Yoksa 'Fenerbahçe baharı' mı geliyor?

3 Temmuz'da kenetlenen 'Kanarya'da, Alex'in 'yakışıksız' bulunan ayrılığı ipleri gerdi. Taraftarın vereceği tepki merak konusu...

2011 yılının temmuz ayının başından beri konu ne zaman Fenerbahçe olsa, mutlaka lafın geldiği yer ‘şike soruşturması’ oluyor. Sarı-Lacivertli camiada o günden sonra meydana gelen olumlu/olumsuz her şeyde bu sürecin bir etkisi var çünkü. Bu durum o günden yakın geçmişe kadar ‘Kanarya’da bir kenetlenme yaşanmasını sağlamıştı.

Fakat görünen o ki yeni sezon başlarken “Çekilin, sahibi geldi” dercesine yargı süreci sonunda hüküm giydirilerek tahliye edilen ve hakkında Yargıtay’ın vereceği kararı beklerken tekrardan Fenerbahçe başkanlık koltuğuna geri dönen Aziz Yıldırım sonrası seyir farklı oldu.

Çünkü Yıldırım pek çok Fenerbahçelinin şikâyetçi olduğu yöntemlerini uygulamayı sürdürdü: Eline mikrofon alıp maç içerisinde taraftarını azarlamasından takımın kaderini belirleyecek ‘kararları’ tek başına almasına ve benzerlerine kadar...

Kasım ayını beklerken

Lakin bu kararlar henüz ‘seyircisiz oynama’ cezası tamamlanmadığı için ‘herkese açık’ tribünler önünde oylamaya sunulmadı. Malum geçen sezonun son maçının ardından alınan ceza hasebiyle ligde bu hafta oynanacak Beşiktaş maçı dahil olmak üzere Şükrü Saracoğlu kapısını tüm seyircilerine açamadı. Avrupa maçlarında ise takım menfaati ve müsabaka heyecanı bu durumu ortadan kaldırdı.

Sarı-Lacivertlilerin tüm taraftarlarına açık olan ilk lig maçı 11. hafta oynayacağı Orduspor mücadelesi (11 Kasım haftası). Onun öncesinde cuma akşamı Boston Celtics’in ağırlanacağı basketbol müsabakası ve 8 Kasım’da Avrupa Ligi’nde oynanacak AEL Limasol maçı var.

Tarih boyunca ülkelerin kaderlerini değiştiren sayısız olay mevcut. Bunların bir kısmı dünyanın seyrini de değiştirdi elbette. Misal Avusturya-Macaristan İmparatorluğu Arşidükü Franz Ferdinand’ın öldürülmesi, 1. Dünya Savaşı’nı başlatan olay olmuştu.

Tek adamlar sallanırken

Şark diyarlarına, ‘tek adamları’ koltuğundan ederek demokrasi getireceği ümitlerini filizlendiren Arap Baharı da son dönemde dünyanın seyrini değiştiren ve değiştirmekte olan bir vaka malumunuz.

İki örneği harmanlar Alex de Souza’yı Franz Ferdinand, Arap Baharı’nın yaşandığı ülkelerde devrilen iktidarların herhangi birini de mevcut Fenerbahçe yönetimiyle özdeşleştirirsek şu soruyu sorabiliriz pekâlâ: Fenerbahçe Baharı olur mu? Sonuçta herkesin bildiği gibi Fenerbahçe de kendisini ‘Fenerbahçe Cumhuriyeti’ olarak tanımlayan bir camia...

‘Değişim rüzgârları’ geliyor, duvarlar yıkılıyor. Galiba gelecekte dönüp tarihin tozlu sayfalarına bugün neler olmuş diye baktığımızda Alex de Souza’nın Sarı-Lacivertli takımdan gidişini dönüm noktası olarak okuyacağız...

Franz Ferdinand’dan o kadar bahsettik, günümüzde rock müzik alanında faaliyet gösteren aynı adlı İskoç grubun ‘Auf Achse’ isimli şarkısının giriş kısmını da ‘uyarlayarak’ Sarı-Lacivertlilerin başkanına gönderelim, sosyal medyadaki taraftar tepkisine binaen: “Onu görüyorsun, ona dokunamıyorsun. Onu duyuyorsun, tutamıyorsun. Onu istiyorsun, sahip olamıyorsun. Sahip olmak için çabalıyorsun ama o izin vermeyecek.”