IBM kafa

Kendini her şeyin üzerinde gören ve durmadan ukalalık yapan Ortadoğu'da yerleşik yabancı gazeteciler -ki buna sanırım ben de dahilim- Arap yönetimlerini 'IBM kafa' olarak tanımlıyoruz.

Kendini her şeyin üzerinde gören ve durmadan ukalalık yapan Ortadoğu'da yerleşik yabancı gazeteciler -ki buna sanırım ben de dahilim- Arap yönetimlerini 'IBM kafa' olarak tanımlıyoruz. Araplardan mesela bir randevu istediğinizde aldığınız ilk yanıt,
'İnşallah' oluyor. IBM'in i'si işte buradan geliyor. 'Bu randevu ne zaman' sorusuna ise genelde, 'Bukra' yani 'Yarın olur' yanıtı alıyorsunuz. IBM'in 'b'si de buradan geliyor. Yarın olduğunda ise Arapların yanıtı 'Mafiş' yani 'Boşver, unut gitsin' gibisinden bir şey oluyor. Sonuç: IBM kafa.
Arafat'ın zihniyeti de farklı değil. Ona göre Filistin'de 'inşallah' seçim olacak, hatta bunu yarın yapmak bile mümkün ama işte İsrail işgali sürüyor, zaten bu kış da sert geçecek filan... Yani 'mafiş'.
Oysa Arafat'ın derdi başka. Daha önce boykot siyaseti izleyen İslami Cihad ve Hamas bu kez seçim olursa katılacağını açıkladı. Yani Arafat'ın yanında yamacındaki adamlar
da bu seçimi biraz zor kazanır. Çünkü Filistin halkının gözü açılıyor. Sorunlarının bir kısmının şüphesiz
İsrail'den kaynaklandığının farkındalar. Ama kendi yönetimlerinin de sütten çıkmış ak kaşık olmadığını artık biliyorlar.
Eskiden 'Önce işgal bitsin' bahaneleriyle erteledikleri iç sorunların artık erteleme yani, 'bukra' ile çözmeye niyetli değiller. 'Mafiş' demeyecekleri de çok belli. Galiba IBM kafa önce Filistin'de çözülecek...
Eşcinsel hemşerilerim...
Belediyenizi kaç kez yeterli hizmet alamıyorum diye mahkemeye verdiniz? Bizim kutsal kentimizin belediyesi şimdi mahkemelik. Şikâyet konusu belediyede ayrımcılık uygulanması. Ama mesele Filistinlilerin yaşadığı Doğu Kudüs'e doğru dürüst hizmet gitmemesi değil. Çalışmayan, buna karşılık sırf Kudüs'te yaşıyoruz diye ödediğimiz ağır vergileri devlet yardımı olarak alan dindar kesimin kayırılması hiç değil. Mesele, belediyenin bir geçit törenine maddi destek vermemesi.
Bir türlü paylaşılamayan kentimiz Kudüs'te 7 Haziran'da şenlik var: Eşcinseller geçit töreni. Törenin maliyeti 42 bin dolar. Bu paranın neredeyse yarısı güvenlik için ayrıldı. Ne de olsa kentimiz kendini peygamber sananlar, misyonerler ya da ahlak bekçilerinden geçilmiyor.
Belediyemiz de eşcinsellere, 'Bu geçit töreni normlarımıza uymuyor' diye maddi yardım yapmayacağını söyledi. Eşcinsellerin örgütü 'Açık Ev' de 'Dindar grupların faaliyetlerine binlerce dolar maddi destek veren belediye bize karşı ayrımcılık yapıyor' diyerek Yüksek Mahkeme'ye şikâyette bulundu. Kudüs'te vergi veren ve hatta Türk vatandaşı olmama rağmen yakında yerel seçimlerde oy kullanma hakkı edinecek biri olarak ben de onları destekliyorum. Ödediğim verginin bir kısmının bu geçit töreninde kullanılmasını istiyorum. Maksat bu kasvetli havadan çıkıp azıcık şenlik görmek...