Bizim 'Kocaman' çaresizliğimiz

Teknik direktörler 'Sen beceremezsin' tonunda eleştiriliyor. Klişe deyimle soralım: "Bunları teknik direktörler düşünüyor olamaz mı?"

“Dünyanın yönetimi seçilmiş kişilere bırakılmayacak kadar önemlidir” sözüyle başlayan bir komplo teorisi kitabı vardı: Illuminati. Yazarı Teksaslı din adamı Texe Marrs. Dünyayı yöneten ailelerin savaşlara öncü olduğunu, menfaatleri için yerküreye hükmettiklerini iddia ediyordu sayfalar boyunca. İddialarını  yazının başındaki cümleye dayandırıyordu. Ellerindeki kuvveti kullanmalarına dayanak oluyordu bu cümle ona göre. Sözü Türkiye’ye uyarlarsak, “Futbol takımı yönetimi teknik direktörlere bırakılmayacak kadar önemlidir!”

Ah yalan dünya

Aykut Kocaman mesela. Fenerbahçe Teknik Direktörü olmasına rağmen onun haricinde herkesin takım üzerinde söz hakkı var. Kocaman’dan gayrı kim konuşursa konuşsun mantıklı görülürken onun sözlerine ‘Acaba’ şeklinde yaklaşılıyor. Bundan rahatsız olduğunu söylüyor ama galiba bu tavır o gidene kadar sürecek. Zira kendisinin Fenerbahçe-Trabzonspor maçının ardından söylediği gibi “Kazanamayınca söylediklerinize şüpheyle bakılıyor, aynı söylem kazanınca kabul görüyor.” Şu aralar sonuçlar onun söylediklerini ‘mantıklı’ kılacak şekilde seyretmiyor.

Gönül dağı

Alex de Souza’yla yaşadığı problem sonrası toplumda oluşan baskı sonucu onun Brezilyalı oyuncuyla ilgili verdiği her karara halel geliyor. Sürekli şüphe var. Alex’i oyundan alsa “Kavga ettiler”, almasa “Tepkiden çekindi” deniyor. Gerçekten Alex o maçta acaba iyi oynamamış mı ya da Kocaman’ın farklı bir oyun planı var mı, gibilerinden düşünülmüyor. Ona futbol takımı yönetme ehliyeti yokmuş gibi davranılıyor. Ki Sarı-Lacivertlilerin en popüler taraftar sitelerinden ‘Antu.com’ da ‘manifesto’vari ‘görsel’ ile Kocaman’a mesajını verdi!

Ahirim sensin
Kocaman basın toplantısında bu konu için yüzünde “Alacağınız olsun” ifadesiyle “Zamanı geldiğinde bu takımdan severek ayrılacağıma emin olun” dedi. Futbol dünyamızın dinleyene bir şeyler katan ifadeler kullanan birkaç isminden biri olan Aykut Hoca bile kırgınlığını anlatacak kelime bulamıyorsa durum vahim demektir. Bazı insanlar ‘düşünür’. Yaptıklarının  muhasebesini yapar, bulunduğu makamda faydalı olup olmadığını, kendisine verilen değeri hak edip etmediğini tartar. Aykut Kocaman bu muhasebeleri yapan insanlardan. Yani eğer Fenerbahçe’ye faydalı olamadığını düşünüyorsa çekilme kararını kendisi verir zaten. Sonuçta onun koltuk sevdalısı olmadığı konusunda hemfikiriz. Teknik direktörlerin ekseriyeti ilk paralarını bu takımları çalıştırırken kazanmadılar yani para bağımlısı da değiller. Aykut Kocaman ve Fenerbahçe özelinde konuşuyorum, diğer takımlar siz anlayın!

Zahidem

Metin Diyadin’in Kasımpaşa’dan ‘Türk patron’ kaprisi sonucu gönderilmesine bozulan futbol dünyası benzer muameleyi Aykut Kocaman’a yapıyor. Zico bu topraklardan gittiğinde ne kadar üzüldüysek, Aykut Hoca futbol sahnesinden çekilirse o kadar üzüleceğiz. Yapmayalım, lütfen!

Not: Anlamışsınızdır, arabaşlıklar büyük usta Neşet Ertaş türkülerinin isimleri. Artık eserlerini dinleyerek yolumuza devam etmek durumundayız. Ebedi istirahatgâhına çekilen ustaya yattığı yerde huzur dilerim.