Mücadele daha yeni başlıyor

Memo doğduğu zaman o kadar uykusuz kalmıştım ki, çene ishali olmuştum. Sürekli uykusuz kalmaktan, bir uyursam ne biçim de uyuyacağımdan bahsediyordum, hiç susmadan. Pazara gidiyordum, markete gidiyordum...

Memo doğduğu zaman o kadar uykusuz kalmıştım ki, çene ishali olmuştum. Sürekli uykusuz kalmaktan, bir uyursam ne biçim de uyuyacağımdan bahsediyordum, hiç susmadan. Pazara gidiyordum, markete gidiyordum, altın günü yapabilmek için etrafta kadın kolluyordum çünkü bu uykusuzluğu paylaşacak birilerine ihtiyacım vardı. Onlar halden anlardı, istediğim kadar boş konuşabilir, aynı şeyleri tekrar tekrar anlatabilir, anlatılan aynı şeyleri dinleyebilir, ne istersem öyle yapabilirdim; tek şartı pasta börek yapmak (ki artık yeni dönem altın günlerinde hazır pastane işleri de alınıyor) ve bir de merserize giyinmekti. "Bir an önce çocuk okula başlasa da kurtulsam" diye konuşur, çocuğu ilkokula giden deneyimli annelerin ahkam kesmelerine gıcık kapar, yaşıt çocuk sahibi kadınlarla da deneyimli kadın tuvalete gidince arkasından dedikodusunu yapardım.
Radyoda program yapınca insan ev kadını gibi oluyor. Sadece akşam üzeri gittiğiniz için bütün gününüz boş oluyor ve siz de ne halt edeceğinizi şaşırıyorsunuz. Hani bienal kovalayan, konser konser seğirten, film ekimlerine gömülen biri de olmadığım için, bu boş zamanlarımda içli köfte yemek istiyordum. Hâlâ da isterim. Aranızda çalıştığı işini bırakıp mahalle karısı olmaya özenen arkadaşlar olduğunu gayet iyi biliyorum. Hadi beni yalnız bırakın; hadi beni sırtımdan vurun ve şöyle deyin: "Aaa, kat'iyen değil, ben kesinniknen öyle günlere münlere gitmez, evde hobimi yapardım, bienale giderdim, sinema koltuklarını aşındırırdım, sergi manyağı olurdum" deyin. Kaç tane çalışan arkadaşım varsa işi bırakıp mahalle karısı olmaya karar verdiler ama sonra cesaret edemediler. Benim bunun için işi bırakmama da gerek yok, tek ihtiyacım olan şey çevre kollamak. Acaba apartmanda var mıdır gün yapan? Çünkü şöyle söyleyeyim, bu sabah saat çalıp da uyandığımda korkunç bir gerçekle karşılaştım: En azından sekiz yıl hep altıda kalkıp kahvaltı hazırlayacağım, "Memo uyaan, Memo uyaaan, hadi yumurtanı yee, hayır bu saatte çizgi film seyredemezsin, hadi giyiin, hadi abi hadi abi, sütünü iiç, bir şeyler yeee" diyeceğim. Mücadele yeni başlıyor.
Durun, henüz uykuma doyamadım, henüz daha doğru düzgün rüya bile göremedim, lütfen, bi dakka bi dakka, bi saniye, bişey söyliycem, bi saniye... Ben birazcık daha uyumak istiyorum. Dün sabah saat çaldığında en son okul zamanında yaptığım 'beş dakika sonraya saat kurma' işini yaptığıma inanamadım. Bir yandan uyuyor, bir yandan da göz yaşlarım yastığa damlıyordu. Erkin Koray acaba doğru mu yaptı?
Dün akşam Mor ve Ötesi konserine gittim, makul bir saatte de geri döndüm. Kapıdan içeri girdiğimde annemi yoluk yoluk buldum. Memo kendini balkona kapamış, bas bas bağırarak "Annemi isterim" diye bağırıyor, asla yatmayacağını, ben gelmeden uyumayacağını haykırıyormuş. Konu komşu duysa konsomatrist bir anne ve acılı yaşam öyküsü senaryosu kuracak. Oysa evden çıkarken arkamdan "İyi eğlenceler anneee" diye bağırıyordu. Hayır, ben en fazla gece çıkmamı son iki hafta içinde yaptım, o da üç gece, ikisi Memo uyuduktan sonra. Ne lan bu, kimse bana maçoluk yapamaz! Tam "Artık herif büyüdü, ben de akşamları çıkabilirim" demeye başlamıştım, olana bak. Evde otursam da oturmasam da bu herif büyüyünce "Sen benim için ne yaptın ki" demeyecek mi? Hepimiz bunu yapmadık mı? Nasıl olsa ne yaparsam yapayım hora geçmeyecek. Ama yine de vicdanımı harap etmemek için, eve döndüğümde bütün geceden utanç duymamam için evde oturacağım. Bütün gün kadınlarla oturup içli köfte ve kısır yiyeceğim, aha bu dötü poker masası kadar yapacağım ve altın gününde otururken ara ara histeri krizine yakalanıp ağlamaya başlarsam kadınlara "Şu danteli görünce anneannemin işlediği tüp örtüsü aklıma geldi" deyip konuyu örgüye bağlayacağım. Hahhahhh: Sokaklarda şimdi genç genç anne babalar görüyorum, son model bebek arabaları almışlar, üzerlerinde marjinal kıyafetlerle yeni doğmuş bebeklerini gezdiriyorlar. Bebekse kurnaz kurnaz sevimlilik yapıyor arabadan ve içinden "Ben sizin birkaç seneye kalmaz o işin öyle olmadığını gösteririm, itoğlu itler, yıkılın karşımdan" dediğini görüyorum. Bunu görebiliyorum; acaba erdim midir nedir?