Uzay demokrasisi

İsrail vatandaşı albay Ilan Ramon'u acayip kıskanıyorum. Kıskançlığımın sebebi, albayın 16 Ocak'ta Colambia uzay mekiğine binip, Çin Seddi'ni o derin karanlıktan görecek olması değil...

İsrail vatandaşı albay Ilan Ramon'u acayip kıskanıyorum. Kıskançlığımın sebebi, albayın 16 Ocak'ta Colambia uzay mekiğine binip, Çin Seddi'ni o derin karanlıktan görecek olması değil; 28 Ocak'ta uzaydan oy kullanacak olması.
Ne de olsa sizler 3 Kasım'da seçim sandıklarına giderken biz yurtdışında yaşayan Türk vatandaşları yıllardan beri gerekli düzenlemeler yapılmadığı, yapılamadığı için parmaklarımıza sürülen boyadan mahrum kalmıştık. Ama işte el oğlu uzayda bile olsa vatandaşının demokrasi görevini yerine getirebilmesi için elinden geleni ardına koymuyor.
Albay Ramon bu diyarın ilk astronotu ve haklı olarak İsrail'in milli gururu.
Hele ki bir de uzaya gitme hazırlıkları yapılırken "Zor mor anlamam, uzayda da ille de 'koşer', yani Yahudi dinine uygun yemek isterim" diye tutturunca daha da bir sevildi. Normalde koşere o kadar da düşkün olmadığını, ama kolunda İsrail bayrağıyla uzaya giden ilk insan olacağı için bu konuyu ilke meselesi haline getirip NASA'dan haham onaylı yiyecek istediğini açıkladı Ramon.
İsrail'de erken seçimlere gidilmesi kesinleşince de İsrail Uzay Ajansı oy kullanmak isteyip istemediğini sordu albaya. Milli kahraman,
"Evet ama iki şartla; birincisi NASA izin verirse ve ikincisi oyum gizli kalacaksa" deyince, işi başından aşkın yüksek seçim kurulu seferber oldu. Koşer yiyeceğe evet diyen NASA, oy kullanmaya da izin çıkardı. Geriye de oyun gizliliğini sağlamak kaldı.
İsrail Yüksek Şeçim Kurulu 'yurtdışında yaşayan diğer İsraillilere de yarar' mantığıyla bir web sitesi kurmaya çalışıyor şimdi. Henüz kesinleşmedi ama muhtemelen albay uzaydan mavi gezegenimizi seyrederken kendisine verilen gizli bir kodla internet üstünden oy kullanacak. Eğer uzay gemisinin kalkışı ertelenirse de çift zarfa koyduğu oyunu uzay üssünden postaya verecek.
Ne diyeyim, eller gider uzaya, biz kaldık yaya...
Nasıl hava korsanı olunur?
İsrail'e uçuyorsanız ya da İsrail'den uçağa biniyorsanız maazallah çok kolay hava korsanı olursunuz, daha doğrusu hava korsanı muamelesi görürsünüz; başıma gelmişti de oradan biliyorum...
Üç sene önceydi. Atatürk Havalimanı'ndan Tel Aviv'e uçmaya hazırlanıyorduk.
Ha bire kalkış saati ertelenen uçağa en nihayetinde adım attığımızda, ön sırada oturan bir İsraillinin çoraplarını da çıkarıp ayağını karşısındaki duvara dayadığını, bir de hostesle "Ayağıma sıcak su getir" kavgası yaptığını görünce dayanamayıp, yüksek sesle, "Beyefendi arka ayaklarınız çok kokuyor"
dediğimde hava korsanı muamelesi görme sürecim de başlamış oldu. Tek bir İsrailliyi bile eleştirmek anti-semit olarak nitelenmeye yettiğinden, bir süre sonra güvenlik görevlisi gelip pasaportuma el koymuştu. Gerçi mesele çözüldüğünde benim için de iyi oldu hani, yolculuğun büyük kısmını kokpitte geçirip etrafı seyrederken, pilotlardan da 'Ah biz neler çekiyoruz bu İsrail uçuşlarında' serzenişlerini dinlemiştim.
Geçen hafta İsrail'den uçarken 'etkisiz kılınan hava korsanı' Tevfik Fukara'nın başına gelenleri izlerken hatırladım bu anımı.
Fukara'nın hava korsanı olduğu ilan edilmeden birkaç saat önce İsrail Havalimanları Yönetimi bir açıklama yapmış, 23 yaşındaki İsrailli Arap'ın 'elinde bıçak falan olmadığı, çakısını yolculara ya da uçuş personeline karşı kullanmaya niyeti olmadığı, müdahele sebebinin sinirli davranışı olduğu' söylenmişti. Ama sonra ne olduysa oldu, Fukara hava korsanlığına 'terfi etti'.
Anlaşıldığı kadarıyla 'hava korsanı' su isteyip durmuş hosteslerden. Onlar da 'İniyoruz artık, sonra içersin' deyince, öğrenci kuruluna aday almak istediğinde okul yönetiminden 'notların yeterli değil' yanıtını alınca düşüp bayılacak kadar zayıf sinirli olduğu öğrenilen Fukara da yine 'sinir'
yapmış görünüşe göre ve uçağı kaçırmaya kalkmış. Galiba
Havaalanı güvenliğine haklı gerekçelerle yılda 50 milyon dolar ayıran
İsrail'in uçağını kaçırmaya niyetlendiği iddia edilen Fukara'nın ne olacağına artık mahkemeler karar verecek.
Ama benden size bir tavsiye, İsrail'e uçuyorsanız gidin hemen yerinize oturun, tuvalete gitmek için bile kalkmayın, su istemeyi aklınızdan geçirmeyin ve zinhar ağzınızı açmayın. Ne olur ne olmaz...