye göre, üç aylık bir bebek, yabancı dillerde yetişkinlerin algılayamadığı ince farklılıkları ayırt edebiliyor.

Anlamak, ta ana karnında başlıyormuş; bebek daha annesinin karnındayken başlıyormuş sesleri ve sözleri tanımaya. Bir teoriye göre, üç aylık bir bebek, yabancı dillerde yetişkinlerin algılayamadığı ince farklılıkları ayırt edebiliyor. Mesela İngilizce konuşulan bir ülkedeki bebek, Farsça, Fince ve hatta Çince'deki çekimleri bile anlayabilirmiş. Konuşmayı öğrenene kadar bütün bebekler, bütün dillerdeki vurguları anlarmış. Her dilde! Sonra kendi dilini öğrendikçe unutuyor. Yani öğrenmeye başladıkça köreliyor. Öğrenmek de istemsiz bir refleks, körelmekten başka yapacak bir şey yok. Evet, ilkokulda okuma yazma öğrenilecekti, buna kendimi hazırlamıştım, anlamsızlıklarla kaşılaşırsam şaşırmayacaktım, buna kendimi alıştırmıştım.
Ama yani, dün Memo'nun defterindeki alıştırma 'İnle nine inle' idi. İnle nine inle! Hahhahhah... Ve dün Memo'nun öğretmeni benden rica etti, "Profesyonel yardım alınız, Memo'ya kesinlikle yazı yazdıramıyorum, derse ilgisini çekemiyorum, çaresiz kaldım" diye. Sonra profesyonel yardım alacağım kişiye vermem için de bir rapor yazmış. O kadar güzel incelenerek yazılmış bir rapor ki, artık bunun üzerine de bir çare bulunamazsa yapacak bir şey yok.
'İlgisi fasulyelerde...'
Rapordan bazı bölümleri yazmak istiyorum izninizle:
"Öğrencim okula geldiğinden beri derslere karşı ilgisiz. Okuma ve yazma etkinliklerine katılmamaktadır. Ders süresince ilgisi, eline aldığı küçük bir materyalde veya çantasından çıkardığı fasulyelerde. Su şişesinin etiketi bile onun için ciddi bir oyuncak. Bu oyuncaklarla saatlerce oynayabiliyor, bunlarla oynarken aslında beni de dinliyor ama asla dikkatini bende yoğunlaştırmıyor. Yazma eyleminde bulunmuyor ama tahtaya yazdığım metinleri okuyabiliyor. Yazı yazmak istemiyor, defalarca uyarmama rağmen duymazlıktan geliyor. Başında bekleyince bir-iki kelime yazıyor ama yanından ayrılınca yazma eylemi de sona eriyor. Dikkati son derece dağınık, söylediğim anda hiçbir şeyi gerçekleştirmiyor. Bütün sınıfa ödevlerini ve çantalarına koymaları gereken kitapları gösterirken bütün sınıf komutlarımı yerine getiriyor ama Memet hiç oralı olmuyor. Ona neden çantasına yerleştirmediğini sorduğumda, bu kitapların çantasında olmadığını veya bu kitapları bulamadığını söyleyerek benim bulmamı ve çantaya yerleştirmemi istiyor. Sorumluluk duygusu kazanması için kitapları kendisinin toplamasını söyledim, toplaması için ders çıkışı defalarca başını bekledim ama öğrencim bu kitapların çok fazla olduğunu ve toparlayamayacağını söyleyip benim toparlamamı istedi. Bu bekleyiş servis hostesinin sınıfa gelmesiyle sona eriyor ve ben geç kalmaması için Memet'in kitap, ödev, vs gibi gereçlerini toparlayıp hostese teslim ediyorum. Kazanan hep o oluyor."
Öğretmen canından bezmiş. Yine de raporun sonuna "Öğrencimi derslere kazanmak için önerilerinizi bekliyorum" yazmış uzmana. Daha ne yapsın?..
Şimdi bu durumu bir de benim nasıl yaşadığımı sizlerle paylaşmak istiyorum:
Memo dışında başka çocukların da böyle davrandığını kimse bana söylemiyor. Sanki dünyada bir tek Memo eşyalarını okulda bırakıyor ve dersleri dinlemiyormuş gibi hissediyorum. Böyle olamayacağı muhakkak. Öyleyse bu çocuklar daha bu yaştan 'problemli ve tembel' damgası yerse ne olacak? Eğitim sisteminin bu duruma çaresi nedir? Bu tip çocuklar için bir eğitim önerisi yok mudur? 'Eğitimde çeşitlilik' diye bir şey yok mudur? Memo'yu tipik bir mahalle ilkokuluna verdim. Son derece devlet okulu. Özel okullarda var mıdır bu tip çocuklara eğitim verebilecek? Kaç tanesine gittiysem lisede bilmem ne puanı başarısı için çalışkan öğrenci istiyorlar. Ben istemiyorum çocuğum çalışkan olsun. İstiyorum ki sorgulasın ve eğlenerek ve öğrenerek öğrensin. Yani 'inle nine inle' diye saatlerce yazmasın.
Ne yapacağız biz? Bu konuda bana bir tek destek, okurların internetten yazdıkları. "Korkma, biz de aynı şeyleri yaşadık" diye yazmış bir çoğu, Allah razı olsun (bunu çok feci içten söylüyorum).
Ama bunun dışında bir Allah'ın kulu da çıkıp bunun normal olduğunu söylemiyor. Tamam belki normal bir durum değil, ama koskoca dünyada bir tek Memo mudur böyle öğrenci? Bu tip çocukları nerelerde ve nasıl eğitmeli? BEN NE BOK YİYECEĞİİİİİİM???
Herkesinki süper zekâ
Aaaa fenalık geldi valla ya! Bir de diyorlar ki, bitkisel ilaçlar var, çocuk bu ilaçları içince derslere konsantre oluyor, çalışkan oluyor. Bunun için psikiyatra gitmemi söyledi biri. Abi nasıl yani, hıyar gibi saatlerce 'İnle nine inle' yazması için çocuğuma ben ilaç mı içireceğim? Yok ya, gitmesin çok gerekiyorsa okula. Annem alınmış bu 'İnle nine inle'den. Geldi akşama gülerek, "Gördün mü ne yazmışlar defterlere? Yakında 'Geber nine geber' yazarlar zaar" dedi (Bu yazıları da etütte ite kaka yazdırıyorlar Memo'ya).
Yok yani hakikaten canım sıkılıyor bu işe. Herkesin çocuğu akıllı, süper zekâ, defterler gergef gibi, en geri zekâlı benim çocuğum mudur? Aa yani bi dakika ya, bu işin ucu bana dokunuyor, sülaleme dokunuyor, alınmaya başlayacağım! Al sana, yarın en babasından profesöre götürüyorum Memo'yu. Bu tip çocuklara kesin tanı koyuyormuş. Telefonda Memo'nun yazı yazmak istemediğini söyledim, öğretmenlerinin ısrarıyla gideceğimizi söyledim. "Bu genellikle üstün zekâlı çocuklarda görülür ama bir getirin bakalım" dedi. Bizim radyodan Gülşah'ın arkadaşının annesi olduğu için para da almayacakmış bizden. Yarın ak döt kara döt meydana çıkacak. Beni de mahalle karısı yaptı ya bu eğitim sistemi, ona yanıyorum. Bak şimdi üstün zekâ kovalamaya başladık...
Ha bu arada, bu üstün zekâ olayına da süper kılım. Yeni trend midir yoksa hep mi vardı, millet fellik fellik zekâ testi peşinde koşuyor. De ki üstün zekâlı çıktı, otur da ağlasana sen. Çocuk neresine koysun bu üstün zekâyı? Ninesi orada inleye inleye can teslim ediyor, üstün zekâlı çocuk orada yazı yazıyor. Olacak iş mi! Üstün zekâlı çocuk çare arar. Oturup da mal gibi deftere defalarca 'Oy neneeeem' diye yazmaz. Of şiştim!