Nıhahaaa: Okullar açılıyorrr

Şu anda Bozcaada'dayız. İki çocuklu ve evlerinde bir de çocuk misafirli arkadaşlarımızdayız.

Şu anda Bozcaada’dayız. İki çocuklu ve evlerinde bir de çocuk misafirli arkadaşlarımızdayız. Fakat bu arkadaşlarımız çok psikopat arkadaşlar oldukları için Memo’dan bir ve iki yaş büyük çocukları tenha ormanlara bisikletlerle salıyorlar, sarp kayalıklardan çocukları denize atıyorlar, yılanlarla dolu bağların arasına ittirip dağın arkasında gizlenmiş korkunç ejderhayı bulmacılık oyunları oynatıyorlar.
‘Gizli yediler’den çocukluklarında çok etkilenen arkadaşlarımız, küçüklüklerinde apartman çocuğu olmanın hıncını çocuklardan çıkarmaya kararlı gibiler.
Kuş uçmaz kervan geçmez tarlalardan, bulutların ardında kalan denize doğru onları bırakıp da “Hadi taaaa şu uzakta görünen ıssız kayalıklardan denize girin” dediklerinden üç buçuk saat sonra, çocuklar güç bela kaybolmadan ve tek parça hayatta kalabildikten sonra, totolarından nefes alarak geri döndüler. Kazağını bile bana taşıttırmaya yeminli Memo’ya bu fazla geldi.
Memo dışındaki çocuklar da artık bizlerin uzaktan kumanda maceraperest desteklemelerimizden bunalmış durumda. Oysa onlar istiyor ki, biraz gizlice kaybolsunlar, bize haber vermeden dehlizlere girsinler ve hatta mümkünse bunların hiçbiri olmadan bilgisayarda vakit geçirsinler. Ama mümkün değil; buradayız ve çetin doğa koşullarında hayatta kalma mücadelesi oyunu oynanacak.
Bu sabah Memo kayboldu. Bisikletle çıktı, yanlış yola girdi ve neden sonra ortaya çıktı ki, yok. Haydiii, kilometrelerce yürü yürü, böğüre böğüre sokaklarda onu ara, aklına binbir çeşit senaryo gelsin, tam polise giderken bulunsun. Geçen sene de kaybolmuş, geçen sene de bir bağ otu yanmamıştı. Geleneksel ikinci kaybolma şenliklerimiz bu sene de benim bir iyice yıpranmamla sonuçlandı. Memo bulunduğunda parkta saçlarını savura savura bisiklete biniyor, hiçbir şekilde kaybolma emareleri göstermiyordu.
Bu hafta Cumartesi ekinde okulların açılma telaşı işleniyor. Bana da sordular. Onlara daha detaylı olarak anlatacağım gerçi ama şimdiden belirteyim; bu zorunlu eğitim uzatılmalı. Daha uzun ve yaz tatilleri daha kısa olmalı. Hele anne-baba üç ay tatil yapmıyorsa, anneanne-dede yazlıkları gibi çocukların sepetlenecekleri bir yer yoksa zorunlu eğitim çok feci uzun olup yaz tatilleri de belki de okulda geçirilmeli.
Şimdi telefon geldi, yazımı bitirir bitirmez çok değişik bir maceraya yelken açacakmışız. Dehşet içinde “Çocuklar ne olacak?” diye haykırdım, pis pis sırıtarak “Onları merak etme, onlar için iyi bir macera planımız var” dediler. Sanırım yamaç paraşütüyle Kardak Kayalıkları’na yollayacaklar.
Acaba Uğur Dündar onları kurtarır mı?