'Ülke iklimine uyumlu' stat...

İlk düşen karda köy yolu gibi kapanıverir mi koca stat? Her şeyden geçtim iki senedir bir metro halledilemez mi? Cevabı yaşayarak gördük.

Şu anda dışarda gökgürültülü kar yağışı sürüyor... Bu yaşıma geldim, gelirken bayağı bir kış ikliminde yaşanmışlık, kayak merkezlerinde bulunmuşluk filan da biriktirdim ama karın yağarken gürültü çıkardığını ilk defa görüyorum... Gerçi daha önce kar yağışı yüzünden bir Şampiyonlar Ligi karşılaşmasının ertelendiğini de hiç görmemiştim... Her şeyin bir ilki oluyor işte hayatta... 

Bazı şeylerin ilki hadi olsun, olmuşla ölmüşe çare yok diyelim ama bazı şeylerin de sonu gelmeli artık yahu, yıl olmuş 2014... İnsan yaşaya yaşaya kanıksasa da aslında ilk ciddi kriz anında, yine aynı sorular, aynı cevapsızlıklar, aynı artık günü bile kurtaramayan açıklamalar bir kez daha ısıtılıp karşımıza geliveriyor işte, artık dalga geçer gibi... 

Roket bilimi de değil ha, daha iki sene önce yapılmış, reklamlarında Cem Yılmaz ve arkadaşlarının yere yatıp kulunçlarını ısıttığı bir stadın zeminindeki ısıtmaya ne oldu gibi basit sorular bunlar... 21 derecede çalışıyormuş, doğalgazlıymış, yok elektrikliymiş derken ısıtmanın asıl amacının çimlerin köklerinin donmaması olduğunu öğrendik çok şükür. Gel gör ki açarken stadın reklamını bununla yapmışsın, bu stat yılın 365 günü yaşayacak, gelir kapısı olacak demişssin, ilk Madonna konserinde zemin patlamış; daha geçen sene, yine bir Şampiyonlar Ligi maçında sel felaketi yaşanmış, futbolcular yağmur sularına kapılıp gitmekten zor kurtulmuş, hava ısındığında bu defa çimler sararıp solmuş, daha bütün bunların senesi dolmadan, daha ilk düşen karda koca stat köy yolu gibi kapanıvermiş... Yani Allah’a şükür, çok gezdik, çok modern stat gördük ama ülke iklimine bu denli uyumlusu valla bizim için de ilk... Acaba zemin değişirken bu sefer de ısıtma mı bozuldu? Malum evine usta giren herkes bilir ki bir şey yapılırken illa bir şey bozulur, bir montaj sırasında sayılı malzeme bile ‘Bunlar fazla çıktı abla’ diye elinize tutuşturuluverir... Herhalde bu da o hesap... Zemini yaparken, ısıtma mı ‘arttı’? 

Daha iki sene diyorum bak; iki senedir, geçtim zemini, geçtim ısıtmayı, geçtim o iki yılda çeşitli muhataplar arasında yaşanan çetin tartışmalarda kim vurduya giden ve son öğrendiğimize göre teknik açıdan yapılması artık imkansız çatıyı, bıraktım yağacağı günler öncesinden belli olan kara hazırlık yapılmayışını, iki senede bir metro halledilemez mi yahu?
Sahadaki maçın tatil edilme gerekçesi ‘futbolcuların insani şartlarda bir müsabakada karşılaşabilmesi ve sporcu sağlığı’ iken her maç gayet gayri-insani şartlarda maça gelip giden o taraftarların hali ne olacak? Dünyanın en pahalı kombinelerini, en pahalı maç biletlerini almanın ödülü ya metroda balık istifi ezilerek gitmek, ya (bir de sırf otoparka ekstradan 750 liralar filan ödeyerek) egzoz dumanında saatlerce beklemek... 40 katır mı, 40 satır mı, versiyon 2013... 

Maça gelmek bir dert, dönmek ayrı dert... Sıcak havada bir dert, yağmurda başka dert.. Hele önceki geceki gibi karda, yaşamayan bilmez kategorisi... Metroya inen iki metrelik minicik rampa donar mı? Eh doğa şartları bu, donar. Peki stada iki metre uzaklıktaki rampaya bir tedbir alınmaz mı arkadaş? Düşen, kalkan, poposunun üzerinde kaya kaya inen, sağdaki tek tutulacak demir önünde bilet kuyruğu gibi sıraya giren... Aristokrat Galatasaray seyircisi kış sporlarını ne de olsa biliyordur vurdumduymazlığı mı bu? Ekmek yoksa pasta yesinler, yürüyemiyorlarsa kayakla gitsinler? Fransız ekolü de bir yere kadar aaa!.. 

Uzun lafın kısası, hakem bu maça metroyla gelmeye kalksa maçı çok daha önce tatil ederdi... Bir üst tura çıkmış olmak bu detayları unutturmamalı. Bu stadın ulaşım problemi çatı kadar, zemin kadar ciddi... O gecenin ardından dün tekrar stada giden her taraftara bilet sorulacağına liyakat nişanı verilmeliydi.