scorecardresearch.com

Dipsiz kuyu: Şiddet sorunu

Cumartesi ve pazar günleri çalışmanın, gazeteye gelmenin en sevimsiz yanlarından biri ajanstan düşen 'olay' haberleridir.

Cumartesi ve pazar günleri çalışmanın, gazeteye gelmenin en sevimsiz yanlarından biri ajanstan düşen ‘olay’ haberleridir. Önce içeriğine bakarsın sonra ‘foto’su düşmüş mü diye sisteme... Yaklaşık altı seneden sonra artık hissizleşmeye başlarsın. Birbirini bıçaklayan, taş atan insanların haberlerini yazarken: “Olaylar çevik kuvvetin gelmesiyle kontrol altına alındı. Hastaneye götürülen iki kişinin hayati tehlikesinin olmadığı açıklandı, bla bla bla...”
Son Beşiktaş-Bursaspor maçından sonra da aynı duyguları hissettim. Aradaki polis barikatına güvenerek, canavara dönüşmüş suratıyla, işaret parmağını Beşiktaşlılara tutan yeşil-beyaz atkılı çocuğun bir dakika sonra olaylar başlayınca korkudan bembeyaz olması sıradan geldi. Başına 28 dikiş atılan hanımefendinin canlı yayına çıkıp “Önce onlar başlattı. Bursalılar şöyle, böyle” sözlerini izlerken yaralanmış bir insanın acısını göremedim maalesef.
Bu ülkede her hafta yaşananları ‘sporda şiddet sorunu’ olarak görenlerin sayısı oldukça az. Maç yapmak, spor müsabakasına gitmek kişisel hesaplaşma, kin, nefret, rövanş demek... Bir olaya verilen tepkiyle benzerine verilen arasında hep ‘renk’ tutarsızlığı oluyor.
O yüzden çarpık dişlere tel takmak, kanal tedavisi yapmakla çözülmeyecek bu sorun. Dişleri söküp –kerpetenle değil!- yeni diş çıkmasını beklemek lazım. Uzman dişçimiz kim? Devlet. Hastayı iyileştirmesiyle değil öldürmesiyle meşhur, uzun yıllardır ‘şiddet yasası’ diye mucizevi bir ilacı piyasaya sürecek bir uzman kendileri!
Nostradamus gibi üstü kapalı değil açık konuşayım: Doğu Avrupa’da örneklerini gördüğümüz ‘futbol vandalizm’i bu topraklarda daha da artacak. İşsiz ya da zorla bir işe sokulmuş eğitimsiz genç nüfus, milliyetçiliği futbol fanatizmiyle harmanlayıp daha büyük olaylara sebebiyet verecekler. Bunlar iyi zamanlarımız... (Yüzyıl 21, 14. dörtlük)
***
Radikal’in önceki günkü manşetini ve Uğur Vardan’ın kaymak gibi yazısını “Öğrenciye girdiniz, holigana niye girmiyorsunuz” veya “Holigana müdahale edilir de öğrenciye edilmez mi” diye anlayanlara sessiz kalamayacağım. Özellikle gazetemizin sağ ‘Beki’ne... Herkese eşit eğitim hakkını savunan, harç ücretlerini makul düzeye indirmek için çırpınan bir grup onurlu gençle, “Mekânımıza gelip artistlik yaptınız lannnn” diye ortalığı kan gölüne çeviren barbarları aynı kefeye koymak futbol tabiriyle ‘amigo’luktur. Haydi davulcu, başlat tezahüratı: “Lay lay lay lay lay lay lay lay lay, ooo em-ni-yet...”

http://www.radikal.com.tr/103181810318181

YORUMLAR
(1 Yorum Yapıldı)
Tüm Yorumları Gör

sağ "Beki" - gıdıklanan özne

bener hocam eline, yüreğine sağlık.