Parayı kopardık ama...

Son 16 ay içinde Türkiye üçüncü kez dışarıdan para koparmayı başardı.

Son 16 ay içinde Türkiye üçüncü kez dışarıdan para koparmayı başardı. Bu defa vaat edilen miktar 10 milyar dolar. Söz konusu miktarın ekonomideki deliği kapatmaya yetip yetmeyeceğini göreceğiz.
Bugüne kadar dışar dan gelecek paranın büyüklüğünü tam olarak kimse bilmediği için yetkililer ekonomi programına son şeklini veremiyordu. O yüzden de doğru dürüst ne para politikası saptanabiliyor, ne de bütçenin gelir kalemleri belirlenebiliyordu. Kimse faiz oranlarının nereye oturacağını veya döviz kurunun hangi seviyede istikrara ulaşacağını kestiremiyordu. Artık dışarıdan alınacak para belli olduğuna göre, daha fazla beklemeye gerek kalmayacak. Programla ilgili her şey gün ışığına çıkacak demektir.
Bu defa yeniden para sözü vermeden önce yabancıların çok nazlandığı anlaşılıyor. Yeni Amerikan hükümeti baştan beri 'dara düşen ekonomilerin kurtarılması' konusunda hiç de olumlu düşünmüyordu. Ancak, Türkiye Amerika için, stratejik önemi yüzünden krizde yalnız bırakılamayacak kadar önemli bir ülke konumundaydı. O yüzden de Amerikan hükümeti, 'kurtarma operasyonuna' istemeyerek de olsa destek vermesi gerektiğini düşündü.
Bununla birlikte, Amerikan Hazinesi hazırlanan destek paketine kendisi doğrudan katkıda bulunmadığı gibi, diğer G-7 ülkelerinin de doğrudan para vermesini yerinde bulmadığını bildirdi. Oysa, daha önce Almanya, Türkiye'ye ikili yardım yapılmasının yerinde olacağını söylemişti. Bu durumda başta Amerika olmak üzere G-7 ülkeleri Türkiye'ye desteğin IMF ve Dünya Bankası kanalı ile verilmesini kararlaştırdı. Gözüktüğü kadarıyla, 10 milyar doların en az 8 milyar doları IMF tarafından sağlanacak.
Yabancılar parayı verirken de Türk hükümetinin kulağını çekmekten geri kalmadı. Amerikan Hazine Bakanı bunun Türkiye'ye sağlanan son destek olacağının altını çizdi. 'Aynı durumda bir daha karşımıza gelirseniz hava alırsınız' demeye getirdi. Bir Amerikan yetkilisi bu ülkede çok yaygın oynanan beysbole göndermede bulundu. Beysbolde sırası gelen her oyuncu üç atışta da elindeki sopayla karşıdan atılan topa vuramazsa oyun dışı kalır. Söz konusu yetkili, "Türkiye üçüncü defa topu ıskalarsa başka hakkı kalmayacaktır" dedi. Ayrıca, resmen ifade edildiğine göre, Türkiye'nin vaat edilen parayı alması için önceden üzerinde anlaşmaya varılan bazı konularda somut tedbirler alması gerekiyor. Bu konuların bir kısmı ekonomik bir kısmı da siyasal nitelikte. Oysa, daha önce başka ülkelerin 'kurtarma operasyonlarında' program üzerinde bir kere anlaşma sağlandıktan sonra, uygulamaya geçilmeden önce de ülkenin sağlanan kaynağı kullanmasına olanak tanınıyordu. Bu da dışarıda bizim hükümete duyulan güvenin ne kadar azalmış olduğunu gösteriyor.
Şimdi artık top Türkiye'de. Hükümetin adımlarını çok dikkatli atması gerekiyor. En tehlikeli şey, nasıl olsa para geldi diyerek yeniden gevşemek ve rehavete kapılmak. Herkesin aklını başına toplaması lazım. İşin şakaya gelir tarafı kalmadı.