Futbolun emekçileri birleşin artık...

Dün Metin Kurt'u sonsuzluğa uğurladık. Geniş bir katılımın gerçekleştiği son buluşmada bir kez daha anladık ki Kurt, şimdiki zamanın yıldızlarının altını doldurması gereken bir zemin açtı. Asıl mesele oradan yürümekte...
Futbolun emekçileri birleşin artık...

Memleketin yeni ideolojisi ‘İnşaat Ya Resulallah’ın simge binalarından biri olan Ataşehir Mimar Sinan Camii girişindeyiz. Futbolda başka dünyaların referansı Metin Kurt’un cenazesi buradan kalkacak. Güzelim oyunu yeniden arsalara taşımaya çalışan birisi için belki de yanlış adres. Koca koca sitelerin arsaları yok ettiği bir yerde kötü bir Mimar Sinan taklidi bu cami, ama avlu geniş. Entelektüel teknik adamlar sınıfının en önde gelen isimlerinden Ümit Metin Yıldız, Uğur Vardan ve ben bekleşiyoruz. Törenin başlamasına daha bir buçuk saat var ama meydan dolmaya başlamış. Galatasaray formalılar, en çok da Tek Yumrukçular çoğunlukta. Tabii bir de Metin Kurt’un yoldaşları, en başta da TKP’liler.
Gözümüze takılan ilk şey çelenkler. Diyarbakır Büyükşehir Belediyespor’dan da taziye var, Fatih Terim’den de, Fenerbahçelilerden de, ÖDP’den de, Mustafa Sarıgül’den de. Forma sayısı çeşitlendikçe kalabalık da çoğalıyor. Fenerlisi, Beşiktaşlısı, Demirsporlusu, genci, yaşlısı, kadını, erkeği... Metin Kurt’u saygı duyan, yoldaş bilen herkes orada. 

Sendikadan arkadaşları tam tekmil. Siyasi simalar da eksik değil. Eski takım arkadaşları yalnız bırakmamış Çizgi Metin’i. Gökmen Özdenak, Büyük Mehmet, Öner ve diğerleri... Metin Türel’i görüyoruz sonra. Rıdvan Dilmen’i, Önder Özen’i... Eski takım arkadaşı Fatih Terim yok, ama duyduğumuza göre gelmek istemiş ama antrenman saatiyle çakışmış. Keşke tüm takımı alıp getirebilseydi. Ne güzel, fiziksel değil ama ruhsal antrenman olurdu takıma. Galatasaray’dan Adnan Öztürk ve Lutfi Arıboğan var. Geç kalmış bir vefa örneği. 

Derdini anlatamadan gitti 
Sessizce bekliyor kalabalık. Cenaze namazı usulca kılınıyor ve omuzlarda gidiyor Metin Kurt. Alkışlarla, sloganlarla... Omuzlarda yaşaması gerekirken omuzlarda yolcu ediliyor. Yaşarken bir türlü bir araya getiremediği bir kalabalık var cenazesinde. Kurduğu sendikada yanında durmayanlar, şimdi ona son duasını ediyor.
Öldü Metin Kurt. Atılan bir gol daha futbol emekçilerinin kalesinden içeri süzüldü yavaşça. O yok artık. Sendika zaten yoktu, dayanışma hiç yok. Yaşarken derdini anlatamadan gitti Çizgi Metin. Belki ölünce anlar birileri. 

Milletvekili Hakan Şükür, Milli Takım kaptanı Emre Belözoğlu, büyük yıldız Arda Turan, simge kaleci Volkan Demirel, Beşiktaş’ın kaptanı jön İbrahim Toraman, Trabzon’un gururu Tolga Şahin... Alt lig paryaları, gencecik modern köleler, yeşil sahaların gladyatörleri, yani futbolun görünen/görünmeyen tüm emekçileri... Bu adam sizin adama sayılmanız, saygı görmeniz, haklarınızı almanız için öldü biliyor musunuz? Yavaş yavaş, için için, ama hiç inancını kaybetmeden. Şimdi o inanç söndü. Var mı aranızda o ateşi yakmaya cesaret edecek bir babayiğit? Delikanlılık, adam olmak, bilmem ne duruşu, camia tavrı, adabı, edebi... Bu laflar, çok seviyorsunuz ama havada kalıyor beyler. Altını doldurmak için Metin Kurt size zemin açtı. Asıl oradan yürüyün, o zaman görürüz boyunuzu, posunuzu, havanızı, delikanlılığınızı... Merak etmeyin, siz yola çıkın, arkanızdan on binler gelecektir. İşte o zaman toprağı bol olur Metin Kurt’un. O zaman huzur içinde uyur!

‘Kasıt olduğunu sanmıyorum’ Geniş bir katılımın yaşandığı Metin Kurt’un son yolculuğuna eşlik edenlerden Galatasaray Sportif A.Ş. Genel Müdürü Lutfi Arıboğan TT Arena’da düzenlenen, ‘Galatasaray efsanelerini anıyor’ organizasyonu için Kurt’un da aranmayı beklediği şeklindeki bir soru üzerine, “Bir kasıt ve kötü niyet olduğunu düşünmüyorum. Şahsi bir problem olduğunu da sanmıyorum. Keşke ömrü olsaydı onu da çağırsaydık” dedi.