Kazansa ne olur, kazanmasa ne olur?

Selçuk Şahin?in tek başına orta sahayı toparlayacağına kim inanır?

Selçuk Şahin’in tek başına orta sahayı toparlayacağına kim inanır?
Fıkra tipi kısa sorulardan biri değil bu ama cevap tahmin ettiğiniz gibi Luis Aragones! ‘Luis Dede’ artık deneme-yanılma (genelde yanılma) zamanını çoktan geçirmiş olmalı. Fenerbahçe’nin verdiği tüm pozisyonlarda orta sahanın göbekten nasıl kolay geçildiği
görülmüyor mu acaba? Kocaelispor ilk yarıda biraz ciddi olsa, futbolcular bencillikten uzak olsa fark olacak neredeyse.
Fenerbahçe’nin bu sezon en çok aksayan ismi Diego Lugano. İyi bir yakın markajcı olan Uruguaylı geri dönüşlerde takımın başını yakmaya devam ediyor. ‘Chucky’ pozisyonlar geniş alana yayıldığında alışkanlıktan olsa gerek alan savunması yapamıyor. Durum böyle olunca hamle yaptığı adam kaçabildiği an tehlike yaratıyor. Taner’in golünde ofsaytı nasıl bozduğu açıkça ortada. ‘Edu-Lugano süper uyumlular, her derde devalar’ efsanesi de artık bitmiştir.
Kanarya’da tuhaf bir sarı kart alışkanlığı var. Sezon başından bu yana itirazdan, yok yere
görülen kartların hesabı yok. Elbette takımın içinde bulunduğu sıkıntılı durum da oyuncuları sinirlendirmeye ve başka bir suçlu bulmaya itiyor: Hakem. Lakin ben olsam golü yedikten sonra şeref tribününe tırmanır yönetime ‘Ya bu kadar çapsız transfer yapılır mı? Hani çıta yükselecekti’ derdim akabinde de kovulurdum!
Serhat Akın, Kemal Aslan, Bülent Bölükbaşı, Tolga Doğantez, Serdar Kulbilge, Serdar Topraktepe, Volkan Bekiroğlu... Hepsi zamanında lige az ya da çok damgalarını vurmuş, potansiyeli olan oyuncular. ‘Eski yıldızlar’ konsepti genelde pek tutmaz. Körfez ilerleyen haftalarda dipten kurtulmak için çok çabalamak zorunda. Bir de Yılmaz Vural’ın kötü sicili düşünüldüğünde Kocaelispor taraftarı için sıkıntılı ve renkli bir sezon bekleniyor galiba.
Yine de şunu belirtmek lazım, Fransergio-Serhat değişikliğinden sonra ‘Brezilyalı Türko’nun sakatlanması çok büyük sanşsızlıktı. Serhat’ın niye oyundan çıktığını
bilmiyoruz. Taktiksel anlamda yapıldıysa büyük yanlış. Eskiden ‘tank’ olan ancak şu an ki görüntüsüyle ‘hurda tank’a benzeyen Nenad Jestroviç tercihi ise cesur-çılgın bir hamlesiydi Yılmaz hocanın. Özgür Bayer’i alsa belki maç buralara gelmeyecekti. Nenad, Deniz Barış’ın asistini değerlendirip hala ‘bitirebildiğini’ gösterdi.
Fenerbahçe dün puan kaybetseydi de aynı şeyleri yazmak çizmek gerekirdi. Fenerbahçe iyi futbol oynamıyor. Şampiyonluk yarışında şu ana dek 12 puan kaybedilmiş. Çok büyük ihtimalle salı günü Arsenal maçıyla Şampiyonlar Ligi’nde ilk iki şansı uçup gitmiş olacak. O karşılaşmadan sonra operasyonlar olacak -mış-. Yani Fenerbahçe Kocaeli’de kazansa da kaybetse de bir anlamı yok. İster kurumsal ol, ister amatör hesapla kitapla kimsenin ilgilendiği yok. ‘Kazan ya da öl’, sloganımız budur ezberleyelim arkadaşlar.