Çağdaş sanata ticarilik gitmedi

Çağdaş sanata ticarilik gitmedi

Fazla sergili bir yıl geçirdiğimizi söylemek isterim. Bütün sanatçıların görünmekte zorlanmadıkları bir yılı daha geride bırakıyoruz. Sanatçıların sadece görünmekte değil satmakta da zorlanmadıkları bir yıl oldu geçmekte olduğumuz yıl. Çağdaş sanat fuarları birbirini takip etti. Birbiriyle rekabet etti. Resim yapanlar ebatlarını büyüttü. Figürlerini çoğalttı. Renklerini fosforlulardan seçmeye başladı. Sadece resim alanlar başka disiplinlerle de ilgilenir oldular. Mesela video sanatıyla... “Neee, bu filmden beş tane daha mı var?” sorusundaki endişe yerini “bu filmin ikinci versiyonunu bende” deyişindeki övünce bıraktı. Koleksiyonerler koleksiyon yapmakla yetinmedi. Galeri de açmayı sürdürdü. Bazı koleksiyonerler ise çağdaş sanatın ne olduğunu merak eder ve bilinçlenmek gereğini hissedince bazı kurum ve şahıslar bunu bir fırsat olarak değerlendirmekte gecikmediler. Bir seri çağdaş sanat kursu böyle başladı. Ders veren bazı şahıslar aynı zamanda galerici olunca bir taşla iki kuş vuranlar da olmadı değil! Biraz mizahla ama gerçekçi bir şekilde özetlemeye çalıştığım geçtiğimiz yılın çağdaş sanatın baş döndürücü bir hızla ticarileştiğidir. Eleştiri gibi önemli ayakları henüz oluşmayan çağdaş sanat alanına da bu hızlı metalaşma iyi gelmedi. Ortaya non-profit yani ticari olmayan kurumların gerekliliğini çıkardı. Bu bakımdan Salt’ın genişlemesi ve kendini yenilemesi, Arter’in Piccinini gibi atakları ticari olmayan kurumlara olan ihtiyacımızı göstermesi açısından sembolik anlamlar kazandı. Biraz 1980’leri andıran ani bir genişleme, çoğulcu görüntü hakim 2011’e... Bu çoğulluktan kimlerin kalacağını ise hep birlikte göreceğiz.
Nilbar Güreş’in fotoğrafları, Societe Realist’in oyunlu ve politik sergi kurgusu, Ryan Trecartin’in video sanatındaki dönüşümü çok iyi ifade ettiği videoları, Bora Akıncıtürk’ün Cihat Burak’ı andıran mizahi pentürü, Tayfun Serttaş’ın tüm imgeleri ve müdahaleleri, Ali Taptık’ın solosundaki bacak, Sinem Dişli’nin kumlu tepeleri gösteren han duvarını kaplayan fotoğrafları, Pi Artworks’den Turan Aksoy’un benzin istasyonu fotoğrafı, İstanbul Bienali’nde Akram Zaatari’nin videosu, Gözde İlkin’in bez heykelleri, Ergin Çavuşoğlu’nun re-Balthazar’ı, CAM’dan Murat Germen’in Japonya izlenimleri, Seyhun Topuz’un düğümleri, Nasan Tur’un uzayı andıran kolaları, Ceren Oykut’un tutunamayan İstanbul’u 2011 deyince hep hatırlayacaklarımın başında geliyor...

2011’in en iyi 10 sergisi
Nilbar Güreş, Rampa 
Ryan Trecartin, İstanbul Modern.
Societe Realist, Akbank Sanat.
Gözde İlkin, ArtSumer
Sinem Dişli, Han 38-Galeri x-ist
Nasan Tur, Galeri Mana
Bora Akıncıtürk, Manzara İstanbul -Suriye Pasajı.
Burak Delier, Outlet-(ex-Outlet) Pilot Galeri
İrem Tok-Outlet, (ex-Outlet) Pilot Galeri
Ceren Oykut, Mayom İçimde, Artsumer