Adı üstünde, 'en iyi'siydi George Best...

Birkaç zamandır gazetelerde kısa haber olarak görüyorduk onun ölüm döşeğinde olduğunu.

Birkaç zamandır gazetelerde kısa haber olarak görüyorduk onun ölüm döşeğinde olduğunu. Beklenen haber ise ne yazık dün ajanslara düştü: George Best öldü... Yaşı 50'nin üstünde olmayanlar, 60'larda George Best'in ne olduğunu pek bilmezler tabii. 1 Ocak 1974'te Manchester United'la son maçına çıktı George 'The Belfast Boy' Best. Queen's Park Rangers'a 3-0 yenildiler. Hakkında yazılan otobiyografiler başka tarihleri verse de, George Best'in dünyadan gerçek ayrılış tarihi buydu aslında. Tommy Docherty, bir antrenman daha kaçıran 'Georgie'ye' artık tahammül edememiş ve kontratını feshetmişti. Tanıdığımız Best belki de o gün öldü.
Futbola, ikinci yaş gününde büyük annesinin hediye ettiği topla başladığını söyleyen George Best'in resmi başlangıcı 15 yaşında (bugün olsa altyapıya almazlar yaşlı diye) doğup büyüdüğü İrlanda'dan ayrılıp İngiltere'ye geldiğinde oldu. Antrenörü Matt Busby'ydi. Sadece iki sene sonra, 14 Eylül 1963'te dönemin lig ikincisi West Bromwich karşısında forma şansı buldu. Orta sahada oynayan takım arkadaşı Graham Williams maçın durduğu bir anda George Best'ten yüzüne bakmasını isteyecekti.
Şaşıran Best'in "Neden?" sorusunu da "Seni hiç önden göremedim. Benim için karşı kale çizgisine doğru hızla koşarak uzaklaşan bir sırttan ibaretsin!" yanıtını verecekti.
Manchester formasıyla tam 180 kez havalandırdı rakip fileleri. Manchester United'ın ikinci altın çağı başlamıştı. Bir uçak kazasında yok olan ilk takımın, Busby Babes'in, yıldız ismi Duncan Edwards'ti. İkinci dönemini sürükleyen üç isim Denis Law, Bobby Charlton ve George Best oldu. Bu üçlü ilk defa 18 Ocak 1964 tarihinde bir arada oynadı. 4-1 biten maçın iki golü Law, biri Charlton, biri Best imzalıydı. 1968'de Avrupa Kupası'nı kazanacak takım doğmuştu.
İngiltere için Beatles'larla birlikte 60'ları tanımlayan isimlerden biri oldu George Best. Hatta Beatles'ın 'Sergeant Pepper's Lonely Hearts Club Band' albümünün kapağını yapan grafik sanatçısının albüm kapağına Best'in bir siluetini yerleştirdiği söylenir. Albüm piyasaya MU'nun George Best'le kazandığı ikinci şampiyonlukla aynı yıl, 1967'de çıkar (ilki 1965). Aslında 'El Beatle' lakabı kendisine bu albüm olayından bir sene önce, Portekiz basını tarafından takılmıştır. Manchester United, Benfica'yi tam 5-1 yendiğinde (MU yarı finalde Partizan'a elendi). Futbolla ilgilenenler belki o maçta attığı iki golü hatırlarlar, peki Lizbon Havaalanı'nda başında bir 'sombrero', bir pop-star gibi karşılandığını hatırlarlar mı? Best, Lennon ya da McCartney'den hiç de farkı olmayan bir yıldızdı gerçekten.
İngiliz futbolu o dönemde de kendi şöhretlerini (Tom Finney, Stanley Matthews) ve yıldızlarını (Johnny Haynes) yaratmıştı ama tarihinin ilk süperstarı kuskusuz George Best oldu. Bir yanda, sahaya çıktığı her maçta seyredenleri dünyanın obur ucundaki o büyülü ülkeye götüren, peş peşe altı sene MU'nun en çok gol atan futbolcusu olan, 41 maçta 28 gol attığı 1967-68 sezonundaki performansıyla 'Altın Top' ödülünü kazanan bir oyuncu; öte yanda tüm boş vakitlerini Londra gece kulüplerinde, restoranlarında kadınlarla, kumarla harcayan bir adam. Antrenörü Tommy Docherty "Best'in asıl trajedisi ne kadar uzağa gidebileceğini asla bilemeyecek oluşumuz" demişti.
Best eğer James Dean gibi genç bir yaşta ölmüş olsaydı, bugün futbol dünyasının en büyük efsanelerinden biri olmuştu. Ama ölmedi. Onun yerine kendini ve şöhretini tüketmeyi tercih etti: "Kadınlara, arabalara ve içkiye çok büyük paralar harcadım. Geri kalanını da çarçur ettim" diyen Best, 2000 yılında doktorların "İçkiyi bırakmalısın, derhal!" lafına da kulak asmadı, 2002'deki karaciğer naklinden altı ay sonra sarhoş araba kullanırken yakalanmasına da. Şubat 2004'te bilinci yerinde olmadığı bir halde getirildiği hastanede ikinci karaciğer nakli gerçekleşti. Ben bu yazıyı yazarken de hâlâ hastanedeydi. Bağışıklık sistemi artık en ufak bir mikrobu savuşturamayacak kadar zayıf.
Belki de Best, kendi yazdığı şanlı tarihin dip-notu olarak sürdürdü hayatını 1974'ten sonra. Allah'tan dipnotları kimse okumaz ve baki kalacak olan onun 'Best' (en iyisi) olduğu olacak.