Size 'Kabak' olur

Darbe denince akla direkt onun sesi gelir Hasan Mutlucan'ın torunları Alaz ve Ekin Pesen kardeşler, kardeş kadar yakın arkadaşları Sadi Osma ve Ahmet Tiryakioğlu ile kurdukları Dalga grubuyla karşımızdalar

2 Mart’ta Kıbrıs Türkleri ‘2. Toplumsal Varoluş Mitingi’ndeyken, Beyoğlu İstiklal Caddesi’nde de bir grup “Türkiye Kıbrıs’tan elini çek!” sloganlarıyla yürüyor. 1974 Kıbrıs Barış Harekatı’nda davudi sesinden “Yine de Şahlanıyor”, “ Mert Dayanır Namerd Kaçar” gibi kahramanlık türküleri dinlediğimiz Hasan Mutlucan’ın torunları “Denizim Olsun” albümlerini anlatmak üzere bizi bekliyorlar. Alaz 1982, kardeşi Ekin 1983 doğumlu. Dolayısıyla ne Kıbrıs Barış Harekatı’nda, ne de 12 Eylül darbesinde dedelerinin sesini radyodan duymak nasip olmamış kendilerine. Hasan Mutlucan onlar için neşeli aile sofralarında iki üç kadeh içtikten sonra türkülere, şiirlere başlayan, çocukluklarında “Çanakkale İçinden” türküsünü birlikte söyledikleri bir neşeli dede. “O taraklarda bezi yoktur dedemin. Sağcı tarafları hiç yoktur. Dibine kadar sol da yoktur. Kendini sosyal demokrat olarak adlandırır” diyor Enes. Alaz içinse dedesi müzisyenin ötesinde sosyolojik bir olgu Türkiye için ve darbelerle özdeşleştirilmekten de hayli rahatsız. Albümde Hasan Mutlucan’ın “Size kabak olur” diyerek stüdyoya girip okuduğu aşk türküsü “Kabak”, biraz da bu genel kanıya cevabı torunların. Dertleri; “Dedemiz sadece kahramanlık türküleri söylemez. Aşk türküleri de söyler” demek. 

Dalga ve deniz
Hasan Mutlucan artık 90 yaşında. En büyük hayali hâlâ Seferihisar’da duran, gözü gibi baktığı minik teknesiyle torunları alıp kılıçbalığı avına çıkmak artık mümkün değilse de, müzik denizinde “Dalga’yla buluşmaktan mutlu. “Dalga” isminden, kapaktaki Bedri Rahmi Eyüboğlu’nun yaptığı balık resminden ve albümün adı ‘Denizim Olsun’dan da anlaşılacağı üzere, denizi çok seviyor grup üyeleri. 

Ekin’in aşk acısı
Alaz ve Ekin’in anne ve babası da müzikle yakından ilgili. Dostlar Korosu, Ruhi Su Korosu gibi korolarda söylemişlikleri var. Ahmet’in annesinin doğum sancıları Beatles filminin ortasında tutmuş. “Beatles’ı görünce çok güzel şeyler bunlar deyip gelmişim herhalde” diyor. Ahmet’in babası da müzisyen. Zamanında Ankara’daki plakçı dükkanında Amerika’dan gelen plakları kasete aktararak memleketle buluşturan değerli bir isim. Grubun basçısı Sadi de aynı şekilde müzikli bir evde büyümüş. Babasından aldığı ilk çocukluk hediyesi “Dark Side of the Moon”. Dalga’nın temelleri seneler evvel gençler ortaokuldayken atılmış sayılabilir. Ta o zamanlardan Ahmet, Alaz ve Ekin toplanıp çalarlarmış. 99 Marmara depremiyle okullar uzun dönem tatil edilince de, Caddebostan sahilinde Sadi ile tanışıyorlar ve Amedeus isminde bir grup kuruyorlar. Genelde cover söylüyorlar o dönem. Sadi üniversite için Kıbrıs’a gidince, hayat işleri ağır basınca grup dağılıyor ve seneler sonra yeniden bir araya gelerek “Dalga” diyor. İlk ciddi bestenin sahibi Alaz. Kardeşi Ekin uzun süredir birlikte olduğu sevgilisinden ayrılınca alıyor gitarı eline ve dertli kardeşinin, aşk acısının müziğini yapıyor. “Denizim Olsun” şarkıları da romantiklikten fazlasıyla nasibini almış şarkılar. “Kal” şarkısını Çağan Irmak severler “Karanlıktakiler” filminden hatırlayabilirler. Filmin adından çağrışımla “Siz pek karanlık ruhlara benzemiyorsunuz” deyince albümün adına referansla ”Dalgalıyız denilebilir” diyorlar. Albümün bir sürprizi de Oya Bora ikilisinin Oya’sının misafir sanatçılığı. Oya Küçümen “Beni Al” şarkısında eşlik ediyor gruba ve hayli eskilere götürüyor bizleri. Ailecek televizyonun başına geçip gözler yaşlı “Süper Baba” dizisini seyredişlerini anlatıyor Ekin. Oya Küçümen’in dizi için söylediği “Baba Bir Masal Anlat Bana” şarkısının naifliği ve güzelliğinden çıkıp günümüz dizilerine geliyoruz ki, burada artık müzik muhabbeti bitiyor.

.