Ertesi gün...

İsrail'de herkes Irak'a harekât düzenleneceğinden emin. Hatta, 'savaş gerekli' havası var. Bu nedenle 'ne zaman, nasıl' sorularıyla uğraşmak yerine ertesi gün senaryoları konuşuluyor.

İsrail'de herkes Irak'a harekât düzenleneceğinden emin. Hatta, 'savaş gerekli' havası var. Bu nedenle 'ne zaman, nasıl' sorularıyla uğraşmak yerine ertesi gün senaryoları konuşuluyor.
İsrail medyasının, uzmanların en itibar ettiği ve 'inşallah böyle olur' dediği senaryo, Türkiye'yle Ürdün'ün sınır komşusu olmasına dayanıyor. Ürdün'deki Haşimi Krallığı'nın bir kolu 1958'deki askeri darbeye dek Irak'a hâkimdi. ABD'nin sıkı müttefiki ve İsrail'le en iyi geçinen Arap ailesi olan Haşimilerin eskiden de yönettiği topraklara dönmesi seneryonun bel kemiği. Savaş biter bitmez, Irak muhalefetinin, Haşimi ailesinden Hasan'ı, ülkeye davet edip, taçlandıracağını öne sürüyor.
Prens Hasan ölen Ürdün Kralı Hüseyin'in kardeşi, şimdiki kralın amcası. Prens Hasan Irak muhalefetiyle buluşmaya başladı bile...
İsrail'in en ciddi gazetesi Haaretz'e göre, senaryo ta 1996'da yazıldı. Kaleme alanlar o zamanın Başbakanı Benyamin Netanyahu'ya da danışmanlık yapan iki Amerikalı. Senaristlerin biri şimdi Pentagon'un üç numaralı ismi, diğeri de Savunma Bakanlığı siyaset kurulu başkanı. Rivayetler ABD'deki 'şahinlerin' de senaryoyu çok tuttuğu yönünde.
Eğer senaryo uygulamaya konulursa ABD, İsrail ve Ürdün bir taşla beş on kuş avlayabilecek. Her şeyden önce, Irak'ın toprak bütünlüğü korunabilecek. Dünyanın en önemli petrol rezervlerinin üstünde, ABD'ye bağlığı ispatlanmış bir aile oturacak. ABD 100 sene sonra bile Irak'ı kimin yöneteceğini bilecek. Saddam'ın Filistinli örgütlere yaptığı yardımlar bitecek. Kocaman bir pazar yaratılacak, hem de diğer Arap ülkelerine de açılan bir pazar. Öyle çok da demokratik olması gerekmeyen bir ülke yaratılmış olacak. Ürdün sayesinde Suudi Arabistan ve Mısır'ın önemi azalacak. Suriye köşeye sıkışacak. Üstelik, İsrail'in nüfusunun yarısı Filistinlilerden oluşan Ürdün'e yönelik, "Aslında Ürdün, Filistindir, bütün Filistinliler Ürdün'e" sloganı açıkça zikredilecek.
Handikaplar da yok değil tabii. Irak'ın güneyindeki Şiiler, İran'dan da alacakları destekle bu işe sıcak bakmayabilir. Kürtler mırın kırın edebilir, ama bu durumda yeni Ürdün'e, destek için ABD'nin askeri varlığını genişletmesinin de yolu açılmış olacak.
11 Eylül'ün etkilerini kavrayamayan Filistinliler, ilk Körfez savaşındaki gibi, Irak füzelerini görünce damda oynamaya çıkarsa, zaten onlar açısından pek de iç açıcı olmayan bu senaryo, uygulamaya konulursa, muhtemelen sonları olacak.