Olmadı olduramadık ve tur gitti bizden

Belki de ilk defa bu kadar reeldi tur; elle tutulacak kadar yakındı. Belki de ilk defa bu kadar net bir futbol vardı. Belki de ilk defa 180 dakikalık bir oyunda bu kadar sağlam ve denk bir futbol ortaya koydu Beşiktaş.
Olmadı olduramadık ve tur gitti bizden

Yok böyle olmamalı! Alışkın değiliz buna. Normalde, İngiltere Premier Ligi’nin en iyi dört takımından biri, Şampiyonlar Ligi gediklisi, bir zamanların finalisti, dünyanın en zengin takımlarından biri olan Arsenal evinde gelir farkını atar, hayallerimizi söndürür, havamızı alırdı, bizim takımlarımız da kös kös evine dönerdi. Türkiye’de futbol nereye gelirse gelsin bu kural değişmezdi. 

Hele de İngiliz takımları söz konusuysa... En iyi dönemimizde bile Chelsea gelir 5 atar, United 6’ya çıkar, Liverpool 8’e vurur, Milli Takım gol atamaz yedikçe yer... Kimi zaman mucizeler de yaşarız. Ama mucizedir onlar. Devamı gelmez. Parlarız, söneriz.

Ama bu sefer farklıydı. Hakikaten farklıydı. Belki de ilk defa bu kadar reeldi tur; elle tutulacak kadar yakındı. Belki de ilk defa bu kadar net bir futbol vardı. Belki de ilk defa 180 dakikalık bir oyunda bu kadar sağlam ve denk bir futbol ortaya koydu Beşiktaş. Ama olmadı olmadı olmadı. Bunu söylemek ne kötü. 1980’lerin o uğursuz, ezik cümleleri neden hortluyor ki kafamızda?

Bundan 30 sene önce böyle bir maçtan sonra takım havaalanında karşılanır, gazeteler şampiyon olmuşçasına teşekkürlerini sunarlardı...

Bundan 25 sene Metin-Ali-Feyyaz’lı takım bu futbolun yarısını herhangi bir Avrupa Kupası maçında oynasa herkesin hafızasında bir müstesna yer daha açılırdı...

Bundan 20 sene önce Sverrisson’lu, Sergen’li, Madida’lı Beşiktaş bu kalitenin ucunu gösterse Guy Roux’nun efsane Auxerre’ini yerle bir ederdi...

Bundan 15 sene önce Fevzi’li, Ali Eren’li, Yasin’li ama bir o kadar da Ertuğrul’lu, Nihat’lı, Amokachi’li kadro bu mücadeleyi üç maç gösterse kaybederler miydi hiç şampiyonluğu?

Bundan 10 sene önce Pancu’lu, Tümer’li o ‘Kadıköy fatihi’ kadro lige böyle bir futbolla başlasa tozunu atmadık takım bırakır mıydı?

Bundan 5 sene önce Bobo ve Holosko dışında beşten fazla gol atamayan o takıma Atiba’yı, Oğuzhan’ı, Demba Ba’yı, Ersan’ı, Veli’yi koysanız puan tablosu altüst olmaz mıydı?

Ama bugün diyemiyoruz bunu. Çünkü tur bitti, içimizden ‘minik bir balık kayıp gitti’. Evet çerçeveyi bulan şut yok, evet, gol diye ayağa kaldıracak an çok az. Evet, Arsenal de bayağı kaçırdı. Ama Şampiyonlar Ligi’nin kapısına kadar gelmişti Siyah-Beyazlılar.

“Olmadı, olduramadık ve bir damla yaş süzüldü gözlerinden” Beşiktaş taraftarının. Dün gece Kara Kartallar’a gönül vermiş herkes kafayı yastığa koyduğunda bu maçı tekrar oynayacak.

Ah be Demba Ba bulaydın şu ağları bir kere be!..

Yine de herkes teşekkür için kocaman bir alkış saklayacak içinde. Bu takımla gurur duymak lazım. Evet bu mağlubiyet ‘şerefli mağlubiyet’. O klişe acı bir gerçeğe parmak basıyorsa biz ne yapalım?