Her yer Hopa, her yer direniş

Korktukça polislerini çoğaltıyorlar, gaz bombalarına sarılıyorlar, daha bir şiddetleniyorlar.
Her yer Hopa, her yer direniş

31 Mayıs Hopa mitinginde meydandan alkış umarken direniş bulmuş Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, “Meğerse eşkıya Hopa’ya da inmiş. Eli taşlı eşkıyalar oraya da inmiş. Ve ne yazık ki taşlarla araçlarımıza saldırdılar. Tek yol sokak diyor, tek yol devrim diyor. Altındaki imza ’Halkevleri’ diyor” diyordu.
Tayyip Erdoğan’ın da gayet iyi farkında olduğu gibi, uzundur halklar doğudan batıya “Tek yol sokak, tek yol devrim” diyorlar. Sarkozy’sinden Obama’sına Batılı iktidarlar ‘demokrasiden bihaber Doğu’dan gelen devrim seslerine iştahla sahip çıkarken, kendi ülkelerine de esen bu tehditkâr rüzgârdan efil efil korkuyorlar. Korktukça sertleşiyorlar. Korktukça polislerini çoğaltıyorlar, gaz bombalarına sarılıyorlar, daha bir şiddetleniyorlar. Çünkü Doğu’da Batı’da ‘eşkıyalar’, bir arada hakikat üretiyorlar kent meydanlarında.
6 Aralık’ta Galatasaray Meydanı’nda “Her Yer Hopa Her Yer Direniş” diyorlardı. “İçerde dışarda hücreleri parçala” yaratıcı sloganıyla ses veriyorlardı. Yine ısrarla “Parasız Eğitim” diyorlardı. Uzundur bir rant meydanı yapmaya çalıştığınız, şenlikli buluşmalar’dan arındırma gayretinizin meydanı Taksim’i, yukarıdan aşağıya bu sloganlarla yürüdüler.
Yarın, 9 Aralık’ta aynı ‘eşkıyalar’ Hopa davasının ilk duruşması için, Hopa’da doğaya sahip çıkarken şiddetiniz karşısında kalbi durmuş emekli öğretmen Metin Lokumcu ve bu ölümü protesto eden, kitapları, şemsiyeleri, DVD’leri delil gösterip ‘silahlı terör örgütü’ üyesi ilan ettikleriniz için Ankara’da Sıhhiye Meydanı’ndalar. 22 aydır ‘poşu’ delilinizle ‘terörist’ ilan ettiğiniz Cihan Kırmızıgül’ün davası için İstanbul Beşiktaş’talar. Bu iki davanın da davası, yukarıdan, mahkeme kürsüsünden, yukarıdan, seçim kürsüsünden hakikat dayatanlara, “zaferini” balkonlardan seslenenlere, aşağıdan kurulmuş halkın hakikatini işaret etmektir. Metin Lokumcu’nun kalbinin hâlâ attığının, ‘komik’ olmayan delillerle ispatıdır. Meydanlarda hak talep ederken sırtından vurulanların ölürkenki yüzleridir.
Geçen hafta MonoKL’un Boğaziçi Üniversitesi’nde düzenlediği ‘Devrim Demokrasi Felsefe’ konferansına katılan Alain Bodiou ‘Tarihin Uyanışı’ kitabının ‘Bugün Kapitalizm’ bölümünde “Eğer tarihin uyanışı varsa, onu aramamız gereken yer, kapitalizmin barbar muhafazakârlığının ve onun çılgına dönmüş gidişatını korumaya çalışan tüm devlet aygıtlarının gözü dönmüşlüğü tarafında değildir. Mümkün tek uyanış, bir fikrin gücünün kendisinde kök saldığı halka dayalı bir girişimin uyanışıdır” diyordu. Boğaziçi’ndeki sunumunda “Savaşları birleştirmeliyiz” diyordu.
Tayyip Erdoğan seçim için, daha fazla, daha fazla oy için Hopa’daydı. Sonra balkona çıktı. Alain Badiou, 40 yıldır oy kullanmıyor.