Karanlıkta bir tek göz

Ünlü sanatçının hayat öyküsünü biraz bilince onun çoğu Anglosakson eleştirmen tarafından yüzeysel bulunan işlerinin derinliği ortaya çıkabilir.
Karanlıkta bir tek göz

Yehova şahidi çok dindar bir ailenin on altı yaşına kadar Yehova şahidi çocuğu İskoç Gordon’un en büyük tutkusu hep sinema olmuş. Sinemadan ödünç aldığını rahatlıkla söyleyebileceğimiz bütün imgeleri, bu imgeleri dev ekranlara böle çoğalta yerleştirmesinin altında çocukken anne ve babasının yatağında onların ortalarında televizyon ekranının tam karşısında geçirdiği saatler yatıyor. Hatta sanatçıya göre anne karnında geçirdiği dokuz ay boyunca annesinin izlediklerinin bile etkisi var bu imgeler üzerinde. Sergiye adını veren yerleştirme, ‘Hayalet’, ahşap bir platformun üzerinde konumlandırılmış dev bir ekran, parçalanmış kuyruklu bir piyanodan ve yangını gösteren başka bir küçük ekrandan oluşuyor. 

Karartılmış sergi mekânının içine girer girmez ekrandaki dev gözden ziyade Rufus Wainwright’ın vokali dikkatinizi çekiyor. ‘Hayalet’ zaten Gordon ile şarkıcı-besteci Rufus Wainwright’ın ortak çalışmasının bir ürünü. Ekrandaki ağır makyajlı tek göz de müzisyen besteci Wainwright’a ait. Şarkı da onun ‘All Days Are Nights: Songs For Lulu’ albümünden. Hayalet, sahnelediği parçalanmış piyanoyla izleyicinin ekran ve mekân arasındaki bölünme hissini tamamlamaya gayret ederken son derece duygusal şarkı sayesinde sinemasal deneyime ait o büyük yanılsamaya da göz kırpıyor. Üst katta yer alan Gordon fotoğrafları ise Gordon’ı daha iyi tanımak adına yardımcı olabilir. Aynalı yanmış film yıldızları serisi özellikle... Gordon’ı İstanbul’da daha sık ve İstanbul’a özel bir projeyle görmek dileğiyle...