Aç bir İsmet Doğan

İsmet Doğan, Alan İstanbul'daki sergisinde kendini yiyip bitiriyor. Hem gerçek hem de mecaz anlamıyla...
Aç bir İsmet Doğan

Tünel’deki genç galeri Alan İstanbul, bu haftadan itibaren ünlü sanatçı İsmet Doğan’ı ağırlıyor. İsmet Doğan, mekanın girişinde “Yerim Seni” diyor daha ziyade genç kuşaktan oluşan izleyiciye. Ve giriş kapısında Ferda Keskin’in “Kimi ısırmak? Kendini ve ötekini. Kendindeki ötekini” sözleriyle karşılıyor. Mekanda camekan ardındaki dev ekranda Doğan kadın partneriyle adeta “yiyişiyor”. Bir et parçasını birlikte koparırken bir yandan öpüşüyorlar da… Bir başka videoda İsmet Doğan tuvalde kullandığı meşhur harflerinden birine bir parça çiğ kanlı et fırlatıp duruyor. Video dışındaki fotoğraflar, Doğan’ı yine bir kadın partnerle kendini ısırışını ve kadın partneri tarafından da ısırılışını gösteriyor. Yara izleri belirgin kanlı ve yoğun. Isıran ağızlardan belli belirsiz harfler çıkıyor. İki tuval resmi bu kez sadece kadını, kendini ısırırkenki jestini görüntülüyor.

Isırarak yazmak
Doğan’ın ısırıkları kendini yaralamaya tenezzül edişi akla sanat tarihinden Vito Acconci’yi getiriyor. 1970 yılında gerçekten kendi kendisini ısırarak kendine ait bir iz üzerinden bir marka yaratan, bu performansına da Trademark diyen Acconci’yi. Kendi ısırık izlerine mürekkep sürerek bunların baskılarını alan sanatçı, kendini hem bir sayfa hem de bir yazar gibi düşünüyordu. Isırık izinin bir yara, diğer insanlara da bulaşabilecek bir yara olmasından ötürü yazmakla ilgili güçlü bir metafor olduğuna, öte yandan bu metaforun karmaşıklığına, kendi kendine şiddet ve cinselliği de içerdiğine dikkat çekmişti.

Özenli kurgu
Acconci, bu performansı yıllar sonra hatırlarken asıl peşinde olduğunun sadece minimal sanat, kesinlikle psikolojik kavramlar olmadığını belirtmişti. Doğan ise gerçekten kendini yaralamıyor, yemiyor, ısırmıyor. Isırırmış gibi yapıyor. Bu özenli kurgu bütün işlere aşırı bir tiyatrosallık katıyor. Ve tabii ki Doğan aslında bedeni kendisi gibi değil bir sembol, bir nesne gibi ele almaktan kaçınamıyor. Kendini yiyip bitirse de beden de yara da kendinin olmuyor. Ferda Keskin’in sorusunu belki de bir daha sorup yanıtlamak gerekiyor. Kimi ısırmak ? Ne kendini ne ötekini. Maalesef hiç kimseyi.

.