Ne kadar zormuş veda etmek

Euro 2004 sonrası bir yaz günü çalan bir telefonun hayatımı değiştireceğinden haberim yoktu.

Euro 2004 sonrası bir yaz günü çalan bir telefonun hayatımı değiştireceğinden haberim yoktu. Devre arkadaşım Bora, Radikal Spor’un adam aradığını söyledi. Sabah-Fotomaç deneyiminden sonra ne yalan söyleyeyim medyadan uzak durmam gerektiğini düşünüyordum. Yine de ‘Spor yazarı’ olma hayali ağır bastı. Uğur Vardan’la kendisinin mekânı Teşvikiye Kafe’de çok da uzun olmayan bir görüşme yaptık ve ‘Mavi-Beyazlılarla’ deneme idmanlarına çıkmaya başladım.
İlk sezon çalkantılı başladı. Önce bir motosiklet kazası nedeniyle üç hafta sahalardan uzak kaldım. Alışma periyodunu hızlı atlatsam da bazı özel nedenler dolayısıyla antrenmanlara geç kalıyordum. Doğan Medya Center’ın yemekhanesinde yapılan ikili bir görüşmede “Kendine kulüp bul” sözünü duyacağımı sanarken ‘UV’ bana olan inancını gösterdi!
Önce kısalar sonra çift sütunlar, Cengiz Alpman Ağabeyden telefondan yazı almalar, maç kutusu yapmalar derken ‘En iyi şekilde’ bu günlere geldik. Bu benim ‘Yalnız ve güzel’ gazetemdeki son yazım. Dün akşamdan beri aklımda çok şey var ama şu an kafam boşaldı sanırım. Veda yazısı kolay değilmiş... Konuşmama başlayayım o zaman... 

Bir soruya cevabım net
Efkan Bucak, Onur Salman, Kenan Başaran, Burak Kuru, X (bu X yan yana çalıştığım eski dostları simgelesin) sizinle sırt sırta vermekten, beraber çalışmaktan gurur duyduğumu söylemek isterim. Aynı şekilde 'Der meister' Tanıl Bora, yılın annesi Banu K. Yelkovan, sohbet adamı Bağış Erten, gönüllerin başkanı İbrahim Altınsay, Feryal Pele (ben ona öyle derim!), Radikal Spor’un onursal lideri Yiğiter Uluğ gibi ‘All-star’larla birlikte yazar olarak anılmak da ayrıca bir onur.
Ve bir gün bana “Çalıştığın en iyi teknik adam kim?” diye sorarlarsa “Valla teknik adam ayırmak doğru olmaz ama X’in yeri ayrıdır” diye bir cümle kurmayacağım. Cevabım net olacak: Uğur Vardan.
Bana çok şey kazandıran Radikal’e ve diğer çalışma arkadaşlarımı da pas geçmeyeceğim. Bu gazetede ahlaklı ve omurgalı gazeteciler var. Kısıtlı imkânlarla güzel işler yapıyorlar. Eminim ki bir okuyucu olarak da şöyle demeye devam edeceğim “Bak yine sadece bizimkiler konuyu farklı görebilmiş. Helal olsun.”
Not: Ayrılma sebebimin son dönemde yayımlanmış herhangi bir yazımla alakası yoktur. Yoruldum ve dinlenmeye ihtiyacım var. Blog’da ve Twitter’da görüşürüz zaten...