Keşke "heyecanlı bir genç" olsalardı...

Yine tırnak içinde vereceğim. Yine yorum yapmadan. Yine hiçbir şeyine, noktalama işaretleri kullanımına, özellikle de Türkçe imlasına dokunmadan. Hem etik icabı, ama esas, birçok şeyi birlikte görebilesiniz diye.

Bir tane daha. Yine Ermeni meselesi ve AİHM kararı hakkında.

Yine tırnak içinde vereceğim. Yine yorum yapmadan. Yine hiçbir şeyine, noktalama işaretleri kullanımına, özellikle de Türkçe imlasına dokunmadan. Hem etik icabı, ama esas, birçok şeyi birlikte görebilesiniz diye.

İsim vermeden. Hem etik icabı, ama esas, çoluğu çocuğu yarın öbürgün üzülmesin diye.

***

“ERMENİ SOYKIRIMI DİYOR BAŞKA BİR ŞEY DEMİYORSUNUZ”

16 Ekim’de yazıyor:

“bir zamanlar cok hararetli bir şekilde ermeni soykırımı diyor baska bir şey demiyordunuz şimdi mahkeme bu parlementoların işi değil gitsin bunu tarihciler halletsin dedi zaten bizde yıllardır bunu savunuyorduk merak ettiğim hala ermenilerden özür dilmeye devam edecekmisiniz”

***

Aynı gün cevap veriyorum:

“Xxxxx kardeşim, heyecanlı bir genç olmanı diliyorum. Çünkü:

“Ermeni soykırımı terimini kullanmayanlardan biriyim; rastladıysan hemen tırnak içinde ve yerini-zamanını bildirerek gönder. Gönderemiyorsan, bir uzmana yazarken daha dikkatli ol.

“AİHM "Ermeni soykırımı olmamıştır" demedi. "Ermeni soykırımı olmadı demek ifade özgürlüğüne girer" dedi. Aradaki farkı anlayabiliyor musun?

“AİHM'nin bu kararı Perinçek'i aklamaz. Çünkü, Türk'ün alnına sürülmüş en büyük kara olan 1915-16 insanlık suçunu savunmak için ‘Talat Paşa Komitesi’ kurup mahkemeye birlikte gitti.

“Bir dahaki sefere olguları bilmeden yazmamanı, bana bir daha yazacak isen sadece ve sadece öğrenmek için yazmanı dilerim, iyi günler.”

***

“SAĞLIKLI DÜŞÜNMEK İÇİN UZMAN OLMAYA GEREK YOK”

19 Ekim’de cevap veriyor. Uzun bir paragraf. Rahat okunsun diye bölmek lazım ama dokunmayacağım demiştim:

“Sayin Baskin  Oran ben heyacanli bir genc filan degilim belki sizinke ayni yastayiz neyin uzmani olursaniz olun sonucta bende bir muhendis olarak saniyorum sizden daha iyi mantik yurutugumu dusunuyorum ayrica matametigimin  sizden cok daha iyi oldugunu soyleyebilirim ben size ermeni soykirimi ni savundugunuzu soylemedim ozur dileyenler kervanindaydiniz neden ozur diliyorsunuz eger siz ermeni tarihi uzerine uzmansaniz pardon benim perincekle alakali aklandigini savundugum bir noktami var talatpasa komitesini katip aklanamazlar diyorsunuz siz ne icin ozurdilefiginizi bile aciklayamamisken onlar dusuncemiz bu soykirim yoktur dedikleri icin ceza aliyorlar o zaman vardir ozurdileriz diyenler bir gun bir parlemonto tarafindan suclu ilan ederlerse merak etmeyin sizide savunuruz ben sizin ne uzmani oldugunuzu bilmiyorum ama saglikli dusunmek icin uzman olmaya gerek yok sadece mantik gerekli ahm de mantikli oldu bunun parlementolarda verilecek bir karar olmadagini soyledi Perincekle bir sorununuz varsa ona yazin bana degil sonucta tarihte yorumlayana gore degisir ama mantik ve matematigi egip bukemezsiniz siz uzmanliginiza istefiginiz gibi devam edebilirsiniz”

***

“MANTIK YÜRÜTEBİLME YETENEĞİ OLAN BİRİ OLARAK YAZIYORUM…”

Arkasından, 25 Ekim’de tekrar yazıyor

“Sayın baskın oran şu yazı sizin altına imza attıgınız yazı değilmidir "1915’te Osmanlı Ermenilerinin maruz kaldığı Büyük Felâket’e duyarsız kalınmasını, bunun inkâr edilmesini vicdanım kabul etmiyor. Bu adaletsizliği reddediyor, kendi payıma Ermeni kardeşlerimin duygu ve acılarını paylaşıyor, onlardan özür diliyorum.

“neyse bu yazıya tekrar donmek uzere ilk once bana heyacanlı bır genc oldugumu umarak cevap yazmışsınız en başta şunu da belirteyim izmirli inşaat muhendisi felsefeye meraklı matematiği seven okuyan ve en onemlisi mantık yurutebilme yetenegi olan hemen hemen sizinle aynı yaşta biri olarak yazıyorum ama siz ne uzmanı oldugunuzu yazmadıgınızdan neyin uzmanı oldugunuzu bilmiyorum AHM nin verdiği karada elbette bır tarıhsel karar vermiyor sadece düşünce ozgurlugunun onundeki engeli kaldırıryor zaten bızımde istediğimiz bu.Ayrıca Dogu Perincek suclumudur ki de kurtaramaz diye sankı bir mahkeme gıbı karar verebiliyorsunuz.Sizin Perinçekle ilgili bir sıkıntınız varsa ona yazınız beni ilgilendiren bir şey değildir

“Şimdi yukarıdaki özur metnıne donecek olursak Obama gibi laf ebeliği yapıp ben hiçbiryerde soykırım demedim inkarına donecek olursak Büyük Felaket nedir eger zorunlu göcü ima ediyorsanız zaten  onu soyluyor göç sırasında katlıam oldu diye neyse sonuçta buyuk felaket veya soykırım nasıl adlandırırsanız adlandırın bunun tarihcilerin işi oldugunu siyasi bir karar olamdıgını onaylıyan AHM hakimleride sucludur size gore bu mantıkla bakarsak.Gün olurda bir gün bir mahkeme Ermenilerden özür dileyenler suçludur diye bir hüküm verirse merak etmeryin sizinle birlikte bu kararada karşı dururuz.Herkes kendi işini yapsın tarihcilere benim bir muhendis olarak akıl vermem dogru olamaz ama eleştirebilirim

“Ayrıca sizden ne ogrenebilecegimide belirtirseniz sevinir gun gelir ogrenme ihtiyacımız olur ama ben tarafsız akılcı bir kaynaktanda öğrenmeyi tercih edeceğimi hatırlatarak iyi gunler olsun Sayın Baskın ORAN. Xxxx gezisinde oldugumdan  gec cevap için özür dilerim”

***

SABIR TAŞI, SABIR BIÇAĞI VAZİYETLERİ…

İlk yazdığında bu arkadaşa açık açık söylemiştim: “Bana bir daha yazacak isen sadece ve sadece öğrenmek için yazmanı dilerim.

Aynen devam etmek isterse kendi bileceği iş; ben biraz fazla vakit harcadım. Şu dört kelimeyi yazıp bitiriyorum:

“Tekrar iyi günler dilerim.”

***

Yine de, Çetin Altan üstadın dediği gibi, “enseyi karartmayın”. Karartmamanız için bir ara, size bir de hukuk son sınıftan bir öğrenciyle mektuplaşmamı vereceğim. Virgülüne dokunmadan.

Virgülüne dokunmadan, bu sefer umudunuzda güller açsın diye.