'Kötü kızlar' tımarhaneye!

Tiyatro Jest'in yeni oyunu 'Havada Yüzmek', İngiltere'de 1970'lere kadar devam eden, 'ahlaksız' kadınların hapsedildiği insanlıkdışı bir akıl hastanesinde geçen, gerçek bir öykü...
'Kötü kızlar' tımarhaneye!

Dünyaya evlilik dışı çocuk getirdiyseniz, erkek gibi giyinip pipo içiyorsanız, birileri ‘cadı’ olduğunuzdan falan şüpheleniyorsa; kısacası ‘kadın başınıza’, elalemin tasvip etmediği davranışlarda bulunuyorsanız kendinizi ‘Sabıkalı Akıl Hastaları Hastanesi’nde buluyorsunuz. 1920’ler İngilteresi. ‘Ahlaksal açıdan embesil’ kadınlar bu akıl hastanesinde tutsak vaziyette ömür tüketiyor. Bizzat aileleri tarafından bu zindana kapatılmış iki kadın var sahnede: Aristokrat bir ailenin prenses kıvamındaki kızı Persephone ile ondan biraz daha büyük olan, üniforma hayranı, sert mizaçlı Dora. Her gün temizlik yapmakla yükümlü oldukları bir saati birlikte geçiriyorlar. Birlikte yaşlanıyorlar. Birlikte hayal kurup, çaresizlikten birlikte bitkin düşüyorlar. Ta ki 1972’de, bu insanlıkdışı akıl hastanesi kapatılıp, yarım asırdan uzun süredir burada hapis tutulan insanlar belediyenin tahsis ettiği evlere yerleştirilene kadar.


Tiyatro Jest’in ‘Havada Yüzmek/ Airswimming’i, İngiliz yazar Charlotte Jones’un kaleminden çıkmış. Jones İngiltere’de, dönemin ahlak kurallarına aykırı bulunan kadınların kapatıldığı gerçek bir akıl hastanesinden ve 50 küsur yıl sonra azad edilen gerçek iki kadından ilhamla yazmış oyunu. Seçil Honeywill’in Türkçeleştirdiği, Murat Sarı’nın yönettiği oyun; Persephone (Neriman Uğur) ve Dora’nın (Zeynep Gülmez) akıl hastanesindeki gerçek hallerinin yanı sıra, ışık ve kostüm geçişiyle iki kadının zihinlerinde yaşattıkları Porph ile Doph’u da getiriyor önümüze. 20’lerin ABD’li yıldızı Doris Day’e delice hayran, kırılgan kişilikli bir genç kız olan Porph ile onu adeta himayesine almış olan güçlü bir kadın olan Dorph. Geçiş aralarında, İngiltere’deki söz konusu hastaneden, iç acıtıcı gerçek fotoğraflar da eşlik ediyor.

‘Havada Yüzmek’ oyunculukları, dekor, ışık ve kostüm tasarımı; kısacası yarattığı atmosferle tertemiz, jilet gibi bir prodüksiyon. Neriman Uğur ve Zeynep Gülmez’in performansları da öyle. Oyunun tek ama maalesef temel bir kusuru var: Akıl hastanesi sahneleriyle paralel giden ‘hayal düzlemini’ anlamlandırmak seyirci için pek kolay olmuyor. Kusursuza yakın bir rejiye rağmen, -muhtemelen- metin çözümlemesindeki eksiklik nedeniyle, bazı şeyler havada kalıyor. Daha az önemsiz olsa da benzer bir sorun Dora’nın kimliği için de geçerli: Erkek gibi davranan, kahramanları hep ‘erkekleşen’, asker-kadınlar olan Dora aslında bir trans mı, yoksa ‘erkeklik mitine’ övgüler düzen bir kadın mı? İlkiyse eğer; bu, oyunda yeterince net değil. Yok eğer ikincisiyse –ki öyle görünüyor- kadınların maruz bırakıldıklarını anlatan bir metinde/oyunda buna ne gerek var?
Öte yandan hem metnin tamamı, hem diyaloglar hem de oyunculuk performansları bu iki kadının yaşadığı çıkışsızlığı –bilhassa sonlara doğru- seyirciye yoğun bir his olarak geçiriyor. İçini cız ettirecek kadar kuvvetli bir şekilde…

Sevgilinizle el ele yürümeniz gereken 10 sokak
 

HAVADA YÜZMEK
Yazan: Charlotte Jones
Yöneten: Murat Sarı
Oyuncular: Neriman Uğur, Zeynep Gülmez  
Süre: 110 dk.
Bilet Fiyatı: Öğrenci 25, Tam 40 lira.
Ne zaman, nerede?: 3 ve 19 Şubat 20.30’da Kadıköy Halk Eğitim Merkezi’nde.