Çocuğum seni 'Lütfen'e veririm bak!

Yıllar önce İçişleri Bakanlığı bir kampanya başlatmıştı. Buna göre trafik polisleri vatandaşa kibar ve saygılı davranacaktı. O günlerde, bir trafik polisi rutin bir kontrol kapsamında beni çevirdi.

Yıllar önce İçişleri Bakanlığı bir kampanya başlatmıştı. Buna göre trafik polisleri vatandaşa kibar ve saygılı davranacaktı. O günlerde, bir trafik polisi rutin bir kontrol kapsamında beni çevirdi. Polis yanıma yaklaştı ve gayet kibarca 'iyi günler beyefendi' dedi. Ve hemen ardından şu sesi çıkardı. 'Ver hele evrakları, ver la!' Şimdi, bu tip kampanyaları sonuna kadar desteklemekle beraber, bir şekilde altyapı oluşturulmaz ve zorlamalarla uygulanırsa birtakım falsolar verilmesi kaçınılmaz oluyor... Aynı durum Türkiye Futbol Federasyonu'nun 'Lütfen' adlı kampanyasında da başımıza geldi. Çok iyi niyetli bir girişim ama ne yazık ki sonuç korku filmine dönüşmüş. İnsanlara sporun barış ve dostluk olduğunu söyleyip fair play'e davet eden ağır abinin öyle bir ses tonu ve lütfen deyişi var ki; ineklere dinletsen sütten kesilirler, tavuklar duysa yumurta vermezler... Çocukların üzerinde ise bir tür öcü ve iğneci teyze etkisi yarattığı kesin. Olsun, yine de saygıyla karşılamak gerekir. Özellikle futbol dünyasının ne kadar kirli olduğunun konuşulduğu bu dönemde böyle girişimlere çok ihtiyaç var. İki kişi bile bu lütfen'den korkmaz ve doğru yolu bulursa kârdır...
Teşvik primi ve şike konularında çokça tartışmalar var. Teşvik primi şikeye girer mi, birinin bitip diğerinin başladığı yer nedir, spor ahlakının sınırları gibi polemiğe varan konuşmalar yapılıyor. Teşvik primi ve şikeyi futboldan kurtarıp başka mesleklerle ilişkilendirerek bu konuya kendimce açıklık getirmeye çalışacağım. Neyim eksik?
Örneğin bir sinema eleştirmenisiniz diyelim. Bir film yapımcısı size para verdi ve karşılığında kendi filmi için iyi şeyler yazmanızı istedi. Bu teşvik primidir. Ama aynı yapımcı size para vererek rakip bir filmi kötülemenizi isterse işte bu şikedir.
Örnekleri çoğaltalım... Hizipçi ve ortalığı karıştırıcı bir politikacısınız. Başka bir partiden size para gönderdiler ve onun karşılığında kendi partilerine transfer olmanızı istediler. Bu düpedüz bir şikedir. Ancak bu parayı size kendi partiniz gönderdi ve karşılığında başka partiye geçmenizi istedi. Yani bir anlamda sizden kurtulmak istedikleri ve kendilerine masum bir menfaat sağladıkları için bu da teşvik primidir.
Anlatabildim mi bilmiyorum ama bir örnek daha. Televizyonlardaki gelin kaynana yarışmalarının ne kadar çok reyting aldığı malum. Buradaki yarışmacılara para gönderip daha çok kavga etmelerini, ortamı daha da kadınlar hamamına çevirip gürültü patırtıyı arttırmalarını istersek bu teşvik primidir. Çünkü sonuç olarak amaç, programın daha fazla reyting almasını sağlamaktır. Ama tam tersi, para karşılığında bu hanımefendilerden uslu uslu, sakince oturmalarını ve birbirleriyle iyi geçinmelerini istersek, bu kez programın izlenme oranını düşürüp sabot etmiş oluruz ki bu da şikeye girer.
Son olarak, diyelim ki karikatüristsiniz. Önemli bir şahsiyet sizi aradı ve para karşılığında kendisini kedi gibi değil de aslan ya da kaplan gibi çizmenizi istedi. Bu size verilmiş bir teşvik primidir. Fakat bir başkası size para gönderir de sözü geçen önemli şahsiyeti şebek olarak resmetmenizi isterse, bu şikeye girer.