Sneijder bir yıldızdan daha fazlası

Galatasaray, Wesley Sneijder'la 2018 yılına kadar sözleşme imzalayarak doğru bir iş yaptı. Hollandalı oyuncuya saha dışında daha çok rol verilmeli

Galatasaray, Wesley Sneijder’la sözleşme yeniledi. Bu karara taraftarlar çok sevinirken mali açıdan eleştirenler de oldu. Siz hangi tarafa yakınsınız?

Finansal zorluklarla mücadele ettiğini her fırsatta belirten bir organizasyonun, rakamlara bakıldığında makul bir sözleşme yaptığını söyleyemem.

1) 32 ve 33 yaşlarını geçirecek bir oyuncuya yılda 4.5 milyon avro garanti para verilecek.

2) Maç başı ücretler yeni sözleşmede 25 bin avrodan 20 bin avroya inmiş ancak bir önceki sözleşmede maç başı ücretlerin toplamı 500 bin avroyu geçemiyordu. Bu yeni sözleşmede maç başı ücretlere lig, kupa maçları, Şampiyonlar Ligi maçları da dahil. Hatırlatalım, Sneijder son iki sezonda ortalama 43 maç oynadı.

3) Ayrıca Süper Lig şampiyonluğu ve Şampiyonlar Ligi’nde gruplardan çıkılması için de 250 bin avroluk, iki adet gerçekleşebilecek bonus var.

Gelelim parayla değeri ölçülemeyecek verilere. Sneijder, bu takıma kim gelirse gelsin yıldız statüsünü koruyacak, taraftar gözünde efsaneler arasına şimdiden girmiş bir isim. Hala kombine sattırır mı, sattırır… Hala forma sattırır mı, sattırır… Sneijder’ı yakından tanıyan ve düşünce yapısını iyi bilen biri olarak şunu söyleyebilirim ki, Hollandalı bir sözleşmeden fazlasını yani genç oyunculara tecrübelerini aktaran, teknik heyete yardımcı olan, takımı yönlendiren bir lider olmak istiyor. Başkan Ünal Aysal döneminde söz verildiği söylenen kaptanlık meselesi de aslında bundan daha fazlası değildi. Galatasaray yönetimi “taraftarın gazını aldık, istediklerini yaptık” şeklinde düşünürse hataya düşer. Saha içinde üstün meziyetleri olan Sneijder’dan zaten bir şekilde katkı alınır. Önemli olan saha dışında Sneijder’dan yararlanmak.

Bir dip not: Sözleşme uzatılması sebebiyle yapılan tören kısa vadede takım içinde Sneijder’ı zor durumda bırakabilir. Ne yazık ki Galatasaray, transfer imzalarında ve özel organizasyonlarda bir standart yakalayamamıştır.

Van Persie-Pereira tartışmaları sürerken Fenerbahçe sahasında Akhisar’la 2-2 berabere kaldı. Sarı-Lacivertli ekipte bir krizden bahsetmek mümkün mü?

Van Persie’nin golde yedek kulübesinden kalkmadığı bir kare var. Maç sırasında Fenerbahçe taraftarını çok rahatsız etmişe benziyor. Maçın sonucundan sonra ise Fernandao’nun performansına rağmen “Van Persie nasıl oynatılmaz” görüşü ağır basıyordu. Fenerbahçe bu kadro derinliğiyle hep yarışın içinde olacaktır ama Pereira, kredisini bu krizde harcadı diyebilirim. Çalışma prensiplerini kendi açısından pragmatik bir yolla da uygulayabilirdi. Fenerbahçe tribünlerinin ve camiasının 3 Temmuz sonrası kazanımlarında olan birliktelik ve sabır bu kez Pereira için işlemezse sürpriz görülmemeli.

3 Temmuz’dan bahsetmişken, Aziz Yıldırım ve şike davasında yargılananlarla ilgili karar Cuma günü verilecek. Nasıl bir karar çıkmasını bekliyorsunuz?

Hukukçu değilim ve bu sürecin spor basınını hukuk bülteni haline getirmesinden bir hayli rahatsız olmuş biriyim.  Aziz Yıldırım’ın kulüp seçimleri zamanında söylediği “Olumsuz karar çıkarsa zaten ben Fenerbahçe Spor Kulübü üyeliğinden istifa ederim. Bu şekilde devam edemem” cümlesi benim en çok ilgimi çeken konu. Başkanın, bazen iletişimcilerin veya avukatların sözlerini göz ardı ederek çıkışlarını biliyoruz ama bu kez kendinden çok emin bir tavır söz konusu. Türkiye Futbol Federasyonu Başkanvekili Nihat Özdemir’in "Kararı savcı değil hakim verir” açıklaması da bir hayli dikkat çekici. Bekleyip göreceğiz.

Beşiktaş’ta Mario Gomez gollerine devam ediyor. Alman santrafor takıma alıştı diyebilir miyiz?

Bu alışmamış hali! Hala fiziksel olarak Fiorentina dönemin kayıpları nedeniyle kendine has işlerde eksikleri göze çarpıyor. Örnek: Sporting maçında kontrol edip vurmak istediği pozisyon. Öldürücü vuruşlarının yanına pivot özelliklerini koyduğunda bu kadar fark yaratacak bir santrafor bu ülkeye az gelmiştir. Tam kapasiteye yakın bir Gomez olursa Stuttgart ve Bayern’deki o muhteşem sezonlarından birini izleyeceğiz.  

Hakem yönetimlerinden şikayet edenler arasına Trabzonspor başkanı İbrahim Hacıosmanoğlu da katıldı. Karadeniz temsilcisinin isyanını haklı buluyor musunuz?

Torku Konyaspor’u gollerinde hatalı kararların etkisi olduğu bir gerçek. Benim A Spor bağlantısında dinlediğim İbrahim Hacıosmanoğlu daha çok kendi camiası içerisinde takıma ve ona operasyon yapıldığına vurgu yapıyor. Başkanın camia içi konuşmalarda söylediğini duyduğumuz “TFF kurullarına adamlarımızı soktuk” vurgusu bumerang gibi kendisini vurmuş olabilir. Daha önceki yazılarda da belirttim futbol takımı performanslarını bu tarz konularla ilişkilendirmek doğru sonuçlar doğurmaz.

Milli Takım Euro 2016’da iki kader maçına çıkacak. Play-off’lara kalabilecek miyiz?

Çek Cumhuriyeti maçı öncesi Hollanda, Kazakistan’la deplasmanda oynayacak. Bu maçın sonucunun bizim lehimize olabileceğini düşünüyorum. Kazakların, grup performansı açısından kendilerine hedef koydukları bir maç çünkü güçlü rakiplerini bir daha böyle bulamayacaklarını biliyorlar. Diyelim ki Hollanda kazandı; Fatih Terim’in gerekeni alacağına inanıyorum. Neden Milli Takım demedim de Fatih Terim dedim; deneyimli teknik adam bu seviyede çok maç yaşadı. Onun açısından gruplara nasıl başlar zaman zaman flu oldu ama nasıl bitirir çoğu zaman net oldu! Gökhan Töre, Hakan Çalhanoğlu, Oğuzhan Özyakup gibi parlayan isimlerin yanında mevkii olarak değil, etki olarak Hakan Şükür’e benzeyen Arda Turan belirleyeceği olacak. Son maçlarda iyi oynayan bir Milli Takım var ve gerekli olan tek şey mutlak konsantrasyon. Play-off biletini alacağımızı düşünüyorum.