Bu işyerinde grev var... ya da yok...

Bu hafta sonu Fransa?da ligler profesyonel futbolcular maçları boykot ettiği için neredeyse oynanamayacaktı... Ancak şimdilik rafa kaldırıldı. Peki grev neden çıkıyordu? Yazıya buyrunuz...
Bu işyerinde grev var... ya da yok...

Lyon’lu Juninho’ya göre maaşlar zamanında yatarken grev yapmak yersiz.
Fotoğraf: afp


Sizi bilmem ama ben geçtiğimiz hafta sonunu bayağı bir süredir heyecanla bekliyordum. Sadece kocacığımın doğum günü olması münasebetiyle değil, Eskişehir-Galatasaray randevulaşması için de değil, pek çoğunuzun muhtemelen haberi bile olmadığı bir sebepten, Fransa’daki muhtemel futbol grevi yüzünden...
Her şey Lig Başkanı posbıyık Frederic Thiriez’in yönetim kurulunda başkanlara ait sandalye sayısının 12’den 14’e çıkarılması teklifini spor bakanı Bernard Laporte’a sunmasıyla başladı. Bu, alınacak kararlarda oyçokluğunun başkanların eline geçmesi anlamına geliyordu ve endüstriyel futbol çağında, dinleri imanları para olan başkanların tek karar mercii olması düşüncesi bile profesyonel futbolcular sendikasını harekete geçirdi.
UNPF Başkanı Philippe Piat, karar yetkisini bunlara verirsek antrenörlerde diploma şartı aranmasın, kadrolar çok kalabalık 15 kişiye insin, haftada bir maç az, iki maç yapılsın, bu kadar maaş çok, ücretler indirilsin diye akıllarına her gelen konuda karar alırlar maazallah diyerek 24-25 Ekim hafta sonu üyelerini, ki Fransa’da ‘profesyonel’ 1. ve 2. liglerde oynayan futbolcuların yüzde 83’ünden bahsediyoruz burada, dikkatinizi çekerim, greve çağırdı.
Zaten Fransa’da grev deyince bi’ durmak gerekir. Bu arkadaşlar aklınıza her gelen konuda grev yapma potansiyeline sahiptirler ve tabir caizse canları sıkılınca grev yaparlar. Üstelik grev konusunda hiçbir konuda olmadıkları kadar dayanışma içindedirler. Bugün, diyelim metro çalışanlarının grevi var, öğretmenler sendikası ne alaka demeden hemen desteğini verir, ne de olsa yarın da onların aklına grev yapmak için harika bir fikir gelecektir. Yanlış anlaşılmasın, dayanışmayı da, grevi de severim ama Fransa’da olay bu boyutları çok aşmış durumda. Havaalanına, n’olur n’olmaz diye 3,5 saat önce giden benim bile sırf bunların muhtelif grevleri yüzünden iki kere uçak kaçırmışlığım var diyeyim, siz durumu anlayın. Değil ben, Karl Marx bile isyan ederdi... Ama Fransızlar etmez.
Dolayısıyla futbolcular sendikasının grev kararına, antrenörler ve hakemler sendikasının desteği gecikmedi. Tam o noktada devreye Başkanlar Sendikası girdi! Başkanlar Sendikası da kulağa çok komik geliyor ya, neyse...  “Bir şirketin ortakları tarafından yönetilmesi ne kadar normalse, ligin de kulüpler tarafından yönetilmesi o kadar normaldir” mealinde bir açıklama yaptılar ve “Grev yapan sonucuna katlanır” diye aba altından sopa gösterdiler. Fransa’da futbol kapitalizmini neredeyse tek başına temsil eden Lyon Başkanı Jean-Michel Aulas, “Profesyoneller oynamazsa PAF takımla çıkarız, maaşlarından da gerekli kesintiyi yaparız” dedi. 

Ateşe körükle giden başkan
Mickael Landrau, Benoit Cheyrou gibi yıldız futbolcular ve Claude Puel gibi teknik direktörler grev olursa, bunun haklı nedenlerle olacağı açıklamasını yaparak greve destek verirken, Lyon topçusu Juninho, “Brezilya’da maaşlarımızın üç ay ödenmediği olurdu ve bizim devam etmekten başka şansımız yoktu. Paralarımızın ne zaman ödeneceğine de, futbol geleceğimizin ne olacağına da kulüp karar verirdi. Burada maaşların gününde hesaba yattığı bir kulüpte grevden bahsetmem zor” diyerek konuya üçüncü dünya ülkesi açılımı getirdi. Bordeaux başkanı Triaud, “Sendikacılar şahsi hırslarını tatmin etmek için futbolcularıma şantaj yapıyor” diyerek ateşe körükle giden insan portresi çizdi.
Olaylar çok enteresan noktalara gidiyordu ki, sonunda federasyon başkanı Escalettes dile geldi ve olası bir grevin kendisini hiç memnun etmeyeceğini açıkladı. Konu hakkında pasifliğiyle eleştirilen federasyon başkanı konunun kendisini değil ligi ilgilendirdiğini eklemeyi de ihmal etmedi. En sonunda olayları başlatan isim Thiriez, konuyu kendi içlerinde bir daha görüşeceklerini söyledi de lig bu hafta sonu oynanabildi. Ve bu vesileyle zenginin grevi züğürdün çenesini yormuş oldu...