Derbinin kazananı-kaybedeni kim?

Son yılların en temiz Fenerbahçe-Galatasaray maçında iki takımın teknik direktörleri Vitor Pereira, Hamza Hamzaoğlu yaptıkları ve yapmadıklarıyla kaybedenler arasında yer aldı. Skora etki eden hakemler de sınıfta kalırken Fenerbahçe'den Gökhan Gönül, Galatasaray'dan Sneijder ve Chedjou göze batan isimler oldu.

Derbi 1-1’lik eşitlikle bitti. Bireysel olarak kazananlar ve kaybedenler kimler?

Kazananların saha içinde son yılların en temiz mücadelesini veren futbolcular olduğunu söylemem lazım. Topun daha çok oyunda kaldığı bir maç oynandı, maçın sonunda eller sıkıldı ve he rşey sahada kaldı. Volkan’ın geçen hafta aldığı eleştirileri önemsediğini gördüm. İsteyince sakin kalınabiliyormuş. Kaybedenler ise iki takımın teknik direktörleri  ve skora tesir eden ciddi hatalarıyla hakemler oldu.

Maçın ardından yaptığınız kısa değerlendirmede de teknik direktörleri ön plana çıkardınız. Bunun nedeni neydi?

Vitor Pereira, 3-4 farklı bir skorun oluşabileceğinde bahsediyor ama ben o net pozisyonları maçta göremedim! Bu kadar ısırarak başlayan bir takım, rakibi topla oynamaktan bu kadar acizken onun dediği gibi 2 farkı yakalamalıydı.  Mücadele gücü ve isteği yüksek ama fiziksel özellikleri kısıtlı olan bir rakibe karşı son 20’de Fenerbahçe’nin düştüğü durumu tartışmak lazım. Yorulan takımını değişikliklerle tamamen kendi sahasına da hapseden de kendisi. Hamza Hamzaoğlu’yla ilgili ise; rakibini analiz ettiğini maç öncesinde yayıncı kuruluşa verdiği röportajda hissettirdi ama uygulamada Fenerbahçe’nin düşüşüne kadar hamle yapamadı. Hocalar bazen, oyuncuların kaç dakika sahada efektif kalabildiğini doktorlardan isterler. Burak’ın durumu böyle mi bilmiyorum ama ileri uçtaki pasifliğe çözüm bulunmalıydı. İki oyuncuya çok teşekkür etmeli Hamza Hoca. Biri yediği tekmelere rağmen karakter ortaya koyan Sneijder, diğeri haksız gördüğü sarı karta rağmen oyundan düşmeyen Chedjou.

İsimlerden bahsetmişken Gökhan Gönül’e ayrı bir paragraf açmak lazım mı?

Kesinlikle! Daha önce belirtmiştim, her oyuncu yedek kalmaktan rahatsız olur ama her oyuncu yedek kalıp istekli çalışmaz. Gökhan neden pozisyonunun gelmiş geçmiş en iyileri arasında olduğunu ispat etti. Artık Fenerbahçe tarihinin efsaneleri arasında diyebiliriz kendisine. Çok iyi tanımıyorum ama dışarıdan edindiğim izlenimle, bu ikili rolde Gökhan Batman’se Şener Robin olmayı sorun etmeyecek gibi görünüyor. Bir sakatlık durumu olmazsa Euro 2016’ya iki iyi sağ bekle gideceğiz.

Fenerbahçe Başkanı Aziz Yıldırım, Ajax maçının ardından Galatasaray maçında da bazı gazetecileri stada aldırmadı. Bu durumu nasıl yorumlarsınız?

Aziz bey ısrarla “Böyle gazetecilik kalmadı” diyerek medyayı eleştiriyor. Mantık çerçevesine oturtulabilecek bazı tespitlerine rağmen temel isteğinin eleştirmeyen, koşulsuz biat eden bir medya desteği olduğunu rahatlıkla görüyoruz. Açık açık aleyhte yazanların hedef alınacağını açıklayan Yıldırım’ın baskıcı tutumuna, medyanın hep beraber karşı durması lazım. İlginçtir dün bir haberde Yıldırım’ın derbi öncesinde soyunma odası çekimine izin vermediğini okudum. Şampiyonlar Ligi gibi büyük organizasyonların ve bu tip maçların standart bir uygulaması olan bu prosedürün gerçekleşmeme nedeni ise “totem”miş! O zaman bize de şöyle bir soru hakkı doğuyor: Böyle yöneticilik kaldı mı dünyada?

Beşiktaş, liderliğini devam ettiriyor. Kartal'ı şimdiden şampiyon ilan edenlere katılıyor musunuz?

Şampiyonluktan bahsetmek için çok erken ama şampiyon gibi oynamaktan bahsedebiliriz. Maç başladığında çok büyük bir sürpriz olmazsa Beşiktaş'ın kazanacağınızı anlayabiliyorsunuz. Böyle bir oyunu lig tarihinde sahaya yansıtan çok az takım var. Daha önce de ifade ettim bu takımda şampiyonluğu kaybeden ve ona nasıl olabileceğini bilen oyuncular var. Bu tecrübenin önemi ilerleyen haftalarda daha çok ön plana çıkacak.