Üç büyüklere rehabilitasyon haftası

İstanbul?un şampiyon efendileri bu sezon ikinci kez hep birlikte kazandılar, mutlular. Şimdilik tabii. Tıpkı Eskişehirspor, İstanbul Büyükşehir Belediye, Konyaspor ve Hacettepe gibi. Yedi haftada beşinci antrenör değişikliğinin yaşandığı ligde neredeyse kimse mutlu ve huzurlu bir gelecek hayal edemiyor
Üç büyüklere rehabilitasyon haftası

Galatasaray, Ali Sami Yen?de konuk ettiği Trabzonspor?u 3-0 yenerek rakibini liderlikten etti. FOTOĞRAF: HÜSEYİN YAVUZ

Bileşik kaplar kanununun işlediği bir haftayı geride bıraktık. İyiler kötüledi, kötüler iyileşti, lig dengelendi, meydan gümbür gümbürdendi. Ligin başında açılışı üst perdeden yapan Trabzonspor, Bursaspor (ki galip gelseler diğer fanilerden farklı bir şekilde liderliği de tadacaklardı), Gaziantepspor ve Kayserispor yenilince tüm takımlar dirsek temasla dizildiler. Trabzon sezonun ilk yenilgisini aldı, diğerleri ikinci kez bu acıyı tattılar. 7 hafta geride kaldı ligde kazandığından daha fazla maç kaybeden 8 takım var, ki onlardan biri de Fenerbahçe. Fenerbahçe demişken; ligdeki ilk deplasman galibiyetini bile olaylı aldı Sarı-Lacivertliler. Artı doksanın artısında bakiye verdiler. Tabii ki Semih’le. Geçen senenin gol kralı ‘genç yıldız’ iki sezonda ligde attığı 19 golün 12’siyle puan kazandırdı, 5’ini son dakikada attı. İşte bu ‘yakın geçmiş’ sayesinde de yedeklik tartışması da rafa kalktı nihayet. Peki Kadıköy’de sular duruldu mu? Ligin en hırçın ikinci takımı için bu öyle kolay olmayacak gibi. İki Arsenal maçı ve onların ardından gelecek Galatasaray derbisi her şeyi belirleyecek.
Futbol 89 dakika olsa...
Kocaeli ise son kullanım tarihi pek uzun olmayan acil eylem insanı Yılmaz Vural’la ikide sıfır yaptı. Son altı maçlarını kaybettiler. Eğer maçlar 89 dakika olsaydı, üç puanları daha olacaktı. Ki bu bile onları küme düşme hattından kurtarmaya yetmeyecekti. Yine de son üç haftadır +90 mağduru olmak koyuyor Yeşil-Siyahlılar’a. Yılmaz Vural’ın bienallik saha kenarı performansı işleri düzeltemezse hepten sarpa saracaklar.
Fenerbahçe’nin aksine Beşiktaş’ta kriz başlamadan bitmiş gibi duruyor. Gazete başlıklarına bakılırsa Mustafa Denizli bir maçla her şeyi düzeltmiş sanki. Haftaya Sivasspor maçında bir yol kazası olursa bu sefer de Ertuğrul Sağlam’ı çağırırız, dönüşümlü giderler. Şaka bir yana, Beşiktaş aslında ligin en merak edilesi takımı olmayı sürdürüyor. Zaten oturmuş kadrosuna, bir de Denizli ve onun enteresan taktik hamleleri eklenince her an her şeyin olabileceğini düşünmek mümkün. Umarız liderlikten her düşüşlerinde antrenör değiştirmezler. Ligin yenilgisiz tek takımının attığı 14 golün 12’si yabancılar şubesinden. Gençlerbirliği ise biraz tribünlerle, biraz biricik diktatörüyle, biraz da renksizleşen takımıyla iştigal halinde. Bir zamanların kadrolu oligarşi avcısı İstanbul’un efendilerine son 17 maçtır yeniliyor. 

Ligin en dertli ikilisi
Gençlerin hemşehrisi Ankaraspor ise son beş maçın dördünü alarak ‘çıkış ya da çıkışlar’ aradığını ispatlamış oldu. Yenik duruma düştükten sonra kazandıkları ikinci maç bu. Antalyaspor ise onların tam tersi öne geçtiği maçlarda tam 12 puan dağıttı. Kocaelispor’la birlikte ligin en dertli ikilisini oluşturuyorlar. Gerçi Antalya dört büyüğün üçüyle, Kocaeli ikisiyle oynadı ve kurtuldu. Körfez ekibi ayrıca Sivas-Bursa-Kayseri üçlüsünü de atlatmış olmanın umuduna tutunuyor. Antalyaspor ise yenilen 17 golü hazmetmenin yolunu arıyor. Ankaragücü, Cemal Aydın’a yöneltilen eleştirileri antrenör kovarak aşmaya çalışıyor. Önce yardımcılar gitti, şimdi de Hakan Kutlu. Konyaspor, İstanbul BB ve Eskişehir rehabilitasyon galibiyetleriyle kapattı haftayı. Abdullah Avcı’nın takımı ilk kez galip geldi, Eskişehir ilk kez deplasmanda üç puan buldu.
Haftanın maçı ise son akşamda tek başına çıktı sahneye. Turuncu formalı Galatasaray, beyaz formalı Trabzon’u ağırladı, tribünler ise frapan renkler yerine Alpaslan Dikmen’i anmak için siyah ağırlıklı bir sarı-kırmızıya bürünmüşlerdi. Neyse ki hakemler sarı ya da turkuaz formalar yerine siyah giydiler de işin suyu çıkmadı. Mazruftaki bu renklilik zarfı da etkilemiş olmalı. Tempolu, keyifli bir maç izledik. Aslında hakedişi 3-0 değildi, ama Sarı-Kırmızılılar’ın üst perdeden oynayabilen daha fazla topçusu var ve onlardan yüksek randıman almak takımı kestirmeden götürüyor. Bu sezon dördüncü kez üç veya daha fazla gol atmış oldular böylece. Geçen sene olduğu gibi bu sezonda 7 haftada 17 gole ulaştılar.

Skibbe’ye muhtıra
Aslında böyle bir takımda her şey güllük gülistanlık olmalı. Oysa milli maç arasında yine bulanık sularda yüzdüler. Skibbe’ye muhtıra verircesine kuvvet komutanlarına el çektirdiler. Yetmedi, Alman teknik direktörün tepesine de Süleyman’ın kılıcını astılar. Belki de bu yüzden adamcağız lideri 3-0 yendikleri maçtan sonra bile ‘görevimin başındayım’ mesajları göndermek durumunda kalıyor. Fakat şurası da kesin. Bir zamanların 103’lük Fenerbahçe’si gibi her maç bir yıldızlarını devreye sokup maç kazanmaya devam ediyorlar. Bu böyle gittikçe herkes çok yakında birbiriyle öpüşür barışır. Trabzon ise iyi tutturduğu kıvamı iki büyük maçta zedelemekten şikâyetçi. Yattara’lı mı, Yattara’sız mı olacaklarını anlamaları gereğinden fazla uzun sürdü. Son üç maçta 7 gol yemiş olmak hazım sorunu yaratıyor. Bu yüzden haftaya Gaziantepspor maçı önemli. Krizdeler mi değiller mi göreceğiz.