Sezon açılışı dediğin böyle olur

Memleket futbolu için bir tür resmi sezon açılışıydı bu maç. Tabii Bursaspor'un hepimizin unutmak isteyeceği deneyimini saymazsak (ki gerçekten saymazsak buna en çok Yeşil-Beyazlılar sevinecektir). O yüzden sadece sahadakiler değil klavyesi paslanan bizler de heyecanlıyız. Futbol sezonu yavaştan perdesini aralıyor işte. Isınma turları hepimiz için bitiyor.
Sezon açılışı dediğin böyle olur

Ama dünkü karşılaşma bir tür hazırlık maçı olarak addedilemeyecek kadar önemliydi. Her sene aynı şey oluyor, bizler de benzer yazıları yazıyoruz. Şampiyonlar Ligi ön elemesi oynayan takımlarımız için sezonun mali açından en değerli karşılaşmaları bunlar. Şampiyonluk maçının ederi bile anca bu kadardır. Düşünün Beşiktaş önümüzdeki iki turu sağ salim geçerse sezonluk transfer bütçesi kadar bir parayı muhtemelen cebine koyacak. 

Ama işte yetişmiyor hazırlıklar. Bir türlü bu döneme dört başı mamur gelinmiyor, gelinemiyor. Koca lig sezonunda doğru form tutturma hesapları, kısıtlı bütçeler, iç karışıklıklar derken ‘olduğu kadar’ oynanıyor. 

Neyse ki dün öyle olmadı. Geçen sezonun oturmuş omurgası Beşiktaş’ı sezon başı için son derece olgun bir takım gibi gösterdi. Hele de Tolga-Franco-Ersan üçlüsü kim bilir belki Liverpool’u, Arsenal’i bile özendirecek kadar dengeli ve uyumluydu. Ama sahanın tek derebeyi vardı Hutchinson. Pogba’ya milyonları dökenler için Atiba da çift basamaklı milyon Euroları hak ediyor bence. Aman şeytan kulağına kurşun. 

Sadece onlar da değil. Geçen sezon en çok eleştirildiği şey olan oyun kontrolünde de hem ittihat hem terakki gösteriyordu Beşiktaş. Misal ikinci yarıya baskılı başlayan konuk ekip bırakın pozisyon bulmayı, dört pası bir arada bile zor yaptı. Tamam tereddüt olan her bölgede gene yürek ağızdaydı. Kerim de, Serdar da, Necip de el yürekte izlendi. Ama herkes çok iyi mücadele etti ve takım savunması denen şeyi Kara-Kartallar geçen sezondan daha iyi yaptı. Nitekim bir gol de bu yarıda geldi ve tur rahata bindi. Son dakikada yenen penaltı golünün ise başka bir anlamı var bence. İkinci maçta yürekleri ağıza yakın bir yerde konuşlandırmak bir Beşiktaş geleneği sonuçta. Söz konusu olan Kara Kartallarsa hiçbir Avrupa kupası maçı öyle kolay izlenemez. İnanmayan Malmölülere, Valerengalılara sorsun. 

İkinci yarıda topyekûn muhasaralardan gelen birkaç top dışında -bu arada 77’de Tolga’nın nefis kurtarışını kayıtlara geçmek lazım- hiç açık vermedi Siyah-Beyazlılar. Oyunun kontrolünü de hiç kaybetmedi. Rakip bütün hatlarıyla yükleniyor gibi göründüğünde bile direksiyonda temsilcimiz vardı. 90 artı 4’teki penaltı da nazarı olsun işin. Az buz bir avantaj değil bu.
Feyenoord’a gelince. Tabii ki Koeman’ın takımı değiller artık. O proje belli ki son bulmuş. En iyi oyuncularını kaybetmekle ilgili değil bu. Ruhları da değişmiş. Van Gaal’ın etkisiyle hücum yapmak isteyen defansif bir kadro gibiler. Olmamış. İyi ki de olmamış. 

Kazandı Beşiktaş. Sadece maçı değil, özgüvenini, muhtemelen hiç değilse Avrupa Ligi’nden gelecek paraları, zamanı ve inancını... Umarım bir hafta içinde tüm bu sermayeyi harcamazlar...

ARTI-EKSİ TABLOSU
Hutchinson (+): Bu sezon ekstraya çıkacağı belliydi. Daha ilk maçından ispat etti. Orta sahada santral görevi gören bir ahtapot gibiydi. Her yere nakil aracı gibi yetişti. Topun hücuma geçişinde katalizördü. 76’da çıkardığı top artık abartıydı. Buna alıştırmasın. Beklentimiz şişer vallahi. Siyah-Beyaz formalı Yaya Toure görmüş gibi olduk. 

Franco-Ersan (+): Atiba’dan sonra takımın en iyi oyuncusuydu. Tekil konuşuyorum. Çünkü muhtemelen tek bir beyin tarafından yönetildiler. Sezon öncesi olmasına rağmen sezgisel ve fiziksel uyumları kusursuzdu. Sakatlanmadıkları sürece Beşiktaş’ın en büyük artısı olurlar. 

Defans beşlisi (+): Tolga, stoperler ve iki bek, evet Motta’yı ve Serdar’ı da eklediğinizde betonarme örülmüş bir defans vardı. Kaleye neredeyse şut çektirmediler. Hava sahasını kapattılar. Piyadeleri en önde tutup kaleyi yasak bölge ilan ettiler. Sadece bu bile umut verici. Son dakikayı unutup konuşuyorum. 

Pektemek (+): Gol atması önemli değil. Önemli aslında, ama değil. Bu kadar mücadele eder ve boş koşuları eksiltmezse bu takımda ona bir yer bulur Biliç. Ne yapar eder yapar bunu. Yoksa ayıp olur. Adam her topa terini tek sermayesi gibi koyuyor. 

Dembe Ba (+): Tamam son yarım saat izledik sadece. Ama topa her dokunuşu, pozisyon alışı Premier Lig kokuyor. Bunu biliyorduk bilmesine de o havanın takıma transfer olup olamayacağından emin olamıyorduk. İkna edici bir yetkinlik sundu. 

Oğuzhan (-): Onun önündeki fırsat kimsede yok. Çok uzun zaman sonra şampiyonluğa oynayan bir takım yerli 10 numara tercih ediyor. Bunun kıymetini bilmeli. Ne yazık ki gole neden olan korner dışında böyle bir izlenim vermedi. O oynarsa herkes oynar. Bunu artık kendisi de fark etse iyi olacak. Sorumluluk alan ve sağlam bir oyun bekliyor herkes. 

Motta (-): Sadece son dakikadaki penaltı değil sorun. Defansta biraz pürtelaş, hücumda ise karmaşıktı. Bu takımın yatırımlarından biri olarak daha iyi futbol oynaması bekliyoruz. O iyi oynarsa Serdar’ın da yükü azalıyor. 

Kerim, Necip, Pektemek ve Serdar (bonus +): Bu takımın yumuşak karnı olarak görülüyorlar dördü de. Buna inat çok iyi mücadele verdiler. Yeteneklerini tekzip eden bir çaba vardı. Bu önemli, çünkü onlar böyle oynarsa Beşiktaş yeni bir gömlek giyer.