Cevabı olmayan futbol soruları

Güiza iyi transfer mi? a) Kesinlikle evet b) Ziyadesiyle hayır c) O paraya değmez d) Hepsi e) Hiçbiri. Hayat futbola benzediği için cevap ya d ya da e şıkkı olacak ve bunu kimse önceden tahmin edemeyecek
Cevabı olmayan futbol soruları

Güiza?nın nasıl bir futbolcu olduğunu ancak sezon sonunda anlayacağız. FOTOĞRAF: AZİZ UZUN / AA

Bu ülkede insanların futboldan bile çok bildikleri ve parlak fikirlerini paylaşmak için davet beklemedikleri bir diğer alanın bebek yetiştirmek olduğunu tecrübeyle öğrendim sevgili okur. Nasıl futbolda doğru-yanlış yoksa ve fikrin (yabancı sayısı sınırlanmalı-sınırlanmamalı, ligin kuvvetli olması milli takımı bozar-bozmaz, genç futbolcuların büyük takıma transferi için yaş sınırlaması getirilmeli-getirilmemeli vs) ne olursa olsun, seni doğrulayacak bir örneğin mutlaka olması gibi, her doğan da bir şekilde büyümüş ve etrafta gördüğünüz herkes bir zamanlar bebekmiş yani. Dolayısıyla futboldan bile çok “Ben yaptım oldu” tavrı hakim cemaatte. Ama beterin beteri kategorisi aranıyorsa, işte o da kucağında bebekle dolaşan bir futbol yorumcusu anne olmak olmalı. Düşünsene, sokaktaki herkesin sana söyleyecek birşeyleri var ve kimse söylemeye çekinmiyor.
Geçen gün bir kafede kahvaltı ediyoruz mesela ve ortalama Türkler olarak aslında tek yapmak istediğimiz bir sonraki öğünde ne yiyeceğimizi konuşmak. Ama kafenin işletmecisi ısrarla bizimle futbol konuşmak istiyor ve mecburen iki zeytin arası Semih’ten giriyor, Fatih Terim’den çıkıyoruz sabah sabah.

Çıtayı en yükseğe koyarsanız
Yok Semih varken Güiza’yı o paraya almaya değer mi, yok Aragones iyi mi, Galatasaray bu sezon ne yapar, Beşiktaş ‘İbrahimler’i affetmeli mi sorularına afyonunuz patlamadan cevap vermek zorunda kaldığınızı düşünün. Üstelik ne cevap verirseniz verin karşınızdaki kişi tatmin olmuyor, çünkü (tabii ki!) daha iyisini biliyor.
Bu kısa ama acıklı deneyim sonrası illa bir çıkarım yapmam gerekirse, o da şu olsun: Siz siz olun hayatta ve transferde çıtayı çok yükseğe koymayın. Hayır, sonra ne yaparsanız yapın yetmiyor. Kapı Ronaldinho’dan Xavi’den açılınca, Güiza adamı kesmiyor. Oysa herkes bencileyin ‘Elinden gelenin en iyisini yap’ ekolünden gelse, iyi bir şeyler yapmak için yüksek atlama çıtalarına ihtiyaç kalmayacak.
Gelelim kafeci abinin sorularına: Güiza iyi transfer mi? Eh uzun yıllardır ülkemize beş büyük ligden herhangi birinin son gol kralının geldiği olmamıştı valla. Çok mu pahalı? Onu henüz bilemeyiz. Beşiktaş Holosko’yu transfer ederken söylediğimin aynısını tekrar etmek gerekirse, bunu kendisi belirleyecek. Belki harika maçlar çıkaracak, takımını sırtlayacak ve kimsenin gözüne pahalı görünmeyecek. Belki de ‘İkinci Kezman vakası’ olacak. Bu şimdilik belli değil. Belli olana kadar da söylenecek her şey boş.

Sanctis de tartışılacak kuşkusuz
Tıpkı Galatasaray’ın yeni kalecisi De Sanctis hakkında söylenenlerin boş olduğu gibi. Adam Sevilla’nın yedek kalecisiymiş. Galatasaray as kaleci Palop’u alsaydı, bu sefer de adam 35 yaşında diyeceklerdi. Yan toplarda zayıfmış da bilmem neymiş. Yahu dünyada gol yemeyen kaleci var mı? Karşıdan lamba gibi gelen topu sürekli kaleye alana da zaten kaleci demiyorlardır herhalde. Dolayısıyla bu bakış açısıyla dünya üzerinde faal futbol oynayan kalecilerin büyük çoğunluğu yan toplarda zayıf demek oluyor bu. Düşün De Sanctis’in yakasından.
‘İbrahimler’in affı konusunda ise bu Beşiktaş’ın yapacağını söylediği sonra da vazgeçtiği ilk şey olmayacak. Üzerinde konuşmak kelime israfı. Sorulması gereken asıl soru kavga edenler diyelim Delgado ve Nobre olsaydı onları aynı kolaylıkla kapıya koyabilecekler miydi olmalı, bunu da birileri sormuştur herhalde. Yani...