Sabra...

İsrail'deki tatil mekânı Eliat'ta bir hafta sonu Türkiye'dekinden çok daha pahalıya geliyor. Gazete ilanları, Bodrum'da uçak bileti dahil bir hafta yarım pansiyonun bedelini 200 dolar olduğunu ilan eden reklamlarla dolu.

İsrail'deki tatil mekânı Eliat'ta bir hafta sonu Türkiye'dekinden çok daha pahalıya geliyor. Gazete ilanları, Bodrum'da uçak bileti dahil bir hafta yarım pansiyonun bedelini 200 dolar olduğunu ilan eden reklamlarla dolu.
Ne zaman eski İsrail Başbakanı Ehud Barak'la söyleşi yapsam, 'Türk, övün, çalış, güven' cümlesini Türkçe söyleyip, telaffuzunun doğruluğunu kontrol ettirir. Sonra da Türkiye'ye giden İsrailli turistleri hatırlatıp, "Aslında biliyorum, bazıları sizi üzüyor, zor insanlar" der...
İsrailliler de bu durumun farkında oldukları için kendilerini tanımlarken 'Sabra' derler. Sabra, hem çöl ortasında yemyeşil bir ülke kurma amacıyla İsrail'e ilk gelenlere verilen addır, hem de bir insanlık durumunu ifade eder. Aslında bir kaktüs meyvesi. Dışında acıtan dikenleri var ama içi yumuşacık, sulu ve çok tatlı. Kabuklarını soyup, özüne ulaşmak zaman ve emek istiyor. İsrailli bilim adamları bugünlerde Sabra'nın genleriyle oynuyor. Onu dikenden arındırıp ince kabuklu bir meyveye çevirmeye çalışıyorlar...
Kalabalıkla gelen mutluluk
Kavurucu güneş yerini Kudüs rüzgârına bıraktı. İnsanlar akın akın Eski Kent'in yanındaki 'Sultan Havuzu'nu dolduruyordu. Ne bir telaş vardı, ne itip kakmaca. Hatta herkesin geçmek zorunda olduğu güvenlik kapıları bile sakindi. Kudüs Film Festivali kentin gerginliğini tatlı bir okşayışla alıyordu. Işıklar sönünce önce flemenko yapan bir kadının görüntüsü yansıdı beyazperdeye. 48 ülkeden 200 filmin gösterildiği festivalin galasında Almadovar'ın, 'Söyle O'na' filmi vardı. Kaç kişi kendini filme kaptırdı bilmiyorum. Birkaç kilometre ötede Ramallah'ta bulunan tek sinemanın İsrail operasyonlarında yerle bir edildiğini hatırlayan kaç kişi vardı acaba?