Kolera günlerinde moda

Mercedes-Benz Fashion Week Istanbul maratonu, bir sezon verdiği aranın ardından bu hafta yeniden gerçekleşiyor. 2016 Sonbahar/Kış koleksiyonlarının sunulduğu organizasyon; gündemin yarattığı moralsizlik, güvenlik endişesi ve kaos rüzgarına rağmen Türk modası adına bir takım olumlu gelişmeleri de beraberinde getirdi. Satırbaşlarına kısa kısa göz atalım.
Kolera günlerinde moda

Ben tehlikenin ve riskin olduğu yerde, her zaman avantajların da olduğuna inanmışımdır. Tıpkı içinden geçtiğimiz, yüreklerimize ateş salan, umutlarımızı körelten bu süreçte yapılması gerekenin aslında iyi yaptığımız işlere asılmak ve yeni gelen jenerasyona sıkı eserler bırakmak olduğuna inandığım gibi…
Mercedes-Benz Fashion Week Istanbul’un (#MBFWI) 15 Mart’ta başlayan etabı da bu inancımı destekler nitelikte. Geçtiğimiz ekim ayında güvenlik gerekçesiyle iptal edilen ve akabinde Tamer Yılmaz’ın fotoğrafladığı dijital defilelerle arşive kalkan #MBFWI, bu sezon kaldığı yerden dik bir duruşla devam ediyor. Tüm soru işaretleri ve endişe ünlemlerinin gölgesinde dört gün sürecek olan etkinliğin defile takviminin yeni ismlerin heyecanıyla dolu oluşu da bu anlamda bir avantajdı işte.


İŞLEYEN DEMİR PAS TUTMUYOR
Lüks sokak giyimini podyuma taşıyan Outkastpeople’ı, erkek giyim adına taze bir isim olan Can Yunus Çetinkaya’yı, Şansım Adalı’nın markası Sudietüz’ü de artık oyuna aldık. Daha önce Beyoz Kundura Fabrikası’nda bir defile yapan ama bu kez resmi takvime eklenen Brand Who’yu da unutmamak lazım. Birlikten kuvvet doğar; orası gerçek!
Cesur fikirleriyle adından bahsettiren Şafak Tokur, oyuna yılmaksızın devam eden sektör profesyonelleri Tuba Ergin, Çiğdem Akın ve Özlem Erkan; her sezon başarıyla ilerleyen Meltem Özbek, couture’ün haylaz kızı Zeynep Tosun ve Raissa-Vanessa duo’su da bu sezonu zinde tutan diğer isİmlerden birkaçı.


BU GENÇLER BİR HARİKA  
Bu sezon sektördeki 15'nci yılını Mercedes-Benz Celebrates Mehtap Elaidi defilesiyle anlamlandıran Moda Tasarımcıları Derneği Başkanı Elaidi’yle, her sezon olduğu gibi yaptığım sohbet çerçevesinde birkaç sorunun cevabını ve yol haritasını ilk günden edinme fırsatı buldum. Elaidi, Türk modasının ilerlemesi gereken yollarından bir tanesinin ciddi anlamda mayo ve plaj giyiminden geçtiğini düşünüyor.

Türkiye’den çıkmış Zeki, Kom, Sunset gibi markaların yanı sıra Oye, Moeva, Sand & Blue gibi genç ve taze markalara bu sezon Cihan Nacar’ın da eklenmesi #MBFWI’nin önemli kazanımlarından bir tanesiydi. İkinci defilesini yapan 5th Position ve parti teması nedeniyle hassasiyet gösterip takvimden çekilen Deniz Marşan’ın yeni markası Direct Message’ı, sınırları belirgin hatlarla tanımlı bu giyim grubuna eklenerek güçlenen taze kanlar olarak görüyorum.


GLOBAL OYUNCULARLA BİRLİKTE 
Türk modasına destek vermek amacıyla İstanbul’a gelen Bora Aksu’yu da en son 2010 yılında özel bir İstanbul koleksiyonuyla izleme fırsatı bulmuştuk. Londra’da geçen ay sunduğu 2016 Sonbahar/Kış koleksiyonunu bu kez İstanbul podyumuna taşıyan Aksu’nun defilesi de bu anlamda bir birlik mesajı veriyordu. Tasarımcı dostlarından İhracatçılar Birliği üyelerine, tasarım öğrencilerinden yayın yönetmenlerine kadar güzel bir kalabalık eşliğinde koleksiyonunu sunan Aksu’nun defilesindeki en ilgi çeken isim de Türk Halk Müziği sanatçısı Bülent Serttaş’tı kuşkusuz. İzleyenler arasında fısıldanan “Büyük bir Bora Aksu hayranıymış meğer” esprisi de kulağıma çalınan sözlerden biriydi.
Tıpkı Bora Aksu gibi Ayşe ve Ece Ege’nin markaları Dice Kayek de maratonda yer aldı. Uzun yıllar usta fotoğrafçı Nick Knight’la çalıştıktan sonra Givenchy ve Stella McCartney gibi markalara da filmler çeken, En İyi Moda Yönetmeni ödülü sahibi Marie Schuller’in kısa filmi Jokes #MBFWI’nin farklı etkinliklerinden bir diğeriydi.

From our screening during #mbfwi tonight! "Jokes" directed by @marieschuller starring @sofiarivolta & @lilynova97

DICE KAYEK (@dicekayek) tarafından paylaşılan bir fotoğraf (15 Mar 2016, 12:37 PDT)

Schuller’la karşılıklı içtiğimiz kahve eşliğinde bana anlattıkları da gerçekten umut vericiydi. Paylaşmadan geçmem mümkün değil bu bilgiyi: Türkiye’ye daha önce gelmiş olmasına rağmen özellikle moda haftasındaki gençlerin bu kadar tutkuyla modayı takip ediyor ve katılım gösteriyor olduğunu görmek dikkatini çekmiş genç yönetmenin.

KARANLIĞA VE ŞİDDETE KARŞI 
Artık aileden biri gibi olan ve hemen her sezon #MBFWI’yi yerinde takip eden sokak stili blogger’ı ve fotoğrafçı Yvan Rodic, namı diğer Facehunter da yine etkinlik süresince sosyal medyadan dünyaya önemli satırbaşlarını geçip, İstanbul sokak stilinin nabzını tuttu. Siz ne düşünürsünüz bilemem, ama Rodic’in, Ankara’da kaybettiğimiz masum insanların anısına #MBFWI’nin ilk günü 18.35’te gerçekleşen saygı duruşunu da paylaşmış olmasını içten bulduğumu belirtmem lazım.


Deniz ve Begüm Berdan’ın markası DB Berdan’ın protest koleksiyonundan, ışıltılı kumaşların uçuştuğu Raşit Bağzıbağlı Couture’e kadar gerçekleşen defilelerde verilen sosyal mesajların da aynı şekilde değerli olduğunu düşünüyorum. Toplumun bu kadar gözü önünde iş yapıp, basın tarafından yakınen takip edilen isimlerin bu mesajı vermiyor olmaları garip olurdu. Siz ne dersiniz?


SATIŞ VAR MI?  
Bu sezon defile takviminde yer almasa da, The Core Istanbul fuarında satınalmacılarla buluşmak üzere pek çok tasarımcıya ve markaya rastlamak mümkün. İlgisi olanlar için belirtiyorum; Gül Ağış, Aslı Filinta, Hatice Gökçe, Özlem Süer, Özlem Kaya, Giray Sepin, Ece Gözen, Tuvana Büyükçınar ve Nedret Taciroğlu bu tasarımcılardan sadece birkaçı… Bugün akşam saatlerine kadar Zorlu Center’da görebilirsiniz 2016 Sonbahar/Kış koleksiyonlarını… The Core Istanbul fuar alanının açılış günü stand askılarında yaşanan hareketliliği de, siz bu yazıyı okuduğunuz saatlerde, başta Ortadoğu ağırlıklı satın almacıların listesine yansıdığının bir göstergesi olarak kabul edebiliriz.
Usta kalem Gabriel Garcia Marquez, “Bilinen çok az ilaç vardır, onları da yalnızca birkaç hekim bilir. Kim olursa olsun, herkes kendi ölümünün sahibidir; o an gelip çattığında yapabileceğimiz tek şey, insanların korkusuz ve acısız ölmelerini sağlamaktır” der, Nobel Ödüllü unutulmaz eseri 'Kolera Günlerinde Aşk’ta. Bizlerin de korkusuzca “Buradayız!” diyebilmesinin bir yolu olarak, değerlerimizi ve yeteneklerimizi yaptığımız işlerle gelecek nesillere aktarmak olduğunun altını çizmem işte tam bu yüzden.