Bir duygudur Snapchat

Popüler kültürün yeni fenomeni Snapchat sadece moda dünyasını değil, hayatı ele geçirmiş durumda. Son dönemde gerek 88. Oscar Ödül Töreni'nde gerek moda haftalarında yine en içeriden, en dinamik ve en samimi hikâyeler snap'lendi. Kaçıranlar için bir durum özetine var mısınız?
Bir duygudur Snapchat

Ben bilgisayarla büyüdüm. Kahverengi kasa Commodore 64’ten Nintendo GameBoy oyun konsoluna, dijital pet Tamagotchi’den iPad’e kadar aklınıza ne kadar araç gereç varsa çıkar çıkmaz kullanıcısı oldum. Büyüyünce yazılımcı olmadım ama henüz orta 2’deyken koşa koşa aldığım MS-Dos işletim sistemi sertifikasının, hayatımın çeşitli aşamalarında işimi kolaylaştırdığı bir gerçek. Ev telefonundan internete bağlanmaya çalışan hattın cızırtılı sesini ise unutmak mümkün değil. Sosyal medyanın hayatımıza girmesinden beri de aktif bir şekilde kullanıp, yaptığım çalışmalarda yer vermeye çalışıyorum.
Bunu bilen iş ve arkadaş çevremden de sürekli “Ben anlamadım; nedir anlatsana?” ya da “Bize snapchat’i öğretir misin?” gibi talepler geliyor. Çünkü ilgili olduğum tüm gündem konularını sabah kahvesi eşliğinde takip ediyor, gelişmelere ayak uydurmaya çalışıyorum. 16 yıl boyunca çeşitli dergi, gazete, web sitesi ve televizyon gibi aklınıza gelebilecek tüm yayınlarda içerik üretmiş biri olarak şunu söylemeliyim ki, bir yıla yakındır Snapchat’te vakit geçirmekten kendimi alamıyorum.

Bir de bu açıdan bakarsak
Snapchat’in yayıncılık tecrübesi adına kattığı yenilikleri teknik olarak buraya sığdırmam abesle iştigal olur. Ama şunu belirtmeme izin verin; geçtiğimiz akşam 88. Oscar Ödülleri’ni izlerken bir kez daha anladım ki, hiç görmediğim açılardan töreni izleme fırsatını başka hiçbir sosyal medya hesabımda bulamamışım. Snapchat’in yeni yayına başlayan web sitesinde de sunduğu Oscar hikâyesi sayesinde ilk kez izleyici koltuğundan bir gözle sahneye baktım. Kırmızı halıda yürüyen şöhretli isimleri, sahne arkası hazırlıklarını, eli belinde fotoğraflarının ya da ‘kim ne giymiş’ konulu Instagram paylaşımlarının ötesinde, o an orada olan Snapchat kullanıcılarının ürettiği içerikler sayesinde ilk kez kanlı canlı konuşurken heyecanlandım.

Kameralara poz veren tüm o Hollywood yıldızları ve o akşamki ışıltılı dünyaları olduğundan daha gerçekti benim için. İçerikten ziyaze, bir deneyimdi heyecanımı tetikleyen.

Y KUŞAĞININ NABZINI TUTMAK İÇİN 
Mesela bu çerçevede Madonna’nın yeni albümünün ilk klibi 'Living for Love’ın dünya prömiyeri için Snapchat’i seçmesi bir tesadüf değil; aksine son derece anlaşılabilir bir pazarlama stratejisi. Kendi öz oğlunun yaş grubu arasında eski popülaritesini yakalamak için attığı basit ama etkili bir adım. Tıpkı genç hedef kitle arasında oylarını Bernie Sanders’a kaptırmış olan, 68 yaşındaki Hillary Clinton’ın seçim kampanyasının bir ayağını da aktif olarak Snapchat’ten yürütmesi gibi.
New York Magazine’in moda eki The Cut’a geçtiğimiz hafta New York Moda Haftası’nı değerlendiren yılların usta moda eleştirmeni Cathy Horyn da adeta bir çizgi roman gibi yayınladığı son yazısında sosyal medyanın moda dünyasındaki etkilerini ve yeni jenerasyonun modaya olan tutkusunda ne gibi açılımlar ve dönüşümler yarattığına değindi.


İllüstrasyon:
Annie Goetzinger

New York Moda Haftası’nın, bu sezon alışılmışın dışında şovlara ve sunumlara ev sahipliği yaptığını anlatan Horyn, şöyle diyor: “Satınalmacılar neyin hakiki, neyin sadece sosyal medyaya yönelik olduğunu çok iyi ayırt ediyor kuşkusuz. Fakat bir popüler kültür fenomeni olarak moda dünyasının diğer oyuncuları; daha genç, parlak zekalı ve sürekli gözü telefonunda yaşayan kitleye ulaşmakta zorluk çekiyor. Bu da dolaylı olarak bende her şeyin samimiyetini sorgulamama neden oluyor.”


ŞU SIRA MODANIN RAKİPSİZ FENOMENi
Bu noktada Diane von Furstenberg’in Gigi Hadid, Kendall Jenner, Karlie Kloss gibi Snapchat’in aktif süpermodelleriyle dans edip selfie çektirdiği 2016 Sonbahar/Kış sunumunu hatırlamakta fayda var. Kendi alanında ilklerden biri diyebiliriz.

Bu jenerasyona dokunmak için kampanyalarında Snapchat’in aktif isimlerinden Ariana Grande’yi kullanan MAC Cosmetics’i de pas geçememek lazım. Sponsor oldukları New York Moda Haftası’ndaki bu son kampanya görseli size de Snapchat’in oyuncaklı filtrelerini hatırlatmıyor mu?
Peki Puma için hazırladığı kapsül koleksiyon defilesinde podyuma hazırlıkları snap’leyen Rihanna’ya ve onu elinden telefonunu düşürmeden izleyen konuklara ne demeli?

Snapchat’in moda dünyasındaki etkilerini gördüğümüz en uç noktalardan birini de geçen haftaki yazımda bahsetmiştim. Hatırlayacaksınız, Diesel’in son derece haşarı artistik direktörü Nicola Formichetti, kendi Snapchat tutkusunu 2016 İlkbahar/Yaz kampanyasına taşımıştı.

Barış Çakmakçı yazdı. "Modanın cinsel devrimi"

BİR HİKÂYENİN PEŞİNDE
Modellerin, moda markalarının ve hatrı sayılır isimlerin Snapchat’i artık daha aktif olarak kullanmaya başlaması ve hepsinin yeni bir yayıncılık tecrübesine girmesi, farklılaşan hikâyeler anlatmasını şahsen önemli buluyorum.

Mesela Burberry’nin sadece defilelerini Snapchat’ten yayınlaması değil, ünlü fotoğrafçı Mario Testino’yla gerçekleştirdiği casting’i ve David Beckham’ın 16 yaşındaki oğlu Brooklyn’le sokakta çektiği Brit parfümünün kampanyası da kayda değer bu noktada. Tıpkı Oscar ödüllerindeki gibi, çekimi saniyesi saniyesine kamera arkasında deneyimlemek benim için çok daha heyecan verici.

On location, lining up the first shot @BrooklynBeckham for #THISISBRIT

Burberry (@burberry) tarafından paylaşılan bir fotoğraf (30 Oca 2016, 02:54 PST)

Aynı şekilde Snapchat’i aktif olarak kullanan Gucci markasının, Guilty parfümünün tanıtımı için hesabı bir günlüğüne Jared Leto’ya teslim etmesi de hafızalarımızda taze. Kendileri oldukça iyi geridönüşler almış olmalı ki, bu işbirliği devam etti. Geçtiğimiz pazar akşamı 88. Oscar’lara markanın kreatif direktörü Alessandro Michele ile katılan Leto’nun arabadaki ‘en samimi’ hallerini de başka türlü nasıl görebilirdik yoksa?

Sözün özüyle, moda şayet bir duygu yaratma işiyse, Snapchat son dönemde bu taşın altına fazlasıyla elini koymuş durumda. Bu vesileyle en başta bahsettiğim yakın çevreme de Snapchat’i bir nebze anlatmış olduğumu düşünüyorum.